Yen, piyasaların Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faizleri 25 baz puan artırarak %1,00’e yükseltmesini beklemesine rağmen dolar başına 160,00 seviyesine yakın tutunuyor. Yurtiçi fiyat baskılarının hafiflemesiyle — çekirdek TÜFE göstergeleri Nisan’da %2’nin daha da altına indi — BoJ’nin belirgin şekilde şahin bir ton takınması için gerekçe sınırlı görünüyor. Bu da JPY’de kalıcı bir toparlanma ihtimalini azaltıyor ve pariteyi büyük ölçüde emtia gibi dış etkenlere bağlı bırakıyor.
Petroldeki geri çekilme para birimi için bir miktar nefes alma alanı sağlayabilir ve USD/JPY’yi 155,00’e doğru itebilir; ancak daha derin bir hareketin gelmesi muhtemelen BoJ iletişiminde daha net bir değişim gerektirecektir. USD/JPY’de düşüşlerde alım iştahı sürüyor ve beklenen artışın tamamen fiyatlandığı görülüyor; bu nedenle odak, küresel faiz farklarının daralıp daralamayacağına kaymış durumda. Piyasanın dikkati, 2 yıllık ABD Hazine tahvili ile Japon devlet tahvili arasındaki getiri farkında ve yen üzerinde baskı oluşturmaya devam eden spekülatif kısa pozisyonların boyutunda.
Getiri Farkları ve Piyasa Konumlanması
Japonya Merkez Bankası’nın beklenen faiz artışı halihazırda mevcut fiyatlamalara yansıdığı için, bunun yende kalıcı bir ralli yaratması adına sınırlı neden görüyoruz. Ana belirleyici unsur, ABD ile Japonya arasındaki yüksek getiri farkı olmaya devam ediyor; bu fark yen satışını teşvik etmeyi sürdürüyor. ABD 2 yıllık tahvil faizi yaklaşık %4,5 seviyesindeyken Japonya 2 yıllık tahvili %0,3 civarında; bu tablo, dolar taşımayı çok daha cazip kılıyor.
Piyasanın geri çekilmelerde USD/JPY alımını sürdürmesini bekliyoruz; bu da bant içi harekete ya da yenin daha da zayıflamasına oynayan stratejileri cazip kılıyor. USD/JPY paritesinde vade dışı (out-of-the-money) put opsiyonlarının satılması, özellikle 155,00 destek seviyesine yakın kullanım fiyatlarında, prim toplamak açısından etkili bir yöntem olabilir. Bu görüşü, son CFTC verilerinin yene karşı spekülatif net kısa pozisyonların hâlâ çok yıllı zirvelere yakın seyrettiğini göstermesi de destekliyor.
Riskler ve Japonya Merkez Bankası’nın Görünümü
Zayıf yen senaryosundaki temel risk, Japon yetkililerden doğrudan müdahale gelmesi. Yetkililer geçmişte, 2024’te görüldüğü üzere, 160,00 seviyesi civarında para birimini savunmak için adım atmıştı. Bu nedenle konsolidasyon beklesek de, yatırımcılar ani bir kırılmaya karşı korunma amacıyla USD/JPY’de ucuz, oldukça vade dışı (far out-of-the-money) alım (call) opsiyonları almayı değerlendirebilir. Bu yaklaşım, Japonya Merkez Bankası’nın beklenmedik şekilde öngörülenden daha az agresif kalması ve bunun yenin sert zayıflamasına yol açması senaryosuna karşı koruma sağlar.
Nihayetinde BoJ’nin eli, soğuyan yurtiçi enflasyon nedeniyle bağlı görünüyor; Mayıs ayına ilişkin son çekirdek-çekirdek TÜFE verisi %1,8 ile merkez bankasının %2 hedefinin altında kaldı. Enflasyon baskısının bu denli sınırlı olması, önümüzdeki haftalarda daha agresif bir sıkılaştırma sinyali vermeleri için teşvikleri azaltıyor. Tonlamada olası bir değişimi izleyeceğiz; ancak şimdilik, yeni bu seviyelere yakın tutan koşulların devam etmesi bekleniyor.