ABD’de 4 haftalık Hazine bonosu (Treasury bill, kısa vadeli devlet borçlanma senedi) ihalesinde getiri %3,56’dan %3,595’e yükseldi.
Bu, 0,035 puanlık artış anlamına geliyor.
Kısa Vadeli Getirilerden Piyasaya Mesaj
4 haftalık Hazine bonosu getirisindeki yükseliş, piyasanın beklentilerine dair doğrudan bir işaret. Bu sınırlı artış, yatırımcıların ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faizleri daha uzun süre yüksek seviyede tutacağına hazırlandığını gösteriyor. Kısa vadede ucuz fonlama (düşük faizle borçlanma) dönemi şimdilik rafa kalkmış görünüyor.
Bunu destekleyen son veriler, çekirdek enflasyonun (gıda ve enerji gibi oynak kalemler hariç enflasyon) inatçı seyrettiğini ve 2026’nın ilk çeyreği raporlarında yaklaşık %3,1 civarında kaldığını gösteriyor. Bu seviye, Fed’in %2 hedefinin hâlâ belirgin şekilde üzerinde. Mart ayındaki beklenenden güçlü istihdam raporu da Fed üzerinde yakın vadede faiz indirimi baskısını azaltıyor.
Faiz türevleriyle (faize bağlı vadeli işlem ve opsiyon gibi sözleşmeler) işlem yapanlar için bu tablo, “şahin” Fed’e (enflasyonla mücadele için faizleri yüksek tutmaya eğilimli Fed) karşı pozisyon alma ihtiyacına işaret ediyor. Bu çerçevede, SOFR (Secured Overnight Financing Rate: ABD’de gecelik teminatlı borçlanma faizi referansı) vadeli kontratlarında satış yönlü pozisyonlar öne çıkıyor; çünkü faiz beklentileri yükseldikçe bu tür kontratların fiyat dinamiği buna göre değişiyor. Ayrıca, faizlerin sabit veya daha yüksek kaldığı senaryolarda öne çıkan opsiyon stratejileri (opsiyon: belirli bir tarihte/ fiyattan alma-satma hakkı veren sözleşme) daha cazip hâle geliyor; örneğin tahvil vadeli kontratlarında satım opsiyonu satmak (put satmak: belirli koşullarda alım yükümlülüğü doğuran, prim geliri amaçlayan işlem).
Hisse senedi tarafında bunun, özellikle borçlanma maliyetine duyarlı büyüme ve teknoloji sektörleri için baskı oluşturmasını bekliyoruz. 2022 ve 2023’teki faiz artışlarında bu sektörlerin tepkisine bakıldığında, piyasa oynaklığında (volatilite: fiyat dalgalanması) artış olası görünüyor. Bu nedenle VIX (piyasa korku endeksi, S&P 500 oynaklık göstergesi) alım opsiyonları veya Nasdaq 100 gibi teknoloji ağırlıklı endekslerde satım opsiyonları, önümüzdeki haftalar için daha temkinli bir korunma yaklaşımı olarak değerlendirilebilir.
Bu ortam ABD doları için de destekleyici olabilir; çünkü daha yüksek göreli getiriler (diğer ülkelere kıyasla daha cazip faiz) genellikle uluslararası fonları çeker. Dolar Endeksi’nin (DXY: doların başlıca para birimlerine karşı gücünü ölçen endeks) son zirvelerini test etmesini bekliyoruz. Bu yüzden vadeli işlem sözleşmeleriyle veya dolar ağırlıklı paritelerde alım opsiyonu alarak (call: yükseliş beklentisiyle alınan opsiyon) dolar yönlü pozisyonlar gündeme gelebilir.