Alphabet’in 2026 sermaye harcaması (capex) tahminini 190 milyar dolardan 205 milyar dolara kadar yükseltmesinin ardından ABD vadeli endeksleri geri çekildi. Hissenin geç işlemlerde %3’ten fazla düşmesiyle Nasdaq 100 vadeli kontratları %0,6 geriledi. Buna karşılık Asya tedarik zinciri alım buldu: Güney Kore Kospi, çipler, sunucular, ağ ekipmanları ve enerji altyapısına yönelik daha güçlü talep beklentileriyle %4,4 sıçradı; STMicroelectronics ise üçüncü çeyrek satış beklentisini piyasa tahminlerinin altında açıklamasının ardından sert düştü. Odak, hisse senedi anlatılarından finansman mekaniklerine kayıyor; daha hızlı capex artışı serbest nakit akışını baskılarken borçlanma ihraçlarını artırıyor. Bu da faiz karşılama oranları, vade (duration) riski ve yatırım yapılabilir seviye arzının yaratacağı çekim gücüne yönelik denetimi sıkılaştırıyor.
Enerji ikinci bir kısıt daha ekliyor. Kızıldeniz’de iki Suudi gemisine yönelik saldırıların ardından Brent petrol üst üste beşinci seansta yükselerek 97 doların üzerine çıktı; bu tablo 100 dolar seviyesini yeniden gündeme getirirken veri merkezleri için maliyet tabanını yükseltiyor. Öte yandan daha yüksek getiriler, uzak vadeli nakit akışlarına uygulanan iskonto oranlarını artırıyor. FX tarafında zemin sakin kalsa da Norveç kronu güçlü seyrini korudu. ECB kararı ve yeniden yükselen enerji riski EUR/USD üzerinde asılı dururken 1,1380 seviyesi olası bir aşağı yön hedefi olarak anıldı. Avustralya’nın haziran istihdam raporu, istihdamın 76 bin arttığını ve işsizliğin %4,4’te sabit kaldığını göstererek Avustralya dolarını destekledi; AUD/USD’nin yıl sonuna kadar 0,73’e ulaşma potansiyeline sahip olduğu değerlendirildi.
Capex ve Enerji Kaymalarında Türev Stratejileri
Alphabet’in 205 milyar dolarlık dev capex öngörüsü, piyasanın odağını yapay zekâ coşkusundan somut kâr marjlarına çevirdiği için önümüzdeki haftalarda türev stratejilerimizi uyarlamamız gerekiyor. Teknoloji devleri bu altyapıyı giderek nakit yerine borçla finanse ederken, serbest nakit akışları baskı altında olan ve aşırı değerlenmiş hiper ölçekleyicilerde (hyperscaler) satım (put) opsiyonları almayı gündeme almalıyız. Buna karşılık, bu harcama dalgasından anlık nakit akışı kilitleyen kilit Asyalı yarı iletken üreticilerinde seçici alım (call) opsiyonları hedeflenebilir.
Brent petrolün varil başına 97 doların üzerine çıkıp 100 dolara yönelmesi riski, enerji yoğun teknoloji operasyonlarını doğrudan sıkıştıran tehlikeli bir enflasyon katmanı ekliyor. Uluslararası Enerji Ajansı verileri, küresel veri merkezi elektrik tüketiminin 2026’ya kadar 1.000 teravat-saatin üzerine çıkmasının beklendiğini gösteriyor; bu da teknoloji sektörünü yükselen enerji maliyetlerine oldukça hassas kılıyor. Bu enerji sıkışmasını hedge etmek için Brent vadeli işlemlerinde kısa vadeli alım opsiyonları satın alınmasını veya enerji sektörü volatilitesinde uzun pozisyonlar alınmasını öneriyoruz.
Kur ve Volatilite Konumlanması
Döviz piyasasında, emtia fiyatlarındaki bu kaymaları hedefli kur opsiyonlarıyla değerlendirmek için net bir fırsat görüyoruz. Enerji kaynaklı getiri farkını yakalamak amacıyla Norveç kronunda İsviçre frangına karşı üç-dört aylık alım opsiyonlarını tercih ediyoruz. Aynı zamanda EUR/USD’nin 1,1380 seviyesine doğru olası geri çekilmesine karşı satım opsiyonlarıyla hazırlık yapılırken, dayanıklılığını koruyan Avustralya dolarını desteklemek için alım opsiyonları kullanılabilir.
Teknoloji şirketleri dev altyapı ihtiyaçlarını finanse etmek için daha fazla borç ihraç ettikçe, tahvil piyasası volatilitesinin hisse türevlerine taşması muhtemel. Tarihsel veriler, yüksek kurumsal borçlanma ihraçlarının yükselen enerji fiyatlarıyla birleştiği dönemlerin sonraki çeyreklerde teknoloji hissesi değerlemelerini %5 ila %8 arasında sıkıştırabildiğine işaret ediyor. Bu değişime karşı, büyük teknoloji endekslerinde straddle stratejileriyle volatilite satın alarak portföyleri ani piyasa dalgalanmalarına karşı korumalıyız.
Hemen işlem yapmaya başlayın — gerçek VT Markets hesabınızı oluşturmak için buraya tıklayın.