ABD Dolar Endeksi (DXY), Mayıs ABD enflasyon verilerinin kalıcı fiyat baskılarına işaret etmesinin ardından 100,00 seviyesinin üzerinde daha güçlü bir görünümünü korudu. Manşet TÜFE yıllık bazda %3,8’den %4,2’ye yükselirken, aylık artış %0,5 oldu. Döviz tarafında EUR/USD, ECB kararı öncesinde 1,1540’a doğru gerilerken; GBP/USD, geniş tabanlı dolar güçlenmesinin etkisiyle 1,3370’e doğru düştü. USD/JPY, yükselen ABD Hazine tahvili getirilerinin ABD–Japonya getiri farkını açmasıyla 160,50’nin üzerine çıktı; AUD/USD ise NAB’ın RBA’nın bir sonraki adımının muhtemelen faiz indirimi olacağını belirtmesinin ardından 0,7000’e doğru zayıfladı.
Emtia tarafında WTI ham petrol, Washington–Tahran müzakerelerinin zorlu geçtiğine dair haberlerle arz riskleri gündemde kalırken %3 yükselerek varil başına 90,80 dolara çıktı; altın ise daha yüksek getiriler ve güçlü doların baskısıyla 4.070 dolar civarında işlem gördü. Takvimde Avustralya enflasyon beklentileri, Birleşik Krallık’tan bir dizi faaliyet ve dış ticaret verisi, Almanya TÜFE ve ECB faiz kararı yer alıyor; ardından ABD ÜFE, çekirdek ÜFE ve haftalık işsizlik maaşı başvuruları takip edilecek. Cuma günü ise Japonya sanayi üretimi ile ABD Michigan güven endeksi ve enflasyon beklentileri öne çıkıyor. WTI önemli bir referans olmaya devam ediyor; fiyatlar arz-talep dinamikleri, OPEC kararları, dolar ve API ile EIA’nın stok verileri tarafından belirleniyor. Bu iki kurumun sonuçları zamanın yaklaşık %75’inde %1 içinde benzerlik gösteriyor.
Dolar Gücü ve Merkez Bankası Dinamikleri
ABD’de %4,2’lik yüksek enflasyon okuması dikkate alındığında, Fed’in beklenenden daha uzun süre şahin duruşunu koruyacağı görüşündeyiz. Bu, önümüzdeki haftalarda ABD dolarını diğer majör para birimlerine karşı tercih etme stratejimizi güçlendiriyor. Son dönemde Çalışma İstatistikleri Bürosu (BLS) verileri, altta yatan fiyat baskılarının inatçı kaldığını gösterirken, DXY’nin yıl içi zirvelerini test etmesini ve potansiyel olarak aşmasını bekliyoruz.
Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) bugünkü politika kararı kritik bir gündem maddesi; ancak bunun Fed anlatısının gölgesinde kalacağını öngörüyoruz. Euro Bölgesi’nden gelen son imalat PMI verileri daralma sinyalleri vermeye başladı; bu da ECB’nin Fed’in tonunu yakalaması için sınırlı alan bıraktı. Bu nedenle EUR/USD’de satış (put) opsiyonlarına bakıyoruz ve 1,1450 seviyesine doğru bir hareketi hedefliyoruz.
USD/JPY’nin 160,50’nin üzerine tırmanması, ABD 10 yıllık tahvil faizinin 4,75’in üzerine yerleşmesiyle faiz farkının açılmasının doğrudan bir sonucu. 2024 sonlarında görüldüğü üzere Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) müdahale riski yüksek olsa da, altta yatan momentuma bağlı olarak paritenin daha yukarı itilmesini bekliyoruz. Alım (call) opsiyonlarını taşırken, ani bir politika hamlesi riskini yönetmek için sıkı zarar-kes (stop-loss) seviyeleri kullanıyoruz.
Emtia Piyasaları ve Döviz Fırsatları
Emtia cephesinde petrolün varil başına 90 doların üzerine yükselişi, Orta Doğu kaynaklı arz tarafı endişelerinden besleniyor. Jeopolitik gerilim, güçlü doların talebi baskılayıcı etkisini şu aşamada gölgede bırakıyor. Son EIA raporu, 3 milyon varilin üzerinde sürpriz bir stok düşüşüyle bu sıkılığı teyit etti; bu nedenle WTI vadeli kontratlarında yukarı yönlü potansiyelin devam ettiğini düşünüyoruz.
Buna karşılık altın, güçlü dolar ve yükselen tahvil getirileri nedeniyle belirgin bir rüzgârla karşı karşıya. Getiri üretmeyen bir varlık olarak altın, yatırımcıların devlet tahvillerinden tatmin edici bir getiri elde edebildiği dönemlerde daha az cazip hale geliyor. Altın fiyatlarında baskının sürmesini ve 4.000 dolardaki psikolojik destek seviyesine doğru geri çekilmeyi öngörüyoruz.
Avustralya doları özellikle kırılgan; piyasa artık Avustralya Merkez Bankası’nın (RBA) bu yılın ilerleyen dönemlerinde olası bir faiz indirimini fiyatlıyor. Bu politika ayrışması, en büyük ticaret ortağı Çin’den gelen daha zayıf ekonomik verilerle birleşince düşüş eğilimini destekliyor. AUD/USD’de olası yükselişleri yeni kısa (short) pozisyon başlatmak için bir fırsat olarak görüyoruz.