USD/JPY Çarşamba gününü 160,50 civarında tamamlayarak Temmuz 2024’ten bu yana en yüksek kapanışını yaptı. Böylece Japon Yeni, piyasaların gelecek Salı Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) adımını tamamen fiyatlamasına rağmen, yaklaşık iki yılın en zayıf kapanışına geriledi. Beklenen 25 baz puanlık artış politika faizini %1’e taşıyacak; bu seviye en son 1990’ların ortasında görülmüştü. Ancak yen tepki vermedi. ABD enflasyon verileri de dengeyi sarstı: manşet TÜFE yıllık %4,2 gelirken çekirdek TÜFE aylık %0,2 arttı; parite Asya seansında 160,00 üzerindeki dip seviyesinin ardından yaklaşık bir saatliğine geri çekildi, ardından kapanışa doğru yeniden yükselerek yeni zirvelere tırmandı.
Japonya’nın son ulusal TÜFE verisi yıllık %1,4 ile BoJ’nin %2 hedefinin altında seyrederken, mali yıl enflasyon tahmini %2,8 civarında bulunuyor; Mayıs TÜFE Perşembe günü 23:30 GMT’de, politika kararının ardından açıklanacak. ABD verileri, 172 binlik tarım dışı istihdam artışı ve CME FedWatch’un gelecek Çarşamba için yaklaşık %98 olasılıkla “beklemede kalma” fiyatlaması sonrası getiri beklentilerini güçlü tutuyor; Aralık’a kadar en az bir faiz artışı olasılığı yaklaşık %70, iki artış olasılığı ise %25’in üzerinde. Piyasaların odağı Perşembe 12:30 GMT’de açıklanacak ABD ÜFE verisine çevrilirken (konsensüs yıllık %6,4), Cuma 14:00 GMT’de açıklanacak Michigan Üniversitesi anketinde 1 yıllık enflasyon beklentisi %4,8 civarında izleniyordu.
Faiz Farkları ve Kalıcı Yen Zayıflığı
Japon yeninin, BoJ’den faiz artışı beklenmesine rağmen zorlandığını görüyoruz; çünkü ABD dolarını elde tutma teşviki hâlâ çok güçlü. Temel sorun faiz farkı: bu sabah itibarıyla ABD 10 yıllık tahvil getirisi %4,75 seviyesinde bulunurken, Japonya 10 yıllık devlet tahvili yalnızca %1,1 getiriyor. Bu geniş fark, yenden borçlanıp dolara yatırım yapmayı kârlı hâle getiriyor ve bu işlem yen üzerinde baskı yaratmayı sürdürüyor.
BoJ’nin beklenen artışı, iç enflasyona bir yanıt olmaktan ziyade zayıf para birimine karşı savunmacı bir hamle gibi görünüyor. Japonya’nın Nisan 2026’ya ilişkin son dış ticaret verileri, büyük ölçüde dolar cinsinden fiyatlanan enerji ithalat maliyetlerindeki sıçramanın etkisiyle ¥1,8 trilyon açık verdi. Bu durum, kurun ekonomi üzerindeki olumsuz etkisi nedeniyle merkez bankasının adım atmaya zorlandığına işaret ediyor.
Piyasa Riskleri, Müdahale Geçmişi ve İşlem Stratejileri
Öte yandan ABD ekonomisi dolara rahatlama sağlamıyor; bu da dolarda alım iştahını canlı tutuyor. Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun (BLS) son verileri, ABD’nin Mayıs 2026’da 215.000 istihdam eklediğini ve ücret artışlarının yıllık %4,1 ile güçlü kaldığını gösterdi. Bu sağlam tablo, Fed’in yakın vadede faiz indirmesi için bir gerekçe olmadığı görüşünü destekleyerek doların getiri avantajını koruyor.
Şu anda, Hazine Bakanlığı’nın (MoF) geçmişte müdahale ettiği bölgenin derinlerinde işlem görüyoruz. Yetkililerin, parite bu seviyelerdeyken yeni desteklemek için 2024’ün sonlarında rekor ¥9,2 trilyon harcadığı hatırlanıyor. Resmî adım kaynaklı USD/JPY’de ani ve sert bir aşağı hareket riski şu aşamada son derece yükselmiş durumda.
Türev işlem yapanlar için bu ortam, uzun volatilite stratejilerini cazip kılıyor. Uzun vadeli USD/JPY call opsiyonları almak, temel yukarı trendden faydalanmayı sağlarken MoF müdahalesi durumunda azami zararı sınırlar. Sert bir hareket olasılığı yüksek olduğundan opsiyon primleri yükseliyor; ancak opsiyon taşımak, piyasanın öngörülemez doğasına karşı koruma sağlıyor.
Yakın vadeli odak, yarın açıklanacak ABD Üretici Fiyat Endeksi ve gelecek Salı BoJ kararı. ABD’den yüksek bir enflasyon verisi, pariteyi kolaylıkla 161,00’e taşıyabilir ve BoJ toplantısı yapılmadan önce müdahaleyi tetikleyebilir. Önümüzdeki birkaç seansta keskin ve çift yönlü fiyat hareketlerine hazırlıklı konumlanmak gerekiyor.