HSBC Asset Management’in “Investment Weekly” raporu, yükselen petrol fiyatları, Çin’in ihracat patlaması ve ABD’nin yapay zekâ yatırımlarının küresel makro görünümü yeniden şekillendirdiğini ve merkez bankalarını daha şahin bir duruşa ittiğini belirtti. Raporda, politika yapıcıların “iki şok” ve daha karmaşık bir ortamla karşı karşıya kaldığına dikkat çekilerek; ECB, Japonya Merkez Bankası (BoJ), İngiltere Merkez Bankası (BoE) ve ABD Merkez Bankası’nda (Fed) düşünce yapısında bir değişime işaret edildi.
Rapora göre Fed’in faizleri sabit tutması ve açıklama metni ile projeksiyonlardan bu yıl gevşemeye yönelik herhangi bir eğilimi çıkarması yaygın beklenti. Ayrıca enflasyonun daha oynak (sivri) bir görünüm kazandığı, riskli varlıklarda ilave volatilite yaşandığı; ancak geçen haftaki performansın jeopolitik gerilimin azalabileceğine yönelik umutlarla desteklendiği ifade edildi. HSBC, olağanüstü (supernormal) kârlar ve yönetilebilir bir sermaye maliyetinin, piyasaların 2026’nın geri kalanında da güçlü performans sergilemesini mümkün kılabileceği görüşünü paylaştı.
Faiz Oranına Duyarlı İşlemler İçin Çıkarımlar
Küresel merkez bankalarının şahinleşmesi dikkate alındığında, önümüzdeki haftalar için faiz oranına duyarlı işlemlere ilişkin görüşümüzü güncelliyoruz. Fed, özellikle son mayıs enflasyon raporunda çekirdek enflasyonun %3,5 ile inatçı seyrettiğinin görülmesinin ardından, faizleri sabit tutacağını işaret ediyor. Bu da, yakın vadede faiz indirimi beklentisinden net bir yön tahmini yapmaktansa, piyasa volatilitesinden faydalanan opsiyon stratejilerini değerlendirmemiz gerektiğine işaret ediyor.
Özellikle yapay zekâ yatırımlarının beslediği teknoloji sektörü başta olmak üzere güçlü şirket kârlarının, hisse senedi piyasalarını desteklemeyi sürdürebileceğine inanıyoruz. Nasdaq 100’ün yılbaşından bu yana %15’in üzerinde yükseldiği ortamda, teknoloji ETF’leri üzerinde boğa alım spread’leri (bull call spread) kullanarak; peşin maliyet ve riski sınırlarken olası ek yükselişlere iştirak edebiliriz. Bu yaklaşım, piyasanın en güçlü temasında pozisyon almayı sürdürürken, şahin politikaların yaratabileceği ani dalgalanmalara karşı korunma sağlar.
Piyasa Volatilitesi ve Sektörel Fırsatlar
İnatçı enflasyon ve jeopolitik belirsizliğin birleşimi, piyasa volatilitesinde artış ihtimaline doğrudan işaret ediyor. VIX endeksi hâlihazırda 14 ile görece düşük bir seviyede seyrederken, VIX’te alım opsiyonu (call) almak portföyleri olası bir piyasa şokuna karşı korumanın düşük maliyetli bir yolu olarak öne çıkıyor. Tarihsel olarak, bu seviyelerden Fed beklentilerindeki küçük kaymaların bile VIX’i 20-25 bandına doğru sıçrattığı görüldü.
Yüksek petrol fiyatları, merkez bankalarını teyakkuzda tutan enflasyonun temel itici güçlerinden biri. Küresel arzın sıkılaştığı bir dönemde WTI ham petrolün varil başına 85 doların üzerine çıkmasıyla, enerji fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskının sürmesini bekliyoruz. Bu eğilime; büyük enerji sektörü ETF’leri üzerinde alım opsiyonları satın alarak maruz kalabiliriz; söz konusu ETF’ler hem daha yüksek ham petrol fiyatlarından hem de güçlü şirket kârlılığından faydalanmalıdır.