Nordea, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz artırımlarına haziranda başlamasını ve ardından bir ara vermeden önce dört artış yapmasını bekliyor. Banka, ECB uzmanlarının mart projeksiyonlarıyla kıyaslandığında, 2026’nın ikinci çeyreğinde manşet enflasyonun öngörülenden bir miktar daha yüksek seyredeceğini; haziran projeksiyonlarının da yakın vadede baz senaryo patikasını yukarı yönlü revize edeceğini düşünüyor.
Tahmin, enerji kaynaklı aksaklıkların hafiflemesi halinde dahi enflasyon baskılarının kalıcı olduğuna işaret ediyor; Hürmüz Boğazı’nın yakında yeniden açıldığı bir senaryo da buna dahil. Nordea, fiyat baskılarının hizmetler sektörüne yayıldığına dair kanıt olarak PMI verilerini gösterirken, mevcut büyüme momentumunu pandemi sonrası döneme kıyasla daha zayıf olarak nitelendiriyor. Baz senaryoda, dört artışın yaklaşan ücret müzakereleri öncesinde enflasyon beklentilerini çıpalamak için yeterli olacağı değerlendiriliyor.
Enflasyon Dinamikleri ve ECB Faiz Artırımlarının Gerekçesi
Avrupa Merkez Bankası’nın bu ayın ilerleyen günlerindeki toplantısında faiz artırımlarına başlamasını bekliyoruz. Eurostat’ın son öncü tahminine göre mayısta manşet enflasyon %2,8 olurken, çekirdek enflasyon %3,1 ile inatçı biçimde yüksek kalmaya devam etti. Bu seviyeler ECB’nin %2’lik hedefinin belirgin şekilde üzerinde ve daha sıkı bir para politikası duruşunu gerekçelendiriyor.
Sıkı işgücü piyasası temel belirleyicilerden biri: Euro Bölgesi işsizlik oranı nisanda %6,2 ile rekor düşük seviyeye gerilerken, ilk çeyrekte ücret artışı %4,5’e hızlandı. Ayrıca S&P Global’in mayıs ayına ilişkin son PMI verileri, hizmetler sektöründe güçlü bir genişlemeye işaret ederek fiyat baskılarının artık genele yayıldığını gösteriyor. Bu faktörlerin birleşimi, ECB’nin enflasyon beklentilerini çıpalamak için harekete geçmesini neredeyse kesin kılıyor.
Piyasa Etkisi ve İşlem Stratejilerine Yansımalar
Önümüzdeki haftalarda, türev piyasası yatırımcılarının kısa vadeli faizlerde yükselişe yönelik pozisyonlanmayı değerlendirmesi gerekiyor. Bu, Euribor vadeli işlemlerinde kısa pozisyon almak veya sabit faiz ödeyen (pay-fixed) faiz swaplarına girmek yoluyla ifade edilebilir. Piyasa, merkez bankasının ara vermeden önce gerçekleşmesini beklediğimiz dört faiz artırımının toplam etkisini muhtemelen tam olarak fiyatlamıyor.
Şahin bir ECB, Euro için de destekleyici olabilir. Daha güvercin merkez bankalarına sahip para birimleri karşısında EUR lehine pozisyonlanmada fırsat görüyoruz. EUR/USD gibi paritelerde alım opsiyonu (call) almak, beklenen politika ayrışmasından sermaye açısından daha verimli şekilde faydalanmayı sağlayabilir.
Sıkılaşma döngüsünün, borçlanma maliyetleri yükseldikçe Avrupa hisseleri üzerinde baskı yaratması muhtemel. Yatırımcılar uzun portföylerini hedge etmeyi veya Euro Stoxx 50 gibi endekslerde vadeli işlemler aracılığıyla doğrudan kısa pozisyon açmayı değerlendirebilir. Bu endekslerde satım opsiyonu (put) almak da olası bir piyasa geri çekilmesinden kazanç sağlamaya dönük bir diğer stratejidir.
Mevcut ortam, ECB’nin artan fiyat baskılarıyla mücadele için kademeli faiz artırımlarına gittiği 2005-2007 dönemini andırıyor. Bu tarihsel örnek, ölçülü ancak kararlı bir faiz artırımı döngüsünün başlamak üzere olduğuna işaret ediyor. Ücret müzakerelerini yönetmek ve ekonomiyi soğutmak için ilk adımın dört faiz artışı olacağı görüşündeyiz.