Altın (XAU/USD), Pazartesi günü Asya seansının erken saatlerinde ABD-İran barış görüşmelerine ilişkin İsviçre’deki gelişmelerin, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) daha şahin duruşuyla birlikte değerlendirilmesiyle 4.155 dolar civarına geriledi. Hafta sonunda ABD Başkanı Donald Trump, Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırılarını sürdürmesi halinde İran’a yönelik saldırı tehdidinde bulunurken, İranlı müzakereciler söylemlere tepki olarak görüşmeleri askıya aldı; ancak temasların sürdüğü ifade edildi. Goldman Sachs, bu yıl ABD’de faiz indirimi beklentisini rafa kaldırmasının ardından, Aralık ayı için ons altın tahminini 5.400 dolardan 4.900 dolara düşürdü.
Altın, geleneksel bir değer saklama aracı olmayı sürdürürken, yaygın biçimde güvenli liman olarak görülmekte; aynı zamanda enflasyona ve para birimi değer kaybına karşı bir korunma aracı işlevi görmektedir. En büyük altın sahipleri merkez bankalarıdır ve Dünya Altın Konseyi (WGC) verilerine göre 2022’de rezervlerine yaklaşık 70 milyar dolar değerinde 1.136 ton ekleyerek kayıtlardaki en yüksek yıllık alımı gerçekleştirdiler. Fiyatlar genellikle ABD Doları ve ABD Hazine tahvilleriyle ters korelasyon gösterir; ayrıca riskli varlıkların tersine hareket edebilir. Getirisi olmayan bir varlık olması nedeniyle altın, jeopolitik şoklar ve daha düşük faiz oranları dönemlerinde çoğu zaman destek bulur.
Kısa Vadeli Baskılar ve Volatiliteyi Tetikleyen Unsurlar
Altının 4.155 dolar yakınlarında işlem gördüğünü düşünüyoruz; ancak kısa vadede yukarı yönün sınırlı kaldığı görülüyor. Fed’in şahin duruşu ABD Doları’nı destekleyerek değerli metaller için belirgin bir baskı yaratıyor. Bu para politikası kaynaklı baskı, belirsizliğini koruyan ABD-İran görüşmelerinden gelen jeopolitik risk primine doğrudan karşıt yönde çalışıyor.
İki hafta önce açıklanan ve 285 bin istihdam artışına işaret eden güçlü Tarım Dışı İstihdam verisi, Fed’e sıkı duruşunu korumak için geniş bir alan tanıyor. Sonuç olarak Fed fon vadeli kontratlarında 2026 için faiz indirimi beklentilerinin tamamen fiyatlamadan çıktığını, Eylül’e kadar bir faiz artışı ihtimalinin ise %15’e yükseldiğini görüyoruz. Bu durum, getirisi olmayan bir varlık olarak altını taşımayı yatırımcılar açısından daha maliyetli hale getiriyor.
İsviçre’deki gerilim göz önüne alındığında, önümüzdeki haftalarda manşet odaklı sert fiyat dalgalanmaları bekliyoruz. Altın opsiyonlarında ima edilen volatilite şimdiden %18,5 ile üç ayın zirvesine yükseldi; bu da piyasanın belirgin bir harekete fiyat verdiğine işaret ediyor. Diplomatik tablo netleşene kadar iron condor gibi stratejilerle prim satmanın riskli olabileceği kanaatindeyiz.
Jeopolitik Çalkantı Ortamında Yapısal Destek
Bu tablo, Fed’in agresif faiz artırımlarına rağmen jeopolitik türbülansın altın için bir taban oluşturduğu 1970’lerin son dönemini andırıyor. Güçlü dolar kısa vadede baskı unsuru olsa da, merkez bankalarının alımları uzun vadede güçlü bir destek olmaya devam ediyor; Dünya Altın Konseyi, geçen ay resmi rezervlere ilave 85 ton daha eklendiğini bildirdi. Bu nedenle 4.000 doların altına olası belirgin geri çekilmeleri yapısal bir alım fırsatı olarak değerlendirebilir; örneğin uzun vadeli alım opsiyonlarıyla (long-dated call) pozisyon alınarak maruziyet sağlanabilir.