NZD/USD Pazartesi günü Asya seansında görülen iki aylık dipten tepki alımıyla %0,62 yükselerek 0,5830 civarında işlem gördü. Yeni Zelanda doları, ABD dolarındaki zayıflama ile güç kazanırken, Orta Doğu’da gerilimin azaldığına işaret eden haberlerin ardından risk iştahının artması da pariteyi destekledi. İran silahlı kuvvetleri, İsrail’e yönelik operasyonlarının sona erdiğini belirtirken, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının yeniden başlaması halinde daha güçlü bir karşılık verileceği uyarısında bulundu; ayrıca ABD Başkanı Donald Trump, ateşkes görüşmelerinin sürdüğünü söyledi. Bu gelişmeler güvenli liman varlıklarına talebi azaltarak doları baskıladı.
ABD Dolar Endeksi (DXY), 100,20 civarında görülen iki aylık zirvenin ardından 99,90’a doğru geriledi; bu hareket, Mayıs ayı ABD istihdam verilerinin sağladığı desteği gölgede bıraktı. Tarım dışı istihdam 172 bin artarken, işsizlik oranı %4,3’te sabit kaldı. Piyasaların odağı şimdi Çarşamba günü açıklanacak ABD TÜFE verisine ve bunun Fed’in politika patikasına etkilerine çevrildi. Öte yandan NZD, RBNZ’nin sıkılaşmaya gidebileceği beklentileriyle destekleniyor; Temmuz olası bir zamanlama olarak görülürken, Resmi Nakit Oranı’nın (OCR) gelecek yıl 3,5% civarında zirve yapacağı öngörülüyor. Çin’in ticaret ve enflasyon verileri ile Yeni Zelanda’nın imalat PMI’ı da yakından izleniyor.
ABD Dolarındaki Zayıflık ve Merkez Bankası Politikasında Ayrışma
Mevcut piyasa koşullarında Yeni Zelanda dolarının, ABD dolarındaki zayıflamadan faydalandığını görüyoruz. Mayıs 2026 ABD istihdam raporu istihdam artışında yavaşlamaya işaret etti; tarım dışı istihdam yalnızca 150 bin artarak Fed’in yıl sonundan önce faiz indirimi yapabileceği spekülasyonlarını güçlendirdi. Bu beklenti, şu anda 103,50 civarında seyreden ABD Dolar Endeksi üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor.
Bize göre kritik nokta, merkez bankası politikalarındaki ayrışma. Yeni Zelanda Merkez Bankası (RBNZ), inatçı seyreden yurt içi enflasyonla mücadele için politika faizini %5,50’de sabit tutuyor; enflasyon hâlen %3,5 civarında izleniyor. Bu durum, gevşeme yönünde adım atması beklenen Fed ile keskin bir tezat oluşturuyor ve NZD/USD’de yukarı yönlü bir zemin yaratıyor.
Opsiyon Stratejileri ve Dış Riskler
Bu olası yükselişten faydalanmak için, vadesi önümüzdeki iki-üç ay içinde dolacak NZD/USD alım (call) opsiyonlarının değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu haftaki ABD TÜFE verisi kritik olacak; beklentilerin altında bir enflasyon okuması, Fed faiz indirimi fiyatlamasını pekiştirerek pariteyi muhtemelen yukarı taşıyabilir. Geçmişte 2014-2015 döneminde de benzer bir politika ayrışması teması, kalıcı döviz trendlerine yol açmıştı.
Bununla birlikte, Çin’den gelecek verilere karşı temkinli kalmak gerekiyor; zira Çin ekonomisinin sağlığı, “Kiwi” üzerinde doğrudan etkili. Son Çin dış ticaret dengesi verileri ihracat artışında zayıflamaya işaret ederek NZD için rüzgârı tersine çevirebilir. Ayrıca, RBNZ’nin şahin duruşunu değiştirmeye zorlayabilecek keskin bir iç yavaşlama sinyali olup olmadığını görmek için Yeni Zelanda’nın yaklaşan İş Dünyası PMI verisini de izleyeceğiz.