Batı Teksas türü ham petrol (WTI), cuma günü 75,60 dolar civarında işlem gördü ve gün içinde %0,21 yükseldi; ancak bu haftaki sert düşüşün ardından baskı altında kalmaya devam etti. Kontratın, Hürmüz Boğazı’nda operasyonel koşulların iyileşmesinin yatırımcıları Orta Doğu kaynaklı arz riskini yeniden değerlendirmeye itmesi ve enerji fiyatlarındaki jeopolitik primi azaltmasıyla, haftayı yaklaşık %10 kayıpla kapatması bekleniyordu.
Washington ile Tahran arasında imzalanan 60 günlük mutabakat zaptı, su yolundan gemi trafiğinin kademeli olarak yeniden başlamasıyla aynı döneme denk geldi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran limanlarına ve kıyı sularına giden/gelen gemilere yönelik deniz kısıtlamalarını kaldırdığını belirtirken, daha önce bölgede mahsur kalan ham petrol yükleri de yola çıkmaya başladı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran’ın müdahalesi olmaksızın gece boyunca boğazdan 12,5 milyon varil petrol geçtiğini söyledi; Kuveyt ise kademeli üretim artışına işaret etti. Bununla birlikte Rabobank, 60 günlük sürenin ardından olası deniz taşımacılığı ücretlerine dikkat çekerken, Deutsche Bank daha uzun vadeli müzakerelere ilişkin belirsizliğin sürdüğünü vurguladı.
Arz Görünümündeki İyileşmeyle WTI’da Daha Fazla Aşağı Yönlü Risk
Jeopolitik risk priminin hızla çözülmesiyle, kısa vadede WTI’da aşağı yönlü hareketin devamını bekliyoruz. Sevkiyatların yeniden başlaması ve Kuveyt’in planladığı üretim artışları, piyasanın daha iyi arz koşullarına doğru gittiğine işaret ediyor. Enerji Enformasyon İdaresi’nin (EIA) son raporunda ham petrol stoklarının 2,8 milyon varil arttığının görülmesi de bu düşüş görünümünü destekliyor ve kısa vadede fiyatların gerilemesi için alan olduğuna işaret ediyor.
60 Günlük Sürenin Sonuna Yaklaşılırken Volatilite Ve Stratejik Pozisyonlanma
Ham petrol fiyatlarındaki sert düşüş, ima edilen volatilitenin gerilemesine yol açtı; ancak bunun bir fırsat sunduğunu düşünüyoruz. CBOE Ham Petrol Volatilite Endeksi (OVX) 40’a yakın zirvelerden 31’e gerilemiş olsa da, 60 günlük anlaşmaya ilişkin belirsizliği yansıtarak yüksek seviyelerde kalmayı sürdürüyor. Ağustosta söz konusu anlaşmanın son tarihine yaklaşıldıkça volatilitedeki artıştan fayda sağlayacak stratejilerde değer görüyoruz.
Hürmüz Boğazı’ndan 12,5 milyon varilin geçişi olumlu bir gelişme olsa da, bu hacim kriz öncesi yaklaşık 21 milyon varillik günlük ortalamanın belirgin biçimde altında kalıyor. Bu durum, piyasanın henüz tam kapasiteyle çalışmadığını ve lojistik veya politik aksaklıklara karşı kırılganlığın sürdüğünü gösteriyor. Arzın gerçekten ne kadar hızlı normale döndüğünü ölçmek için bu günlük geçiş verilerini temel bir gösterge olarak izliyoruz.
Bu örüntüyü daha önceki jeopolitik gerilimlerde de gördük: arz rotaları yeniden tesis edildiğinde ilk risk primleri hızla siliniyor. Bu nedenle, azalan primden ve yataydan aşağı yönlü olması muhtemel fiyat eğiliminden yararlanmak üzere, en yakın vadeli kontratlarda kullanım fiyatı spotun üzerinde (out-of-the-money) alım opsiyonları satmayı değerlendiriyoruz. Orta vadede ise, 60 günlük dönem sonrasında müzakerelerin başarısız olma riskine karşı daha uzun vadeli satım opsiyonları alımını, maliyet-etkin bir korunma (hedge) aracı olarak ele alıyoruz.