Polonya Ulusal Bankası, Dünya Altın Konseyi (WGC) verilerine göre Nisan ayında 14 ton alım yaparak merkez bankaları arasındaki altın alımlarına liderlik etti ve yılbaşından bu yana toplam alımını 45 tona taşıdı. Bu tempo, yıllık sıralamada Özbekistan ve Çin’in önüne geçmesini sağladı. Polonya’nın altın rezervleri 595 tona yükselirken, bu miktar toplam rezervlerin yaklaşık %30’una karşılık geliyor. Küresel ölçekte merkez bankaları, Mart ayındaki net satışların ardından Nisan’da yeniden net alım tarafına döndü.
Buna karşın, resmi sektör talebine rağmen altın fiyatları baskı altında kalmayı sürdürüyor. Metal 2025’te neredeyse ikiye katlanmış ve Ocak ayında ons başına yaklaşık 5.600 dolar ile tüm zamanların zirvesini görmüştü; ancak o tarihten bu yana yaklaşık %23 gerileyerek 4.300 dolar civarına indi. Düşüşle birlikte altın, 200 günlük Basit Hareketli Ortalamasının altına sarktı; Ekim 2023’ten bu yana ilk kez görülen bu hareket, güçlü ABD Mayıs istihdam raporunun piyasaların Fed’den faiz artışlarını fiyatlamasına yol açması ve küresel tahvil getirilerini yukarı çekmesinin ardından geldi.
Piyasa Dinamikleri ve Yatırım Stratejileri
Son fiyat düşüşünü 4.300 dolar civarına kadar getiren ana unsurun, yükselen küresel tahvil getirileri ve piyasaların daha fazla faiz artışını fiyatlaması olduğunu görüyoruz. Mayıs ayına ilişkin güçlü ABD istihdam raporu — 310.000 tarım dışı istihdam artışı — 10 yıllık ABD Hazine tahvili getirisini kalıcı şekilde %4,85 seviyesine taşıdı. Bu durum, getiri üretmeyen bir varlık olan altını elde tutmayı yakın vadede maliyetli kılıyor.
Önümüzdeki haftalarda, mevcut pozisyonları korumak veya 4.000 dolar seviyesine doğru olası ek düşüşe oynayabilmek için satım (put) opsiyonu alımını değerlendiriyoruz. Bir diğer uyguladığımız strateji ise, prim geliri elde etmek amacıyla “zarar-kesim dışı” (out-of-the-money) alım (call) opsiyonları satmak; zira Fed’in Temmuz toplantısına kadar yukarı yönün sınırlı olduğunu düşünüyoruz. Piyasa şu anda %75 olasılıkla bir faiz artışını fiyatlıyor; bu da altın için rüzgâra karşı (headwind) etkisini sürdürmeye devam edecek.
Merkez Bankası Talebi ve Oynaklık Unsurları
Bununla birlikte, özellikle Polonya’nın bu yılki 45 tonluk alımıyla öne çıkan güçlü merkez bankası kaynaklı fiziki talebi yakından izliyoruz. Bu istikrarlı alım, piyasada önemli bir taban oluşturuyor ve aşırı agresif kısa (short) pozisyonlar almaktan kaçınmamıza neden oluyor. Söz konusu talep, para politikasının tetiklediği mevcut negatif algıya karşı güçlü bir tampon işlevi görüyor.
Düşüş yönlü makro dinamiklerle yükseliş yönlü merkez bankası aktivitesi arasındaki çelişki, oynaklığın artma olasılığına işaret ediyor. Altın opsiyonlarında ima edilen oynaklık GVZ endeksinde şimdiden 22 seviyesine tırmandı; biz de her iki yönde büyük fiyat hareketinden faydalanabilen straddle gibi stratejilere bakıyoruz. Bu yaklaşım, yön konusunda nötr kalırken fiyat dalgalanmalarının artacağına yönelik pozisyon almamızı sağlıyor.
Fed’den olası bir “pivot” sinyali veya ekonomik verilerde zayıflama işaretlerini, duruşumuzu değiştirmek için tetikleyici olarak izleyeceğiz. Tarihsel olarak, piyasalar faiz artırımı döngüsünün sonunun yaklaştığını fiyatlamaya başladığında altın güçlü performans gösterebiliyor. Bu nedenle, politikadaki olası dönüşe hazırlık amacıyla 2027 başına vadeli uzun vadeli (long-dated) alım (call) opsiyonlarını temkinli biçimde kademeli artırıyoruz.