Cuma günü küresel tahvil satışları sırasında ABD tahvil getirileri (yani tahvilin faizi) “bear steepening” (kısa vadeli faizlerin daha sınırlı, uzun vadeli faizlerin daha hızlı yükselmesi; bu da uzun vadeli tahvil fiyatlarının daha çok düşmesi) hareketiyle, petrol fiyatlarıyla birlikte yükseldi. 30 yıllık getiri dört gün üst üste %5’in üzerinde kaldı; bu, Temmuz 2007’den bu yana ilk kez görüldü.
Piyasalar, Temmuz 2026–Haziran 2027 döneminde 32 baz puan (bp; faizde %0,01’lik değişim) ek sıkılaşma fiyatlıyor; bu da o aralıkta Fed’in bir kez daha faiz artırma ihtimalinin biraz üzerinde olduğuna işaret ediyor. Odak, mevcut getiri seviyelerinde alıcıların yeniden devreye girip girmeyeceğine kayıyor.
Önümüzdeki Temel Gündem
Çarşamba günkü 20 yıllık ABD Hazine tahvili ihalesi, uzun vade satışlarının ardından öne çıkacak. Pazartesi açıklanacak TIC verileri (Treasury International Capital; yabancıların ABD menkul kıymet alım-satımlarını izleyen akımlar) Mart ayına yönelik yabancı talebi ölçmek için takip edilecek.
Ekonomik takvim sakin; Çarşamba günü yayımlanacak Fed tutanakları (FOMC toplantı özeti) haftanın ana gündemi olabilir. Tutanaklar, metin diline üç “şahin” itirazın (şahin: enflasyonla mücadele için daha yüksek faiz isteyen yaklaşım) geldiği bir toplantının ardından yayımlanıyor.
Tutanaklara ek olarak Waller, Paulson ve Barr’ın konuşmaları da takvimde.
Faizler ve Risk İşta hı İçin Sonuçlar
Bu yüksek getirilerin kalıcı olması enflasyonla doğrudan bağlantılı; enflasyon hâlâ sorun. Nisan ayı Tüketici Fiyat Endeksi (CPI; tüketici enflasyonunu ölçen gösterge) yıllık %3,7 artışla yüksek seyrin sürdüğünü gösterdi. Bu tablo, 2025 sonundaki “Fed yakında faiz indirecek” beklentisinin tersine döndüğüne işaret ediyor. Piyasa, gelecek yıl Haziran’dan önce en az bir faiz artışı olasılığını da fiyatlamak zorunda kalıyor.
Tahvil piyasasının oynaklık göstergesi MOVE Endeksi (tahvil piyasasında beklenen dalgalanmayı ölçen endeks) 2025 başındaki bölgesel banka stresinde görülen seviyelere yükseldi. Bu, yatırımcıların belirsizlikten faydalanan stratejileri (ör. büyük tahvil ETF’leri üzerinde opsiyon almak; opsiyon: belirli fiyattan alım/satım hakkı veren türev ürün, ETF: borsada işlem gören fon) değerlendirmesine işaret ediyor. Çarşamba günkü 20 yıllık ihale, bu daha yüksek faiz seviyelerinde talebin ne kadar güçlü olduğunu gösterecek kritik bir sınav olacak.
Bu ortam, yüksek faizlerin yabancı sermayeyi çekmesi nedeniyle ABD Doları’na destek veriyor. Doların, özellikle daha “güvercin” (güvercin: faiz artışına daha isteksiz, daha gevşek politika eğilimli) merkez bankalarına sahip para birimlerine karşı yükselişini sürdürmesi beklenebilir. Bu nedenle, doların yen karşısında güçlü kalacağı yönündeki (USD/JPY long) türev pozisyonlar önümüzdeki haftalarda öne çıkabilir.
Hisse senetlerinde ise kalıcı yüksek faizler, değeri uzak gelecek kârlara dayanan teknoloji ve büyüme hisseleri için daha olumsuz. Yatırımcılar portföylerini korumak için teknoloji ağırlıklı endekslerde satım opsiyonu (put; fiyat düşüşüne karşı koruma/gelir amaçlı opsiyon) almayı düşünebilir. Bu hafta yayımlanacak Fed tutanakları yakından izlenecek; içeride “şahin” tartışmanın teyidi, faize duyarlı bu hisselerde yeni bir satış dalgasını tetikleyebilir.