Ham petrol Salı günü düşüşünü sürdürdü; ABD-İran arasında varılan bir mutabakata ilişkin ilk ayrıntıların Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılabileceği beklentilerini beslemesi fiyatları baskıladı. ABD göstergesi West Texas Intermediate (WTI), son dört haftada yaklaşık %25 geriledikten sonra varil başına 77,77 dolardan işlem gördü; bu seviye Mart başından bu yana en düşük düzey. İsrail’in Haaretz gazetesinin sürece aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, anlaşma kapsamında İran’a ait yaklaşık 24 milyar dolarlık dondurulmuş varlığın serbest bırakılması karşılığında boğazın geçiş ücreti olmaksızın yeniden açılması öngörülüyor.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Takht Ravanchi, anlaşmazlık konusu nükleer başlıkların bir sonraki aşamada ele alınacağını; stoklar, uranyum zenginleştirme ve İran’ın nükleer ihtiyaçlarını kapsayacağını söyledi. Dikkatler, Amerikan Petrol Enstitüsü’nün (API) haftalık ABD ham petrol stok raporuna da çevrildi. Raporun, 5 Haziran ile biten haftada 4,5 milyon varillik stok düşüşüne işaret etmesi bekleniyor; bir önceki hafta 9,1 milyon varillik azalış kaydedilmişti. Ticari petrol stokları Nisan ortasından bu yana kesintisiz gerilerken, daha geniş fiyatlama dinamikleri arz-talep dengesi, OPEC üretim politikası ve ABD dolarıyla şekillenmeye devam ediyor; stok verileri ise Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) üzerinden de izleniyor.
Jeopolitik Gelişmeler ve Piyasa Tepkisi
WTI ham petrolün varil başına 78 doların altına sarkmasıyla, gelişmekte olan ABD-İran anlaşmasını öngörülebilir gelecekte piyasayı yönlendiren temel unsur olarak görüyoruz. Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılma ihtimali ve İran varlıklarının çözülmesi, fiyatlar üzerinde belirgin bir aşağı yönlü baskı yaratıyor. Bu jeopolitik değişim, şimdilik geleneksel arz-talep sinyallerinin önüne geçiyor.
Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açılmasının önemi abartılamaz; tarihsel olarak günde yaklaşık 21 milyon varil, yani küresel tüketimin %20’si bu geçitten taşınıyor. Bu kritik darboğazdaki tansiyonun düşmesi, yıllardır fiyatların içine yerleşmiş olan kayda değer risk primini ortadan kaldırıyor. Piyasanın, tedarik zinciri güvenliğinde iyileşen bu yeni gerçekliği yeni yeni fiyatlamaya başladığını düşünüyoruz.
Arz Görünümü ve İşlem Stratejileri
Piyasa İran petrolünün geri dönüşünü fiyatlarken, daha fazla düşüşe hazırlıklı pozisyon alıyoruz. Yaptırımların kaldırılmasının ardından İran’ın birkaç ay içinde üretimini günde en az 1 milyon varil artırabilecek kapasitesi bulunuyor; bu senaryo, 2015 nükleer anlaşması sonrası yaşananlara benziyor. Bu olası yeni arz dalgası, güçlü bir ayı katalizörü niteliğinde.
Türev piyasası yatırımcıları açısından bu ortam, beklenen zayıflıktan faydalanmak için WTI ve Brent vadeli kontratları üzerinde satım (put) opsiyonu alımını cazip bir strateji haline getiriyor. Fiyatlar gerilerken dahi son bir haftada zımni oynaklığın yükselmesi, piyasanın daha büyük fiyat hareketleri beklediğine işaret ediyor. Anlaşmanın orta vadeli etkisini yakalamak için vadesi önümüzdeki 45 ila 90 gün içinde dolan kontratlara odaklanıyoruz.
ABD stoklarında beklenen 4,5 milyon varillik düşüş normalde yükseliş (bullish) bir unsur olsa da, bu etki şu aşamada gölgede kalıyor. Bu stok çekilişlerini, yakında artacak küresel arzla karşılanacak güçlü yaz talebini yansıtan ikincil bir faktör olarak görüyoruz. Piyasa ileriye bakar; yarın daha fazla İran petrolü ihtimali, bugün ABD’de daha az varil gerçeğinden daha ağır basıyor.
Teknik açıdan WTI, son %25’lik düşüşü sırasında birkaç kritik destek seviyesini aşağı kırdı. Şimdi bir sonraki önemli psikolojik ve teknik taban olarak varil başına 75 dolar seviyesini izliyoruz. Bu seviyenin kararlı biçimde aşağı geçilmesi, önümüzdeki haftalarda düşük 70’li dolar seviyelerine doğru bir geri çekilmenin önünü açabilir.