Türkiye’nin bütçe dengesi Mayıs ayında 298,2 milyar TL açık verdi. Bu, bir önceki dönemdeki 338,7 milyar TL’lik açığa kıyasla iyileşmeye işaret ediyor. Söz konusu değişim, kamu gelirleri ile harcamalar arasındaki farkın önceki döneme göre daraldığını gösteriyor.
Son gerçekleşme, aylık bazdaki iyileşmeye rağmen kamu hesaplarının negatif bölgede kaldığını ve bütçe dengesinin sıfırın altında seyrettiğini ortaya koyuyor. Başlık rakamların yanında gelir, gider veya finansmana ilişkin ek bir kırılım paylaşılmadı.
Mali Konsolidasyon ve Piyasa Etkileri
Türkiye’nin bütçe dengesindeki iyileşmeyi güçlü bir pozitif sinyal olarak görüyoruz. Açığın -338,7 milyar TL’den -298,2 milyar TL’ye gerilemesi, mali politikanın sıkılaştığına işaret ederken, bu durumun Hazine’nin borçlanma ihtiyacını azaltmasına yardımcı olması beklenir. Bu gelişme, yakından izlediğimiz ekonomik istikrarlaşma anlatısını da güçlendiriyor.
Kur yatırımcıları açısından bu tablo, kısa vadede daha istikrarlı bir Türk Lirası beklentisini destekliyor. Enflasyonun son dönemde %25,4’e gerilemesine karşın enflasyonla mücadele amacıyla TCMB politika faizini %35’te sabit tutarken, yüksek faiz farkı carry trade işlemlerini cazip kılmaya devam ediyor. Beklenen bant hareketinden veya değer kaybının yavaşlamasından faydalanmak üzere USD/TRY alım (call) opsiyonlarında satış stratejisi değerlendirilebilir.
Hisse tarafında ise mali görünümdeki iyileşme Borsa İstanbul için olumlu. Daha istikrarlı makro ortam, özellikle öngörülebilirlikten yararlanan bankalar ve büyük sanayi ihracatçılarında şirket kârlılıklarını destekler. İlk çeyrekte GSYH büyümesinin %3,5 ile güçlü bir görünüm sergilemesi de dikkate alındığında, XU100 endeksinde alım (call) opsiyonlarının tercih edilmesini makul bir strateji olarak değerlendiriyoruz.
Kredi Piyasaları Görünümü ve Başlıca Riskler
Bu veri kredi piyasaları üzerinde de etkili olup, Türkiye’nin egemen borcunda risk profilinin görece iyileştiğine işaret ediyor. Türkiye’nin 5 yıllık kredi temerrüt takası (CDS) primi geçen yıl 400 baz puanın üzerindeyken 250 baz puana kadar gerilemişti; bütçe tarafındaki bu iyileşme CDS’lerin daha da düşmesini destekleyebilir. Kredi spreadlerindeki bu sıkılaşmanın sürmesinden getiri sağlayabilecek türev ürünlerde fırsat görüyoruz.
Bununla birlikte, temmuzun ilk haftasında açıklanacak enflasyon verilerine odaklanmayı sürdürüyoruz. TCMB’nin dezenflasyon patikasına bağlılığı, bu olumlu eğilimleri destekleyen en kritik unsur olmaya devam ediyor. Olası bir sapma, mevcut iyimserliği hızla tersine çevirebileceğinden, veri açıklaması öncesinde pozisyonlarımızı buna uygun şekilde hedge edeceğiz.