Rusya’nın dış ticaret fazlası Nisan’da 11,431 milyar dolara gerileyerek önceki 13,966 milyar dolar seviyesinden düştü. Bu değişim, aylık bazda daha zayıf bir dış dengeye işaret ederken; manşet fazla, ticaret akımlarına ve ihracat gelirleri ile ithalat harcamaları arasındaki farka dair bir anlık görünüm sunuyor.
Rakamlarla birlikte herhangi bir ilave kırılım paylaşılmadı ve bu nedenle değişimin itici unsurları netleşmedi. Bununla birlikte, standart dış ticaret dengesi muhasebesi açısından daha düşük fazla; daha zayıf ihracat, daha güçlü ithalat ya da her ikisinin birleşimine işaret ediyor.
Ruble Görünümü ve Ticaret Pozisyonlaması
Rusya’nın dış ticaret fazlasının Nisan’da 11,431 milyar dolara gerilemesi bizim için önemli bir sinyal. Bu düşüş, ülkeye giren döviz akışının azaldığını gösteriyor; bu da genellikle yerel para birimi üzerinde aşağı yönlü baskı yaratır. Bu nedenle, önümüzdeki birkaç hafta içinde Rus Rublesi’nde olası zayıflığa göre pozisyon alıyoruz.
USD/RUB kuruna bağlı türev ürünleri inceliyoruz; kur, son dönemdeki 90-95 bandının üst sınırını test ediyor. 95’in üzerinde bir kırılma yeni bir trende işaret edebilir; bu da yukarı yönlü momentumu yakalamak için uzun USD/RUB alım opsiyonlarını (call) veya vadeli kontratları cazip hale getirir. Bu yaklaşım, Rusya Merkez Bankası’nın politika faizini yüksek %15 seviyesinde tutmasına rağmen; bu adımın kuru destekleme gücünün zayıflıyor görünmesiyle de uyumlu.
Petrol Fiyatları, Yaptırımlar ve Kur Etkileri
Bu ticaret zayıflığının, küresel enerji piyasalarındaki son yumuşamayla bağlantılı olması muhtemel. Örneğin Brent petrol fiyatı son bir ayda 90 doların üzerinden varil başına yaklaşık 82 dolara geriledi; bu da Rusya’nın temel ihracat geliri kaynağını doğrudan aşağı çekiyor. Petrol fiyatlarında ilave düşüşlerin Ruble’de değer kaybını hızlandıracağı görüşündeyiz; bu çerçevede petrol fiyatlarına yönelik düşüş pozisyonları, bir hedge veya tamamlayıcı bir işlem olarak değerlendirilebilir.
Tarihsel olarak Ruble’nin değeri petrol fiyatlarıyla güçlü korelasyon sergiledi; ancak 2022’den bu yana uygulanan sermaye kontrolleri bu ilişkiyi karmaşıklaştırdı. Dış ticaret fazlasındaki son gerileme, Batı yaptırımlarını aşmaya yönelik yöntemlerin daha az etkili hale geldiğine veya maliyetinin arttığına işaret edebilir. Bunu, temel ekonomik baskıların hükümetin kur yönetimi araçlarına kıyasla daha baskın hale gelmeye başladığına dair bir işaret olarak görüyoruz.