Societe Generale analizi, küresel ham petrol arzı yaklaşık %14 gerilemiş olmasına rağmen petrolün, kesintinin ölçeğinin işaret ettiğinden daha sınırlı bir tepki verdiğini belirtiyor. Bu tablo, 1973 Arap ambargosu sırasında yaşanan %7’lik kesintiyle kıyaslanıyor; ancak fiyatlar mart sonundaki %60 seviyesine karşılık yaklaşık %30 artmış durumda ve 1973’te kaydedilen %134’lük sıçramanın da belirgin şekilde altında kalıyor. Notta, müşterilerle ele alınan ve birbirini dengeleyen on unsurdan bahsediliyor; bunlar arasında Çin kaynaklı talep tahribatı, daha yüksek fiyatların algılanan etkisini zayıflatan yapısal değişimler, stok çekişleri, Washington’dan destekleyici mesajlar ve güven verici görünen bir vadeli eğri yer alıyor.
Banka, stoklar düştükçe ve yakın vadeli arz daha da sıkıştıkça fiziksel piyasanın sıkılaştığını; ancak tüketicilerin pahalı spot kargolar için rekabet etmek yerine daha ucuz stoklarını eriterek ihtiyaçlarını karşıladığını ve bunun geçici bir dinamik olduğunu savunuyor. Ayrıca, ertelenmiş (uzun vadeli) fiyatlamanın, OPEC dışı arzın kalıcı büyümesi için gereken yatırımı haklı çıkaramayacak kadar zayıf olduğunu; üreticilerin eğrinin daha ileri vadelerinde yaptığı hedge işlemlerinin de uzun vadeli fiyatları çıpalamaya yardımcı olduğunu ekliyor. Stratejik rezervler yeniden inşa edilirken ve stok konforu azaldıkça, bankaya göre piyasanın yeniden dengeye gelmesi için daha yüksek fiyatlara ihtiyaç duyulacak.
Fiziksel Piyasa ile Fiyatlar Arasındaki Kopukluk
Fiziksel petrol piyasası ile mevcut fiyatlar arasında belirgin bir kopukluk görüyoruz ve bu durum bir fırsat sunuyor. Büyük arz kesintilerine rağmen WTI ham petrol varil başına 85 dolar civarında oyalanıyor; bunun, alttaki sıkışıklığı yansıtmadığını düşünüyoruz. Son Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verileri de bunu destekliyor: küçük bir artış beklenirken geçen hafta 4,2 milyon varillik sürpriz stok düşüşü açıklandı.
Bu görünüm, tüketicilerin daha pahalı spot piyasadan alım yapmak yerine mevcut, daha ucuz stoklarını eritmesiyle maskeleniyor. Bu, sürdürülebilir olmayan kısa vadeli bir çözüm; zira stoklar sınırlı ve yılın bu dönemi için beş yılın en düşük seviyesine gerilemiş durumda. Önümüzdeki haftalarda bu stoklar tükendikçe alıcıların yeniden piyasaya dönmek zorunda kalacağını ve bunun yakın vadeli fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı yaratacağını öngörüyoruz.
Vadeli Eğrinin İmlaları ve Altta Yatan Talep
Vadeli eğri, uzun vadeli istikrara ilişkin yanıltıcı bir sinyal veriyor; trader’ların bunu değerlendirmesi gerektiğini düşünüyoruz. Örneğin Aralık 2026 vadeli kontratı 79 dolar civarında işlem görüyor; bu seviye, yeni OPEC dışı üretim için gerekli sermaye yatırımını teşvik etmeye yetmiyor. Bu da, uzun vadeli alım (call) opsiyonlarının, gelecekte piyasayı dengelemek için kaçınılmaz olacak daha yüksek fiyat ihtiyacına kıyasla şu anda görece ucuz fiyatlandığını düşündürüyor.
Çin’in mayıs ayı Caixin İmalat PMI verisinin beklentileri aşarak 51,9’a gelmesi gibi son ekonomik sinyaller, talep tahribatına dair kaygıların abartılı olabileceğine işaret ediyor. Geçmişte, 1973 şoku sonrasındaki dönem ya da 2022’deki hızlı fiyat sıçraması gibi örneklerde, geçici ters rüzgârlar dağıldığında piyasaların ne kadar hızlı yeniden fiyatlayabildiğini gördük. Stratejik petrol rezervlerinin nihayetinde yeniden doldurulması gereği de geleceğe dönük talebe ek bir katman ekleyecek; bu da mevcut fiyatların sürdürülebilir olmayan ölçüde düşük olduğu görüşümüzü destekliyor.