EUR/USD Salı günü daha güçlü işlem gördü. Orta Doğu’da gerilimin düşürülmesine yönelik temkinli adımlar, ABD Doları’na yönelik güvenli liman talebini azaltırken, daha yumuşak petrol fiyatları da ithal enerjiye bağımlı Euro Bölgesi açısından euroyu destekledi. Parite yazının hazırlandığı sırada 1,1553 civarında seyretti; Pazartesi günü 1,1499 ile iki ayın en düşük seviyesini gördükten sonra toparlandı. ABD Başkanı Donald Trump, ABD ile İran’ın bir anlaşmaya yaklaştığını ve İran ile İsrail’in çatışmaları durdurma konusunda mutabık kaldığını söyledi; anlaşma nihai hale geldiğinde Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılacağını da ekledi.
Körfez’de tansiyon yüksek kalmayı sürdürdü; İsrail’in Güney Lübnan’daki operasyonları devam ederken, İran saldırılar sürerse çatışmaların yeniden başlayabileceği uyarısında bulundu. Bu durum, ABD Doları’ndaki geri çekilmelerin sınırlı kalmasına yardımcı oldu. ABD Dolar Endeksi (DXY) 99,89 yakınında, gün içinde %0,12 düşüşle seyrederken; para birimi şahin Fed beklentilerinden de destek buldu: Piyasalar Eylül kadar erken bir tarihte hamle olasılığı görüyor ve CME FedWatch Tool’a göre 25 baz puanlık bir artış ihtimalini yaklaşık %35 olarak fiyatlıyor. Odak, gelecek haftaki Fed toplantısı öncesinde Çarşamba günü açıklanacak ABD TÜFE verisine kayıyor; Mayıs için yıllık bazda %4,2 (Nisan: %3,8) tahmin ediliyor. Enflasyonun %2 hedefinden uzak seyretmesine rağmen, toplantıda faizlerin sabit bırakılması bekleniyor. Avrupa’da ise piyasalar Perşembe günü ECB’den bir faiz artışını tamamen fiyatlamış durumda; stagflasyon riskleri nedeniyle verilecek yönlendirmeler yakından izlenecek.
Orta Doğu’da Gerilimin Azalması Dolar Talebini Hafifletiyor
EUR/USD paritesinin güç kazandığını görüyoruz; zira Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin hafiflediğine dair işaretler, piyasanın güvenli liman ABD Doları’na olan talebini azaltıyor. Son diplomatik temaslar, küresel enerji sevkiyatı açısından kritik bir deniz yolu olan Hürmüz Boğazı çevresinde çatışma riskini kısa vadede düşürdü. Bu gelişme, WTI ham petrol fiyatlarını varil başına yaklaşık 78 dolara çekmeye de yardımcı oldu; bu, enerji ithalatçısı Euro Bölgesi için olumlu bir gelişme.
Parite hâlihazırda 1,0950 civarında işlem görüyor; geçen hafta gerilimin zirve yaptığı dönemde görülen 1,0880 dip seviyesinden toparlandı. ABD Dolar Endeksi (DXY) de bu hareketi yansıtarak gün içinde 103,55 yakınında daha düşük seviyelerde işlem görüyor. Bu hareketler, yatırımcıların şimdilik savunmacı pozisyonlardan uzaklaştığına işaret ediyor.
Merkez Bankası Temkinliliği Kur Hareketlerini Sınırlıyor
Bununla birlikte, doların aşağı yönünün Federal Reserve’ün temkinli para politikası duruşuyla sınırlı kalacağı görüşündeyiz. Bu yılın başındaki ilk faiz indirimlerinin ardından Fed, bu adımların ekonomi üzerindeki etkisini değerlendirmek için bekle-gör moduna geçmiş görünüyor. CME FedWatch Tool’a göre mevcut piyasa fiyatlaması, Temmuz toplantısında ek bir faiz indirimi olasılığını yalnızca %20 olarak gösteriyor; bu da yatırımcıların Fed’in beklemeyi tercih edeceğini düşündüğüne işaret ediyor.
Bu haftaki ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisi, türev piyasası işlemcilerinin izleyeceği kritik bir veri noktası olacak. Yıllık enflasyonun yaklaşık %2,9 seviyesinde geleceğini öngörüyoruz; bu oran Fed’in %2 hedefinin inatçı biçimde üzerinde kalıyor ve ilave indirimleri erteleme gerekçesini güçlendirebilir. Tarihsel olarak, %2,5’in üzerindeki yapışkan enflasyon dönemleri Fed’in gevşeme döngülerine ara vermesine sıkça neden olmuş ve dolara destek yaratmıştır.
Atlantik’in karşı yakasında Avrupa Merkez Bankası (ECB) da eurodaki kazanımları sınırlayabilecek kendi zorluklarıyla karşı karşıya. ECB de bir gevşeme döngüsüne başlamış olsa da, son Euro Bölgesi enflasyon verileri çekirdek enflasyonun hizmetler sektörü kaynaklı olarak %3,1’de güçlü kaldığını gösterdi. Bu stagflasyonist baskı, ECB’yi Fed’e kıyasla gelecekteki faiz indirimlerinde daha çekingen olmaya zorlayabilir.