OCBC, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) tek seferlik 25 baz puanlık bir “sigorta” amaçlı faiz artışı yaparak politika faizini %2,25’e yükseltmesini bekliyor. Güncellenen projeksiyonların ise daha yüksek enflasyona karşın daha zayıf büyümeye işaret etmesi öngörülüyor. Hamlenin büyük ölçüde fiyatlandığı ifade edilirken, bankanın görüşü ek bir itici güç olmadıkça euroda ilave yukarı yönün sınırlı olduğuna işaret ediyor.
Pozisyonlama tarafında, EUR/USD’nin yeni bir katalizör olmadan yükselişini sürdürmekte zorlanabileceği belirtilirken, jeopolitik arka plan da odakta kalıyor; ABD-İran diplomasisinin Hürmüz Boğazı çevresinde tıkandığı ifade ediliyor. Enerji piyasalarında ateşkes beklentilerinin şimdilik Brent’i 100 ABD doları/varil seviyesinin altında tuttuğu kaydediliyor; ancak azalan stoklar ve daralan tamponun, diplomasi ilerlemezse 2026 3. çeyrek sonuna doğru petrolü yeni zirvelere taşıyabilecek koşullar yarattığı vurgulanıyor.
Euro Bölgesi Faiz Artışı Fiyatlandı ve Piyasa Tepkileri
Bu hafta ECB’den beklenen 25 baz puanlık faiz artışını euro açısından “olaysız” bir gelişme olarak görüyoruz. Piyasa vadeli işlemleri bu hamleye %90’ın üzerinde olasılık biçiyor; geçen haftaki verilere göre Euro Bölgesi enflasyonu %3,5 ile inatçı biçimde yüksek seyrediyor. Söz konusu artış, mevcut EUR/USD kuruna halihazırda yansımış durumda.
Eurodaki yukarı yönün sınırlı kalması muhtemel olduğundan, yeni bir itici güç olmadan paritenin yukarı kırmakta zorlanacağını düşünüyoruz. EUR/USD’de bir aylık ima edilen volatilite %6,5’e gerilemiş durumda; bu da piyasanın büyük hareketler beklemediğine işaret ediyor. Bu ortamda prim tahsil etmek amacıyla kullanım fiyatı paranın dışında (out-of-the-money) alım opsiyonu satmak veya EUR/USD üzerinde ayı alım spread’i (bear call spread) kurmak cazip bir strateji olarak öne çıkıyor.
Enerji Piyasalarından Kaynaklanan Riskler ve Stratejik Pozisyonlama
İzlenmesi gereken temel risk, ABD-İran görüşmelerindeki tıkanıklıkla doğrudan bağlantılı olan petrol fiyatı. Son EIA raporu, ABD ham petrol stoklarının beklentilerin üzerinde 4 milyon varil azaldığını gösterdi; böylece stoklar beş yıllık ortalamanın %5 altına indi. Bu ince (zayıf) stok tamponu nedeniyle Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek herhangi bir aksama, fiyatlarda hızlı bir sıçramaya yol açabilir.
Bu nedenle, euroda nötrden negatife bir duruş benimsesek de enerji piyasalarında fırsat görüyoruz. 3. çeyreğin sonuna vadeli Brent ham petrol vadeli işlemleri üzerine alım opsiyonları (call) alınması değerlendirilmeli. Bu pozisyonlar, diplomaside olası bir bozulma ve buna bağlı petrol fiyatlarındaki sıçramadan faydalanmak için görece düşük maliyetli bir yol sunuyor.
Bu tablo, 2023’teki Fed faiz artırımı döngüsünü hatırlatıyor; ABD dolarındaki en büyük kazanımlar, kararların ardından değil, faiz kararlarına giden haftalarda gerçekleşmişti. Burada da benzer bir örüntü bekliyoruz: ECB’nin bu özel adımından kaynaklanan zirve momentumun euroda zaten görülmüş olabileceği değerlendiriliyor. Piyasa artık faiz artışının ötesine bakarak küresel büyüme ve jeopolitik risklere odaklanıyor.