ABD Hazine tahvili getirileri (faizleri) salı günü yükseldi. 30 yıllık tahvil faizi %5,195’e, 10 yıllık tahvil faizi %4,683’e çıktı. 30 yıllık faiz gün içinde %5,197’yi görerek Temmuz 2007’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Faizlerdeki yükselişin arkasında, enflasyonun beklenenden uzun süre yüksek kalabileceği endişesi var. İran’ı da kapsayan çatışmalarla bağlantılı enerji fiyatlarındaki artış, enflasyon beklentilerini yukarı çekti.
Enflasyon Endişesi Faizlerin Yeniden Fiyatlanmasına Neden Oluyor
Petrol fiyatlarındaki artış, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bir sonraki adımının “faiz indirimi” olacağı beklentisini zayıflattı. Bunun sonucu olarak piyasalar, para politikasının (merkez bankasının faiz ve likidite kararlarının) izleyeceği yolu yeniden değerlendiriyor.
Uzun vadeli Hazine tahvilleri, yatırımcıların daha yüksek “vade primi” talep etmesiyle ek baskı altında. Vade primi; uzun vadeli tahvil tutmanın belirsizlik ve riskleri için yatırımcının istediği ek getiridir. Ayrıca kalıcı bütçe açıkları ve artan borçlanma ihtiyacı, uzun vadeli borçlanma araçlarına olan algıyı olumsuz etkiliyor.
Reuters’ın aktardığı Bank of America anketine göre fon yöneticilerinin %62’si, ABD 30 yıllık tahvil faizinin önümüzdeki bir yıl içinde %6’nın üzerine çıkmasını bekliyor. Bu da uzun vadeli faizlerde yükseliş beklentisinin güçlü olduğuna işaret ediyor.
Piyasalar, petrol fiyatlarını ve enflasyonu etkileyebilecek Orta Doğu’daki gerilimdeki olası değişimleri de izliyor. Uzun vadeli borçlanma maliyetlerinin yükselmesi sürerse konut kredileri, tüketici kredileri ve hisse senedi değerlemeleri üzerinde baskı artabilir.
2025 Sonu ile Piyasa Koşullarının Karşılaştırması
Sabit getirili piyasalarda (tahvil piyasasında) 2025’in sonlarında 30 yıllık ABD tahvil faizinin %5,19’un üzerine çıktığı dönem hatırlanıyor. Bu endişeler, kalıcı enflasyon ve jeopolitik çalkantı korkularından kaynaklanmıştı. Bugün tablo değişti; 30 yıllık faiz %4,55’e yakın seyrederken 10 yıllık tahvil faizi %4,41 civarında işlem görüyor.
O dönemki kaygının ana nedeni olan enerji fiyatlarındaki yükseliş, Orta Doğu geriliminin dengelenmesiyle sınırlandı. WTI ham petrol (ABD tipi ham petrol göstergesi) varil fiyatı yaklaşık 78 dolar seviyesinde. Bu, geçen yılki çatışma döneminde görülen zirvelere göre belirgin bir düşüş ve enflasyon görünümü için rahatlatıcı.
Buna bağlı olarak Fed’in duruşu, 2025’teki “şahin” (enflasyonla mücadele için faizi yüksek tutma eğilimindeki) yaklaşıma göre yumuşadı. Son Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE/CPI) verisi, manşet enflasyonun yıllık %2,9’a gerilediğini gösterdi. Bu, Fed’e yılın başlarında temkinli bir 25 baz puanlık (0,25 puan) faiz indirimi için alan açtı. Bu yön değişimi, uzun vadeli faizlerin zirvelerden gerilemesinde önemli rol oynadı.
Bu çerçevede, enflasyondaki düşüş eğiliminin (dezenflasyon) duraksaması ihtimalinden faydalanabilecek stratejiler düşünülmeli. Piyasa bu yıl bir-iki faiz indirimini büyük ölçüde fiyatladı. Enflasyon beklenenden daha “yapışkan” (inatçı) çıkarsa bu beklenti kırılgan hale gelebilir. Bu da önümüzdeki haftalarda faizlerin dar bir bantta kalması veya sınırlı yükseliş ihtimalini öne çıkarıyor.
Uygulanabilir bir yaklaşım, 10 yıllık ABD tahvil vadeli işlemleri (ZN) üzerine “put opsiyonu” almaktır. Put opsiyonu; bir varlığı belirli fiyattan satma hakkı veren sözleşmedir ve faizler yükselirse tahvil fiyatları düştüğü için koruma amaçlı kullanılabilir. Ayrıca “swaption” gibi faiz oynaklığı (volatilite) ürünleri de değerlendirilebilir. Swaption; gelecekte bir faiz swapı (değişken faiz ile sabit faizin takas edildiği sözleşme) yapma hakkı veren opsiyondur. Bu araçlar, açıklanacak veriler beklentiden yüksek (ekonominin “sıcak” gelmesi, yani enflasyonist baskının artması) çıkarsa faizlerdeki olası yükselişe karşı sınırlı riskle korunma sağlar. Bu, piyasanın Fed politikasına fazla iyimser yaklaşmış olabileceği senaryosuna karşı kontrollü bir pozisyon alma yöntemidir.