Avrupa Merkez Bankası (ECB) mevduat faizini 25 baz puan artırarak %2,25’e yükseltti; bu, 2023’ten bu yana ilk faiz artışı olurken, Başkan Christine Lagarde’ın eşlik eden mesajları şahin tondaydı. ECB ayrıca enflasyon görünümünü yukarı yönlü revize ederek manşet enflasyonun 2026’da ortalama %3,0 olacağını (önceki %2,6) öngördü; çekirdek enflasyonun ise 2028’e kadar %2’nin üzerinde kalmasını beklediğini ve %2,2’lik bir seviyeye işaret ettiğini belirtti.
Deutsche Bank’ın Avrupa ekonomisi ekibi, ECB’ninkinden daha ılımlı tahminlere dayanarak Eylül’de mevduat faizini %2,50’ye taşıyacak ek bir adım öngörmeyi sürdürüyor. Banka ayrıca faizlerin %2,75’e yükselme olasılığını, döngünün %2,25’te sona ermesine kıyasla daha yüksek görüyor. Bankanın değerlendirmesinde Orta Doğu’daki gelişmelere de ayrı bir piyasa odağı olarak atıfta bulunuldu.
ECB Faiz Patikası ve Enflasyon Tahminleri
Avrupa Merkez Bankası’nın 11 Haziran 2026’da faizi %2,25’e yükseltmesinin ardından, önümüzde net bir şahin patika görüyoruz. ECB’nin kendi projeksiyonları artık çekirdek enflasyonun 2028’e kadar %2’lik hedefin üzerinde kalacağına işaret ediyor. Bu da piyasaların, daha önce beklenenden daha yüksek bir nihai faiz oranına hazırlık yapması gerektiğini düşündürüyor.
Kısa vadeli faiz vadeli işlem pozisyonlarımızı, en azından Eylül 2026’da bir faiz artışını yansıtacak şekilde ayarlamalıyız. Gecelik endeks swapları (OIS) halihazırda o tarihe kadar faizin %2,50’ye çıkmasına yönelik olasılığı %70’in üzerinde fiyatlıyor. Bu görüş, Eurostat’ın Mayıs 2026’ya ilişkin öncü (flash) tahmininde manşet enflasyonun inatçı şekilde %3,1’de kalmasıyla da destekleniyor.
Piyasa Etkileri ve Pozisyonlanma
Bu politika ayrışmasının Euro’yu desteklemesi beklenebilir; bu nedenle alım opsiyonları veya vadeli işlemler üzerinden uzun EUR/USD pozisyonlarını değerlendiriyoruz. 2022-2023’teki agresif faiz artırımı döngüsünde Euro, daha az agresif merkez bankalarına sahip para birimlerine karşı belirgin ralli yaşamıştı. Yaz ayları boyunca benzer, ancak daha sınırlı bir desenin oluşmasını bekliyoruz.
Hisse senetleri tarafında, daha yüksek borçlanma maliyetleri olumsuz bir unsur oluşturuyor; bu da Euro Stoxx 50 gibi endekslerde koruyucu satım opsiyonlarını (protective put) makul bir strateji haline getiriyor. Enflasyonla mücadele ile Almanya’nın sanayi üretiminde son dönemde görülen %0,2’lik daralma gibi daha zayıf verilerle karşı karşıya kalınması arasındaki gerilim, piyasa oynaklığını artıracaktır. Beklediğimiz bu türbülansı işlemlemek için VSTOXX vadeli işlemleri ve opsiyonlarının iyi bir araç sunduğunu düşünüyoruz.