ABN AMRO, önümüzdeki çeyreklerde EUR/USD’nin yönünün, değişen Fed beklenteleri ile Euro Bölgesi temel dinamiklerine bağlı olacağını belirtiyor. Bankanın araştırması, ABD ile Euro Bölgesi arasında büyüme ve enflasyonda kademeli bir yakınsamaya işaret ederken, daralan faiz farklarının zaman içinde euroya destek vermesinin beklendiğini vurguluyor. Banka bu durumu, son dönemdeki ABD “istisnacılığından” uzaklaşma olarak çerçevelerken, veri sürprizleri ve küresel risk iştahındaki değişimlerin kısa vadede sert dalgalanmaları tetikleyebileceğine de dikkat çekiyor.
Baz senaryoda Fed’in sıkılaştırma döngüsünün sonuna ECB’ye kıyasla daha yakın olduğu varsayılıyor; bu da EUR/USD’de daha yüksek bir patikayı destekleyebilir. Ancak rapor, koşullu bir risk senaryosu da ortaya koyuyor: Fed’in politikayı daha uzun süre daha kısıtlayıcı tutması ve ECB’nin gevşeme planlarında daha hızlı ilerlemesi hâlinde yukarı yönlü potansiyel sınırlanabilir. Ayrıca Euro Bölgesi büyümesinde zayıflama, yeniden parçalanma (fragmentation) endişeleri veya ABD büyümesinin ABN AMRO’nun öngördüğünden güçlü kalması gibi aşağı yönlü senaryolar da sıralanıyor.
EUR/USD Gücünün Temel Sürücüleri
Önümüzdeki haftalarda EUR/USD paritesinin yukarı yönlü bir eğilim göstermesini bekliyoruz. ABD ekonomisinin belirgin şekilde daha iyi performans gösterdiği dönem, görünüşe göre hız kesiyor ve büyüme görünümünü Euro Bölgesi’ne daha da yaklaştırıyor. Bu yakınsama, euroyu dolar karşısında desteklemeyi sürdürmeli.
Faiz farklarının daralması bu görünümün kilit itici gücü. Fed fonlama faizi şu anda %3,50 seviyesindeyken, ECB mevduat imkânı faizi %2,75 düzeyinde; böylece makas, 2024’te görülen %1,5’lik farka kıyasla belirgin ölçüde daralmış durumda. ABD enflasyonunun %2,5’e gerilemesi (Euro Bölgesi’nde HICP %2,2) ile birlikte piyasalar, Fed’in ECB’ye kıyasla ilave gevşeme için daha fazla alana sahip olduğunu fiyatlıyor.
İşlem Stratejisi ve Risk Yönetimi
Türev işlem yapan yatırımcılar için bu tablo, euro lehine pozisyonlanmanın temkinli bir yaklaşım olabileceğine işaret ediyor. Ağustos veya Eylül 2026 vadeli EUR/USD alım (call) opsiyonları satın almak, sınırlı riskle olası yükselişten faydalanma imkânı sunar. 1,1100 civarındaki kullanım fiyatlarının, olasılık ile potansiyel getiri arasında dengeli bir profil sağlayabileceğini düşünüyoruz.
Bununla birlikte, ABD büyümesinin yeniden ivmelendiğine ya da Fed’in bir sonraki toplantısında daha şahin bir tona yönelebileceğine dair işaretler yakından izlenmeli. Yaklaşan ABD TÜFE ve perakende satış verileri, görüşümüzü zorlayabilecek sürprizler açısından kritik olacak. Euro Bölgesi’nde beklenmedik bir zayıflık, özellikle Almanya imalat PMI verilerinde, eurodaki yükselişi geçici olarak durdurabilir.
Bu riskleri yönetmek için, örneğin 1,1000 kullanım fiyatlı call alıp 1,1200 kullanım fiyatlı call satarak bir call spread stratejisi değerlendirilebilir. Bu yaklaşım başlangıç prim maliyetini düşürür ve baz senaryomuzla uyumlu şekilde kademeli bir yükselişten kazanç sağlamayı hedefler. Kısa vadeli oynaklık ihtimalini kabul ederken, yükseliş beklentisini daha muhafazakâr biçimde ifade etmenin yolunu sunar.
Tarihsel olarak, Fed’in gevşeme döngüsünün ECB’ninkinden önce geldiği politika yakınsaması dönemleri, çoğu zaman euroyu destekledi. Örneğin 2020 sonundaki ralli, iki merkez bankası arasındaki faiz beklentilerinin benzer şekilde daralmasıyla aynı döneme denk gelmişti. Mevcut ortamın bu temel örüntüyü yansıttığını ve EUR/USD için yapıcı bir patikaya işaret ettiğini düşünüyoruz.