ABD doları, ABD-İran arasında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik anlaşmanın enerji arzına ilişkin kısa vadeli endişeleri azaltmasının ardından daha geniş bir risk iştahı (risk-on) ortamında işlem görüyor. Bu değişim, hisse senetleri, tahviller ve dövizler genelinde geniş tabanlı bir hareketi desteklerken, FX fiyatlamasının küresel risk algısındaki değişimlere sıkı biçimde bağlı kalmasına neden oldu.
Döviz piyasaları politika ayrışmasına yüksek derecede duyarlı kalmayı sürdürürken, JPY ve KRW ile birlikte USD yönüne ilişkin değerlendirmeler yeniden yapılıyor. Odak; merkez bankası kararları, küresel büyümenin dayanıklılığı ve “uzun süre yüksek faiz” risklerinin etkileri üzerinde yoğunlaşıyor; carry trade’ler ve olası müdahale riskleri de yakından izleniyor. Enflasyon, faizler ve sermaye akımlarına ilişkin kalıcı endişeler, algı iyileşse bile pozisyonlanmayı şekillendirmeye devam ediyor.
Enerji Volatilitesi ve Risk Algısındaki Değişimler
Hürmüz Boğazı anlaşmasının ardından jeopolitik tansiyonun düşmesiyle birlikte belirgin bir risk-on algısının güç kazandığını görüyoruz. Enerji kaynaklı volatilitenin azalması muhtemel; bu da prim geliri elde etmek için petrol vadeli işlemlerinde opsiyon satışı değerlendirmek açısından uygun bir dönem olabilir. Nitekim CBOE Ham Petrol Volatilite Endeksi’nin (OVX) son bir haftada %15 gerileyerek yılın en düşük seviyesine yakın bir düzeyde dengelendiğini not ediyoruz.
Merkez Bankası Politika Ayrışması ve Döviz Fırsatları
Merkez bankaları arasındaki politika farklılıkları artık ana gündem maddesi; özellikle ABD ile Japonya arasında. Fed’in son toplantısında politika faizini öngörülen %5,25 seviyesinde sabit tutması ve Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faizi sıfıra yakın seviyelerde koruması, dolar/yen carry trade’ini oldukça cazip kılıyor. Önümüzdeki haftalarda ilave yukarı yönlü potansiyele maruz kalmak için USD/JPY paritesinde alım (call) opsiyonlarının kullanımını akıllı bir yöntem olarak değerlendiriyoruz.
Ancak, yenin çok hızlı değer kaybettiği dönemlerde daha önce devreye giren Japon yetkililerden gelebilecek müdahale riskine karşı dikkatli olunmalı. 2022 sonu ve 2024’te para birimini desteklemek üzere müdahale ettiklerinde yenin sert şekilde değer kazandığını hatırlıyoruz. USD/JPY’de ucuz, kullanım fiyatı piyasanın dışında (out-of-the-money) satım (put) opsiyonları almak, ani bir ters harekete karşı düşük maliyetli bir sigorta işlevi görebilir.
Bu olumlu risk ortamı, Güney Kore Wonu gibi para birimlerini de daha cazip hale getiriyor. Güney Kore’nin son dış ticaret fazlası verilerinin beklentileri %8 aşarak güçlü ihracat artışına işaret etmesi nedeniyle KRW’de güçlenme potansiyeli görüyoruz. Özellikle zayıflayan Japon yeni karşısında daha güçlü won senaryosundan faydalanan stratejileri değerlendiriyoruz.