Rupi, Perşembe günü açılışta USD/INR’nin yaklaşık 95,75’e yükselmesiyle zayıfladı. Yeni bir endişe dalgası yaratan ABD-İran ateşkesinin bozulabileceği ihtimali sonrası petrol fiyatlarının güçlenmesi pariteyi yukarı itti. Sabah işlemlerinde, MCX Ham Petrol 18 Haziran vadeli kontratı %0,7 artışla 8.787 civarına yükseldi; Çarşamba günü ise önceki kayıpları telafi ettikten sonra %3,6 sıçramıştı. Yüksek petrol fiyatları, Hindistan dahil ithalata bağımlı ekonomilerde para birimlerine yönelik desteği zayıflatma eğiliminde.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın bir ABD Apache helikopterini düşürmesiyle ilişkilendirilen ve Hürmüz Boğazı yakınlarında Salı günü gerçekleşen saldırıların ardından, Çarşamba gecesi İran’daki birden fazla hedefe ek “meşru müdafaa saldırıları” düzenlediğini açıkladı. Ayrı olarak The Wall Street Journal, Başkan Donald Trump’ın yardımcılarına Katar üzerinden iletilmek üzere saldırıların “topyekûn savaşın yeniden başlaması” anlamına gelmediğini söylediğini yazdı. Bu arka planda, Yabancı Kurumsal Yatırımcılar (FII) Haziran’da şimdiye kadarki her işlem gününde net satıcı konumunda; toplam çıkış 62.654,34 crore rupi oldu. Yurtiçinde ise odak Cuma açıklanacak Mayıs TÜFE verisine çevrildi; yıllık enflasyonun Nisan’daki %3,48’e kıyasla %4’e yükselmesi bekleniyor. RBI, geçen hafta repo faizini %5,25’te sabit bırakmıştı.
Piyasa Etkenleri ve Pozisyonlanma
USD/INR paritesi 95,75 seviyesini test ederken, Hindistan Rupisi üzerindeki baskının sürmesine yönelik pozisyon alıyoruz. Ana etken, petrol fiyatlarındaki sıçrama; Brent petrol, tırmanan ABD-İran gerilimiyle yakın zamanda varil başına 110 doların üzerine çıktı. Hindistan’ın ham petrolünün %85’ten fazlasını ithal ettiği düşünüldüğünde, bu durum cari açık üzerinde doğrudan baskı yaratıyor ve para birimini zayıflatıyor.
Haziran ayında şimdiye kadar 62.600 crore rupiyi aşan Yabancı Kurumsal Yatırımcı çıkışı, Hindistan varlıklarına yönelik ayı eğilimini teyit ediyor. Bu tür kalıcı satış baskısı, geçmişte yüksek küresel belirsizlik dönemlerinde gözlemlediğimiz üzere, çoğu zaman rupide ilave değer kaybının öncüsü olur. Bu nedenle vadeli işlemler veya opsiyonlar üzerinden rupi uzun pozisyonu almada temkinliyiz.
İşlem Stratejisi ve Risk Yönetimi
Mayıs ayına ilişkin yaklaşan TÜFE verisi, işlem yapılabilecek kısa vadeli bir volatilite olayı sunuyor. Enflasyonun beklenen %4’ün belirgin şekilde üzerinde gelmesi, RBI’dan daha şahin bir duruşu tetikleyerek USD/INR’de geçici bir geri çekilmeye yol açabilir. Yön bağımsız fiyat hareketinden faydalanmak için straddle veya strangle gibi kısa vadeli opsiyonları değerlendirmeyi düşünüyoruz.
Teknik açıdan, mevcut sıkışmayı bir sonraki yukarı hareketin öncüsü olarak görüyoruz. Paritenin 96,03 direnç seviyesini net şekilde kırması halinde USD/INR alım (call) opsiyonları veya uzun vadeli kontratlar ile alım yönünde pozisyon arayacağız. Geniş temel görünüm değişmediği sürece, 20 günlük EMA’nın bulunduğu 95,50 civarına doğru geri çekilmeler alım fırsatı olarak değerlendirilmelidir.
Jeopolitik görünümün öngörülemezliği nedeniyle, dolar cinsinden ödeme yükümlülüğü olan her müşteri için korunma (hedge) kritik önem taşıyor. İthalatçılara vadeli kur seviyelerini sabitlemelerini veya USD/INR paritesinde yukarı yönlü risklerini sınırlamak için call spread gibi opsiyon stratejileri kullanmalarını öneriyoruz. Bu ortamda ABD ile İran arasında ani bir yumuşamaya bel bağlamak uygulanabilir bir strateji değildir.