EUR/GBP Cuma günü yatay seyretti; sterline ilişkin daha zayıf veriler, büyüme ivmesinin soğuduğuna dair işaretleri güçlendirirken euro sınırlı yükseldi. Parite 0,8625’teki gün içi dip seviyesinin üzerinde, 0,8633 civarında işlem gördü. İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) verilerine göre, İngiltere GSYH’si nisanda aylık bazda %0,1 daraldı; bu sonuç beklentilerle uyumlu olurken marttaki %0,3’lük artışı da tersine çevirdi. Bu zemin, İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) görünümünü zorlaştırıyor; zira banka, hâlâ yüksek seyreden fiyat baskılarına karşı sıkı duruşu sürdürürken zayıflayan büyümeyi de gözetmek zorunda. BoE’nin üç aylık anketinde, kamuoyunun medyan 1 yıllık enflasyon beklentisi şubattaki %3,2’den %4,0’a yükseldi.
Piyasalar, gelecek haftaki politika toplantısında faizin sabit tutulmasını tamamen fiyatlıyor. Reuters’ın 5-12 Haziran döneminde gerçekleştirdiği ankette ekonomistler, Bank Rate’in yıl sonuna kadar değişmeden kalmasını beklerken, yaklaşık %40’ı en az bir faiz artışı öngördü; sadece altı katılımcı bu tarihe kadar 25 baz puanlık indirim bekledi. Avrupa tarafında Avrupa Merkez Bankası (ECB) perşembe günü faizleri 25 baz puan artırdı; enflasyon tahminlerini yukarı, büyüme beklentilerini ise aşağı revize etti. Peter Kazimir, sıkılaştırma döngüsünün henüz bitmediğini söyledi ve haziran enflasyonunun temmuz için “belirleyici” olabileceğini savundu. Nomura, kısa vadeli faiz farklarının daralması ve İngiltere’nin siyasi-mali risklerini gerekçe göstererek önümüzdeki aylarda 0,90 hedefini paylaşıyor.
İngiltere’de Zayıflık ve Euro Bölgesi’nde Ayrışma
İngiltere ekonomisinin nisanda %0,1 küçülmesiyle, Euro Bölgesi’ne karşı belirgin bir ayrışma oluştuğunu görüyoruz. Bu yavaşlama, İngiltere Merkez Bankası’nın rotasını zorlaştırıyor; banka zayıf büyüme ile kalıcı enflasyon arasında sıkışıyor. Piyasa faizlerde “pas” senaryosunu fiyatlıyor, ancak alttaki baskı birikiyor.
İngiltere’deki bu ekonomik zayıflık bir örüntüye dönüşüyor. Hizmetler sektörüne ilişkin son satın alma yöneticileri endeksi (PMI) verisi de 52,9’a gerileyerek son altı ayın en düşük seviyesini gördü. Buna karşılık ECB, faiz artırdı ve blok genelinde enflasyonun yeniden %2,6’ya yükselmesinin ardından enflasyonla mücadelede ilave adımların gelebileceği sinyalini verdi. Bu politika ayrışmasının, euronun sterlin karşısındaki gücünün temel itici gücü olduğunu düşünüyoruz.
İşlem Stratejisi ve ECB Görünümü
Bu çerçevede, önümüzdeki haftalarda yukarı yönlü harekete pozisyon almak için EUR/GBP alım (call) opsiyonlarının değerlendirilmesini öneriyoruz. Bu strateji, kurdaki yükselişten faydalanma imkânı sunarken aşağı yönlü riski ödenen primle sınırlar. Örneğin, 0,8750 civarında ve vadesi temmuz sonu ya da ağustos olan “paranın dışında” (out-of-the-money) bir kullanım fiyatı iyi bir kaldıraç sağlayabilir.
ECB, kırılgan İngiltere ekonomisi nedeniyle manevra alanı sınırlı olan BoE’ye kıyasla enflasyonla mücadelede çok daha kararlı bir duruş sergiliyor. ECB yetkilileri, görevin henüz tamamlanmadığını açıkça ifade ediyor; bu da yaklaşan Euro Bölgesi enflasyon verisini kritik bir katalizör haline getiriyor. İngiltere ile Euro Bölgesi arasındaki kısa vadeli faiz farklarının daralmasını bekliyoruz; tarihsel olarak bu durum EUR/GBP’de daha yüksek seviyeleri destekliyor.
Bu tablo, önümüzdeki birkaç ay içinde 0,9000 seviyesine doğru bir hareket olasılığını güçlendiriyor. Paritenin, 2020 ve 2022’de olduğu gibi İngiltere’de ekonomik belirsizliğin arttığı önceki dönemlerde de bu seviyelere ulaştığını gördük. Bir sonraki merkez bankası toplantıları öncesinde riski opsiyonlarla yöneterek çaprazda uzun (long) pozisyon inşa edilmesini öneriyoruz.