Gümüş (XAG/USD), iki seanslık düşüşün ardından toparlanarak Asya işlemlerinde ons başına 64,00 dolar civarında el değiştirdi. Fiyatlar, Perşembe günü erken saatlerde görülen 11 haftanın en düşük seviyesi olan 61,50 dolardan tepki verdi. Bu hareket, risk iştahı kırılgan seyrini korurken gümüşün hem parasal “güvenli liman” hem de sanayi girdisi olma şeklindeki ikili rolünü yansıttı. Ancak ABD’nin İran’a yönelik hava saldırılarını ikinci güne taşıması, Ortadoğu’da uzun sürebilecek bir çatışma ihtimalini artırarak enflasyon endişelerine de katkı sağladığından, yukarı yönün sınırlı kaldığı görüldü.
ABD, “meşru müdafaa” kapsamında gerçekleştirilen saldırıların, bir Amerikan helikopterinin düşürülmesini takiben geldiğini; bunun ardından İran’ın Bahreyn, Ürdün ve Kuveyt’teki ABD tesislerine misilleme saldırıları düzenlediğini açıkladı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Çarşamba günü İran’da saldırıların başladığını doğrularken, Başkan Donald Trump geçici bir barış anlaşması sonuçlandırılmazsa ağır bir askeri karşılık verileceği uyarısında bulundu. Makro tarafta, Mayıs ABD enflasyonu artan enerji maliyetleriyle üç yılı aşkın sürenin en hızlı artışını kaydetti ancak beklentilerle uyumlu geldi; piyasalar Fed’in sıkılaşma beklentilerini kısmen geri çekti. Buna karşın Aralık’ta 25 baz puanlık bir artış hâlâ tamamen fiyatlanmış durumda; odak Mayıs ÜFE (PPI) ve Haftalık İlk İşsizlik Maaşı Başvurularına çevrildi.
Güvenli Liman Talebi ile Şahin Fed Arasında
Mevcut gümüş piyasasının, önümüzdeki haftalar için gergin bir işlem ortamı yaratan iki güçlü etki arasında sıkıştığını görüyoruz. ABD-İran hattında tırmanan gerilim, gümüşün güvenli liman niteliğine güçlü bir destek sağlıyor ve bu da son dip seviyelerden gelen toparlanmayı açıklıyor. Ancak bu durum, enflasyonla mücadele konusunda kararlı şahin bir Fed gerçeğiyle çatışıyor; bu da ABD dolarını güçlendiriyor.
Bu çekişme, volatilitenin artacağına işaret ediyor; bu da basit yön bahisleri alanlar yerine opsiyon yatırımcıları için elverişli bir zemin oluşturuyor. Fiyat hareketinin kendisinden kazanç sağlamayı hedefleyen, örneğin uzun vadeli straddle alımı gibi stratejilerin etkili olabileceğini düşünüyoruz. Mevcut pozisyonlara karşı kapalı call (covered call) satışı da, para politikasının yukarı potansiyeli sınırladığı bir ortamda gelir yaratmak adına temkinli bir seçenek olabilir.
Tarihsel Emsaller, Sanayi Talebi ve Piyasa Görünümü
Tarihsel olarak Ortadoğu’daki askeri çatışmalar, kıymetli metallerde ilk etapta keskin bir güvenli liman talebi yaratır; ancak çatışma genişlemezse bu etki çoğu zaman sönümlenir. Örneğin Ocak 2020’de ABD’nin İranlı bir generale yönelik saldırısı sonrası, hem altın hem gümüş yaklaşık bir hafta yükseldikten sonra, topyekûn savaş endişeleri azalınca geri çekilmişti. Mevcut hava saldırıları sınırlı kalır ve daha geniş bir bölgesel savaşa dönüşmezse, benzer bir desenin tekrarlanabileceğini öngörüyoruz.
Tüm piyasanın temelinde, gümüşün son derece güçlü sanayi talebi yer alıyor ve bu da fiyatlar için sağlam bir taban oluşturabilir. The Silver Institute projeksiyonları, sanayi tüketiminin rekor bir yıla doğru ilerlediğini; güneş paneli ve 5G teknolojisi sektörlerinden gelen talebin yıllık %15’in üzerinde büyüdüğünü gösteriyor. Bu temel dinamik, makroekonomik kaygıların tetikleyebileceği sert satışlara karşı güçlü bir tampon sağlıyor.
Buna karşın ana karşı rüzgâr, önemli bir ralli denemesini sınırlayan Fed politikası olmaya devam ediyor. Mayıs enflasyonunun üç yılın zirvesine çıkmasıyla piyasa Fed’in harekete geçeceğine ikna olmuş durumda; CME FedWatch Tool verileri de Aralık’ta faiz artışı olasılığının %90’ın üzerinde fiyatlandığını doğruluyor. Bu beklenti, ABD dolarını güçlü tutarak gümüş fiyatları üzerinde sürekli bir baskı unsuru oluşturabilir.
Ayrıca göreli değer göstergesi olarak altın/gümüş oranını yakından izliyoruz. Oran son dönemde 85 civarında seyrediyor; bu seviye, yaklaşık 60 olan tarihsel ortalamanın belirgin şekilde üzerinde. Jeopolitik korkunun altını gümüşten daha hızlı yukarı taşıması ve oranı 100’e yaklaştırması durumunda, bunu gümüşün belirgin biçimde ucuzladığı ve göreli olarak daha iyi performans göstermeye hazır olduğu yönünde bir sinyal olarak değerlendiririz.