Piyasalar, Perşembe günü Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) 25 baz puanlık bir faiz artışına gitmesine pozisyonlanmış durumda. Bu, Eylül 2023’ten bu yana ilk artış olacak ve “tamamen fiyatlanmış” olarak değerlendiriliyor. Dikkat daha sonra ECB’nin sonraki adımlara ilişkin yönlendirmesine ve bunun ilave sıkılaştırma alanına işaret edip etmediğine kayıyor.
Ortaya konan görüşe göre, Temmuz’da art arda bir artışa gitmek erken olur; bunun yerine Eylül için bir 25 baz puanlık artış öngörülüyor. Bunun ötesinde, petrol fiyatlarındaki düşüşün enflasyonist baskıyı azaltması bekleniyor; bu da politikanın kısıtlayıcı bölgeye geçmesini engelleyerek 2027’de faiz indirimleri için alan bırakıyor. Bağlam açısından, ECB bir önceki sıkılaştırma döngüsünde faizleri 4,5 puan artırmıştı; ancak mevcut tablo, hedefe yakın çıpalanmış uzun vadeli enflasyon beklentileri ile zayıf büyüme ve gerilimli kamu maliyesi çerçevesinde değerlendiriliyor.
Tamamen Fiyatlanan Artışın Ardından İleriye Dönük Yönlendirme Odakta
Bu Perşembe ECB’den gelecek 25 baz puanlık faiz artışını artık “oldu bitti” olarak görüyoruz. Piyasa bunu tamamen fiyatladı; özellikle Eurostat’ın son verilerinde Mayıs enflasyonunun inatçı biçimde %2,7’de kalması sonrası. Asıl mesele faiz artışının kendisi değil, ardından yapılacak basın toplantısında ECB Başkanı’nın kullanacağı ifadeler.
Temmuz’da bir takip artışının olası olmadığını düşünüyoruz; bunu teyit eden bir “bekle-gör” sinyali bazıları için güvercin sürpriz olabilir. Bu, getiri eğrisinin kısa tarafını yataylaştırabilir; yaz boyunca istikrarlı faizlerden fayda sağlayacak Euribor vadeli işlemleri üzerindeki opsiyonları değerlendirmek bu nedenle anlamlı olabilir. Odak hızla Eylül toplantısına kayacak; burada bir adım daha olasılığı masada kalmaya devam ediyor.
Kısa ve Sınırlı Bir Sıkılaştırma Döngüsü Bekleniyor
ECB’nin eli, karma bir ekonomik görünüm nedeniyle bağlı; HCOB Flash Euro Bölgesi Bileşik PMI’ın 52,5 gibi ılımlı bir seviyede olması, büyümenin güçlü seyretmediğine işaret ediyor. Ayrıca Brent petrolün varil fiyatının 80 doların altına gerilemesi, politika yapıcılara enflasyonun kendi kendine soğuyacağı yönünde gerekçe sunuyor. Bu arka plan, sıkılaştırma döngüsünün kısa ve sığ kalacağı görüşümüzü destekliyor.
2022-2023’te faizlerin 450 baz puan yükseldiği agresif döngünün aksine, enflasyon beklentilerinin çıpalanmış olması ve kamu bütçelerindeki baskı daha “hafif” bir yaklaşımı gerektiriyor. Daha uzun vadeli bakanlar için bu görünüm, 2027’de olası faiz indirimlerine pozisyon alma fırsatları doğuruyor. Buna, uzun vadeli faiz swaplarında sabit faiz alma (receive fixed) yönünde pozisyon almak veya faize duyarlı endeksler üzerinde alım opsiyonları (call) değerlendirmek dahil olabilir.