MUFG, petrol fiyatlarındaki sert geri çekilme sonrası Brent ham petrolün varil başına 80 doların altına indiğini ve bunun 3 Mart’tan bu yana ilk kez gerçekleştiğini belirtti. Yaklaşık bir ay içinde ham petrol, 18 Mayıs’taki gün içi zirvesinden %30 geriledi. Banka bu hamleyi, enerji kaynaklı yakın vadeli enflasyon risk algısını azaltan ve daha geniş enflasyon baskılarının nasıl değerlendirildiğini değiştiren bir gelişme olarak yorumladı; bu süreçte ABD Merkez Bankası (Fed) ise genel olarak şahin duruşunu ve projeksiyonlarını koruyor.
Piyasa fiyatlaması, petrol hareketinin ölçeğine kıyasla daha temkinli kaldı. Ham petrol yaklaşık %30 düşmesine rağmen, ABD 2 yıllık tahvil getirisi neredeyse değişmedi; bu da yakın vadeli bir “event risk” öncesinde faiz patikasını yeniden fiyatlama iştahının sınırlı olduğuna işaret ediyor. Yazı ayrıca petrol düşüşünü, risk iştahında toptan bir dönüşüm yaratmaktan ziyade; hisse senetlerindeki süregelen ralliyi ve beklentileri aşan üç aylık tarım dışı istihdam verisinin etkisini kısmen dengeleyen bir unsur olarak tanımladı.
Petrol Kaynaklı Dezenflasyon ve Para Politikası Görünümü
Brent petrolün varil başına 78,50 dolar civarında dengelenmesiyle, %30’luk sert fiyat düşüşünün önümüzdeki aylara ilişkin enflasyon görünümünü temelden değiştirdiğini düşünüyoruz. Mayıs ayına ilişkin son manşet TÜFE raporu da bunu teyit etti; yıllık enflasyon %2,9’a gerilerken, bu düşüş büyük ölçüde enerji kalemindeki gerilemeden kaynaklandı. Bu durum, Fed sert söylemini sürdürse bile, kuruma önemli bir hareket alanı sağlıyor.
Fed’in dün gece faizi sabit tutarken şahin bir eğilime işaret eden kararının ardından, piyasanın bu yılın ilerleyen dönemlerinde daha “güvercinleşmiş” bir politika ihtimalini eksik fiyatladığı kanaatindeyiz. 2 yıllık tahvil getirisi neredeyse kıpırdamadı; bu, trader’ların güçlü hisse performansını enerji kaynaklı yeni dezenflasyonist kuvvetle tartmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu tablo, faiz türevlerinde bize fırsat yaratıyor; zira Fed’in agresif artışlarla enflasyonu kovalamak için artık daha az gerekçesi var.
Piyasa Oynaklığı, Getiri Eğrisi Pozisyonlaması ve Enerji Stratejileri
Bu kurgu altında, bazı segmentlerde ima edilen volatilitenin pahalı olduğunu düşünüyoruz. VIX halihazırda 14 ayın en düşük seviyesi olan 12,5’e indi ve enerji kaynaklı enflasyon şokuna ilişkin acil tehdit ortadan kalktıkça faiz vadeli işlemlerinde volatilitenin daha da sıkışmasını bekliyoruz. Volatilite satmayı, örneğin SOFR vadeli işlemlerinde kısa strangle stratejileriyle; yaz boyunca daha öngörülebilir ve bant içinde bir faiz ortamına oynayarak değerlendirmeyi planlıyoruz.
Tarihsel olarak 2014-2016 döneminde olduğu gibi petrol fiyatlarında sert düşüşler, yakın vadeli faiz artırımı beklentileri sönümlendikçe getiri eğrisinin yataylaşmasına (flattening) yol açtı. 2 yıllık ve 10 yıllık Hazine tahvili vadeli işlemleri arasındaki eğrinin yataylaşmasından fayda sağlayan spread işlemlerine girerek benzer bir dinamik için pozisyon alıyoruz. Bu, Fed’in yakında faiz indirmeyebileceği görüşümüzü korurken, ilave agresif sıkılaştırma gerekçesinin belirgin biçimde zayıfladığına dair beklentimizi yansıtıyor.
Enerji piyasalarının kendi dinamiğinde ise, geçen haftaki EIA raporunda 2,1 milyon varillik sürpriz stok artışı arz-talep dengesinin gevşek kalmaya devam ettiğine işaret ediyor. Ham petrol fiyatlarında hızlı bir toparlanma beklemiyoruz; bu nedenle, yönsel (directional) bahislerden ziyade bant içi (range-bound) stratejileri daha cazip buluyoruz. Piyasanın bu yeni, daha düşük fiyat seviyesini sindirdiği süreçte gelir yaratmak için enerji ETF’lerinde uzun pozisyonlara karşı covered call satmayı değerlendiriyoruz.