Altın (XAU/USD), çarşamba günü Asya işlemlerinin erken saatlerinde 4.480 dolar civarına gerileyerek 30 Mart’tan bu yana en düşük seviyesini gördü. Kalıcı enflasyon endişeleri, faiz artışı beklentilerini ve ABD Hazine tahvili getirilerini yüksek tutuyor.
ABD 30 yıllık tahvil getirisi salı günü 7 baz puana (faizde yüzde 0,07 puan) kadar yükselerek %5,20’ye çıktı. Bu seviye, 2007 küresel finans krizinden hemen önce görülen düzeylere yakın. ABD 10 yıllık tahvil getirisi de 10 baz puana kadar artarak %4,69’a yükseldi; bu, 2025 başından bu yana en yüksek seviye. Ardından yaklaşık %4,66’ya geriledi.
Getiriler, Enflasyon ve Altın Üzerindeki Baskı
Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin belirsizlik, enflasyon kaygılarını artırmayı ve küresel para politikasının (merkez bankalarının faiz ve likidite kararları) daha sıkı kalacağı beklentisini desteklemeyi sürdürüyor. Bloomberg’in haberine göre Başkan Donald Trump, savaşı bitirecek bir anlaşma sağlama çabaları kapsamında, daha önce bir ABD saldırısının durdurulduğunu söylemesinin ardından, önümüzdeki günlerde İran’a yönelik saldırıların yeniden başlayabileceği tehdidinde bulundu.
Dünya Altın Konseyi’ne göre merkez bankaları altının en büyük sahipleri ve 2022’de yaklaşık 70 milyar dolar değerinde 1.136 ton altın ekledi. Altın fiyatı çoğu zaman ABD Doları ve ABD Hazine tahvilleriyle ters yönde hareket eder; jeopolitik gerginlikte yükselebilir, borçlanma maliyeti arttığında ise düşebilir. (Getiri: Tahvilin yatırımcıya sağladığı faiz/kazanç oranı. Borçlanma maliyeti: Faizlerin yükselmesiyle para bulmanın pahalılaşması.)
4.480 dolar civarındaki altın üzerindeki aşağı yönlü baskının ana nedeni, tahvil getirilerindeki hızlı yükseliş. 10 yıllık getirinin 2025 başından beri görülmeyen seviyelere çıkması, faiz getirisi olmayan bir varlık olan altını elde tutmayı giderek daha pahalı hale getiriyor. (Faiz getirisi olmayan varlık: Kupon/faiz ödemeyen, getirisi sadece fiyat artışına bağlı olan varlık.) Bu durum, Nisan 2026 ABD TÜFE verisinin (TÜFE: tüketici fiyat endeksi, enflasyonun temel göstergesi) %4,9 ile yüksek kalmasına rağmen görülüyor; bu da piyasada yön açısından belirsizlik yaratıyor.
Jeopolitik Risk ve Dalgalanma Odaklı Stratejiler
Hürmüz Boğazı’ndaki durum, belirsizliği ve riskleri artırıyor. Bölgeye yönelik gemi sigortası primlerinin son bir haftada %30’dan fazla arttığı bildiriliyor; bu, piyasanın arz kesintisi ve enflasyonun daha da yükselmesi riskini ciddiye aldığını gösteriyor. Artan jeopolitik gerilim, fiyat dalgalanmasından kazanç hedefleyen yaklaşımları öne çıkarıyor. (Dalgalanma/volatilite: Fiyatın kısa sürede sert iniş-çıkış yapması.)
Daha uzun vadede, 2022 ve 2023’teki sert faiz artışlarında altının önce gerileyip, ardından yüksek enflasyona karşı korunma aracı olarak yeniden güçlendiği hatırlanıyor. Merkez bankaları alıcı olmaya devam ediyor; son veriler, gelişmekte olan ülkelerin 2026’nın ilk çeyreğinde rezervlerine 60 ton daha eklediğini gösteriyor. Bu nedenle, getiriler dengelenince olası bir toparlanmaya karşı daha uzun vadeli pozisyonlar öne çıkıyor.