26 Haziran’a kadar olan haftada Japon hisse senetlerine yönelik yabancı yatırım akımları tersine döndü. Net alımlar, önceki dönemdeki 479,4 milyar yenden 1 milyar yen net satışa gerileyerek, güçlü alımdan sınırlı bir net satışa geçişe işaret etti.
Bu değişim, Japonya’da kote hisselere yönelik talebin tek bir raporlama döneminde belirgin şekilde soğuduğunu gösteriyor. Önceki veri kayda değer girişlere işaret ederken, son okuma negatif tarafta kalarak neredeyse yatay seyretti; yaklaşık 480,4 milyar yenlik bir savrulmanın ardından akımlar fiilen nötr bir görünüme geldi.
Yabancı Çıkışı Piyasada Temkin Sinyali Veriyor
Yabancı yatırımın 479,4 milyar yen girişten 1 milyar yen çıkışa sert dönmesi, bizim açımızdan önemli bir uyarı işareti. Piyasayı yukarı taşıyan uluslararası paranın artık durakladığını, hatta geri çekilmeye başladığını gösteriyor. Bunu, piyasada kısa vadeli bir tepe oluşumuna yönelik net bir sinyal olarak görüyoruz.
Bu duyarlılık değişiminin önemli kısmı muhtemelen yenin kalıcı zayıflığıyla bağlantılı; USD/JPY 170 seviyesine yakın seyrediyor. Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) beklenenden daha erken müdahaleye zorlanabileceği ya da para politikasını sıkılaştırabileceğine dair söylemler artıyor ve bu da belirsizlik yaratıyor. Bu durum, yabancı fonlar için kur riski korunması yapılmamış Japon hisselerini elde tutmayı daha riskli hale getiriyor.
Volatilite ve Kur Riski Ortamında Korunma Stratejileri
Buna karşılık, Nikkei 225’te uzun volatilite pozisyonlarımızı artırıyoruz. Bunu VIX benzeri vadeli işlemler alarak ya da ana endeks ETF’leri üzerinde straddle kurarak yapabiliriz. Hâlihazırda 16,5 civarındaki düşük seviyelerde bulunan Nikkei Volatilite Endeksi’nde önümüzdeki haftalarda yukarı yönlü bir hareket olasılığı oldukça yüksek görünüyor.
Ayrıca uzun vadeli pozisyonlarımızı hedge etmek için koruyucu put pozisyonları açıyoruz. Ağustos ve Eylül vadeli Nikkei 225’te “out-of-the-money” put alımı, ani bir düşüşe karşı düşük maliyetli bir sigorta sunuyor. Tarihsel olarak, 2018’de benzer hızlı çıkışların %10’u aşan bir piyasa düzeltmesini öncelediği görüldü.
Kur riski nedeniyle yen call opsiyonlarını da değerlendiriyoruz. Bu strateji, hükümetin olası bir müdahalesiyle yenin ani güçlenmesinden kazanç sağlayabilir; bu da giderek artan bir risk. Daha güçlü bir yen, endeksin büyük bölümünü oluşturan ihracatçı hisseleri doğrudan olumsuz etkiler.
Bu, tüm piyasada agresif şekilde “short” pozisyon alma sinyali değil; zira yurtiçi duyarlılık hâlâ destek sağlayabilir. Bunun yerine, bunu toplam riski azaltmak ve hedge’leri artırmak için bir fırsat olarak görmek gerekir. Yeni trendin teyidi için bir sonraki haftalık akım verilerini yakından izleyeceğiz.
Hemen işlem yapmaya başlayın — gerçek VT Markets hesabınızı oluşturmak için buraya tıklayın.