
Küresel piyasalar, merkez bankalarının enflasyon ve stagflasyon (yüksek enflasyonla birlikte büyümenin durması/daralması) riskleri arasında zor kararlar verdiği kritik bir döneme giriyor. Bu belirsizlik ve süren jeopolitik gerilimler, tüm varlık sınıflarında oynaklığı (fiyatların hızlı ve sert dalgalanması) artırıyor.
ABD’de Fed (ABD Merkez Bankası), enflasyondaki yavaşlamayı izlerken büyüme göstergeleri de resesyon (ekonomik daralma) riskine işaret ediyor. Bu tablo, özellikle Trump yönetiminden gelen baskı ile Fed üzerindeki faiz indirimi beklentisini güçlendiriyor.
Daha güçlü bir faiz indirimi (para politikasını gevşetme) gelirse, ABD doları zayıflayabilir. Bu da GBPUSD, EURUSD ve AUDUSD gibi paritelerde (iki para birimi arasındaki kur) oynaklığı artırırken yukarı yönü destekleyebilir. Ancak Fed toplantısı sonrası Jerome Powell daha temkinli konuştu; bu yıl birden fazla ek faiz indirimi ihtimalini zayıflattı.
Emtia tarafında altın ve gümüş, stagflasyon endişelerine karşı “güvenli liman” (belirsizlikte yatırımcının sığındığı varlık) olma özelliğiyle talep görüyor.
Hisse piyasalarında, özellikle S&P 500 ve Nasdaq endeksleri güçlü seyrini sürdürerek yeni rekorlar kırdı. Bu hareketin arkasında Fed’in zamanla daha fazla gevşeyeceği beklentisi var.
ABD dışında ECB (Avrupa Merkez Bankası) farklı bir tabloyla karşı karşıya. Euro Bölgesi’nde enflasyon, özellikle hizmetlerde, inatçı (kolay gerilemeyen) kalırken büyüme zayıf. ECB’nin hızlı gevşemeye mesafeli duruşu, Fed’in “güvercin” (faiz indirimine daha yatkın) eğilimiyle zıtlaşıyor. Bu ayrışma (merkez bankalarının farklı yönde hareket etmesi) kısa vadede euroyu destekleyebilir.
Japonya’da BoJ (Japonya Merkez Bankası), yıllardır süren aşırı gevşek para politikasından uzaklaşmayı sürdürüyor. Bu süreç JPY paritelerinde sert hareketlere yol açtı; bu pariteler artık küçük politika sinyallerine daha hassas.
Emtialar da merkez bankası ayrışmasından etkileniyor. Petrol, arz kısıtları ile küresel talebin resesyon işaretleriyle zayıflaması endişesi arasında sıkıştı. Altın ve gümüş ise hem dolar zayıflığı hem de süren jeopolitik belirsizlik nedeniyle önemli bir “hedge” (korunma amaçlı pozisyon/araç) olmaya devam ediyor.
Kripto piyasalarda, Fed faiz indirimlerini hızlandırırsa Bitcoin ve Ethereum’da ivme (yükseliş momentumu) yeniden güçlenebilir. Bu ortamda altcoin’ler (Bitcoin dışındaki kripto paralar) de daha canlı seyredebilir.
Merkez bankaları arasındaki ayrışma, yüksek oynaklık ortamı ve döviz, emtia ile endekslerde fırsatlar yaratıyor. Yatırımcıların sadece manşet verilere değil, merkez bankalarının mesajlarına ve politika değişimi sinyallerine dikkat etmesi gerekiyor.
Döviz piyasasına dönersek, eylül ayında merkez bankası politikalarındaki değişim dikkat çekici hareketler yarattı.
Eylülde Forex (döviz piyasası) tarafında oynaklık geri döndü. Fed’in beklendiği gibi 25 baz puan (faizin yüzde 0,25 puanlık değişimi) indirim yapmasına rağmen, Powell’ın “zor politika kararları” vurgusu doların yeniden güç kazanmasına neden oldu.
Bu zorluklar, stagflasyon tehdidini sınırlama çabasını da içeriyor: Zayıf büyüme nedeniyle resesyon endişeleriyle mücadele edilirken, çok hızlı gevşemenin enflasyonu yeniden beslemesi riski de var. Üstelik enflasyon, gümrük vergileri (tarifeler) gibi maliyet artırıcı unsurlar nedeniyle kolay gerilemiyor.
Bu yıl Fed’den ek faiz indirimleri ve daha fazla gevşeme gelirse dolar yeniden zayıflayabilir. Bu durum EUR, GBP ve AUD gibi majör para birimlerini (en çok işlem gören para birimleri) destekleyebilir. Gelişen ülke para birimleri de güç kazanabilir.
BoJ ise normalleşmeye (aşırı gevşek politikadan daha “normal” faiz/likidite düzenine dönüş) kademeli ilerliyor ve piyasayı sarsmamak istiyor. Yen’in (JPY) gücü sınırlı kaldı; çünkü dolar zayıflarsa bu durum BoJ’un ilerideki faiz artışı kararlarını da etkileyebilir.

Şekil 1: Merkez bankası politikasında daha net sinyal beklenirken USDJPY’nin bant içinde (yatay aralıkta) seyrettiğini gösteren 4 saatlik USDJPY grafiği
Altın
Değerli metallere geçersek, altın ve gümüş belirsizlik ortamında güçlü seyrini sürdürdü.
Altın ve gümüş, doların zayıflığı ve makro (genel ekonomi) ile jeopolitik riskler nedeniyle destek buluyor. Eylülde yeniden yükseliş kırılımı (fiyatın önemli direncin üstüne çıkması) görüldü ve yeni zirveler geldi. Gümüş 14 yılın en yüksek seviyelerinde, 45 dolara yaklaşıyor. Altın da eylülde yeni rekorlar tazeledi.
İleride gelecek faiz indirimleri ve dolar zayıflığı, altına talebi desteklemeyi sürdürebilir; çünkü dolar cinsinden fiyatlanan altın, dolar zayıfladığında yatırımcı için görece daha ucuz ve cazip hale gelir. İndirimler büyüme kaygılarıyla gelirse, stagflasyon endişeleri de artar; bu da belirsizliği büyütüp yatırımcıyı güvenli limanlara yönlendirir.
Merkez bankaları ve kurumsal (büyük fonlar/kurumlar) talep de güçlü. Altın ETF’lerine (Borsa Yatırım Fonu: borsada hisse gibi alınıp satılan fon) düzenli para girişi, fiyatlar yüksek ve yükseliş trendi (uzun süreli yükseliş) devam ederken bile talebin sürdüğünü gösteriyor.

Şekil 2: Eylülde altının yeni rekorlara kırılımını gösteren günlük altın grafiği
Petrol
Enerji tarafında petrol fiyatları, arz ve talep dengesiyle görece yatay seyretti.
Petrol eylülde görece sakin kaldı; 65,50 dolar civarındaki önemli direncin (yükselişi zorlaştıran seviye) altında bant içinde işlem gördü ve 61,50 dolar civarında destek (düşüşü sınırlayan seviye) buldu.
Petrolü küresel talep ve arz dinamikleri belirlemeye devam edecek. Daha fazla faiz indirimi gelirse talep beklentisi iyileşebilir; ayrıca petrol dolar ile fiyatlandığı için dolar zayıfladığında petrol, dolar dışındaki alıcılar için daha ucuz hale gelir.
Arz tarafı da önemli. OPEC+ (OPEC ve üretici ortakları) eylülde üretimi artırmayı sürdüreceğini açıkladı. Diğer yandan rafineriler bu dönemde sık bakım sürecine girer; bu da arzı sınırlayabilir.

Şekil 3: Eylülde petrolün bant içinde istikrarlı seyrini gösteren 4 saatlik petrol grafiği
Hisse endekslerine geçersek, ABD piyasaları karışık sinyallere rağmen yeniden rekorlar gördü.
Eylülde ABD endekslerinde bir kez daha rekorlar geldi; yatırımcılar Fed’den daha fazla faiz indirimi bekliyor. Ancak NASDAQ rekor kırarken bazı mega-cap (piyasa değeri çok büyük) teknoloji hisselerinde sınırlı geri çekilme görüldü.
Endeksler
Ekim ayına bakıldığında endekslerde oynaklık sürebilir. Fed faiz indirimlerini sürdürür ve enflasyon işaretleri zayıflarsa büyüme/teknoloji hisseleri yükselişi devam ettirebilir. Ancak Fed’den “şahin” (faiz indirimi yerine sıkı duruşu öne çıkaran) mesajlar veya ekonomide bozulma işaretleri sert satış getirebilir.
Zayıf dolar çoğu zaman ABD hisselerine, özellikle büyüme/teknoloji hisselerine destek verir. Bu şirketler gelirinin önemli kısmını yurt dışından elde eder; dolar zayıfladığında bu gelirler dolara çevrilirken daha yüksek görünür.

Şekil 4: Eylülde NASDAQ 100’ün kırılım yaparak yeni rekorlara yürüyüşünü gösteren 4 saatlik grafik
Dijital varlıklarda ise kripto paralar temkinli seyretti; ancak dolar ve faizlerdeki değişimlere duyarlı kalmaya devam etti.
Bitcoin ve Ethereum eylülde temkinli kaldı; bazı yatırımcılar bu yılki güçlü yükseliş sonrası kâr satışı (kazancı realize etmek için satış) yaptı.
Altın ve petrol gibi kripto varlıklar da doların zayıflamasından destek alabilir; dolar zayıfladığında ABD dışındaki alıcılar için daha cazip hale gelir.
Ayrıca dolar zayıflığı çoğu zaman daha gevşek para politikası ve daha düşük reel getirilerle (enflasyondan arındırılmış faiz/getiri) birlikte görülür. Bu iki unsur, kripto gibi daha riskli varlıklara yönelimi destekleyebilir.

Şekil 5: Eylülde Ethereum’un daha sakin, bant içi seyrini gösteren 4 saatlik Ethereum grafiği