İşgücü Piyasası Sıkı Kalmaya Devam Ediyor
Ayrıca son verilerin işgücü piyasasının (iş bulma/işe alım koşulları) sıkı kaldığını, işsizliğin Ocak’ta yeni bir rekor düşük seviyeye gerilediğini gösterdiği belirtiliyor. Hizmet enflasyonunun da “yapışkan” kaldığı (kolay düşmeyen, inatçı seyre uğrayan) ifade ediliyor. Habere göre ECB’nin Şubat toplantı tutanaklarında birden fazla risk sıralandı; bunlar arasında daha yüksek enerji fiyatları endişesi de yer aldı. Tutanaklarda anılan araştırmaya da atıf yapılarak, jeopolitik risk şoklarının (savaş/gerilim kaynaklı ani belirsizlik) olumsuz arz şoku (üretim/tedarik tarafında bozulma) gibi çalışabildiği; enflasyon üzerinde kalıcı yukarı yönlü etki yarattığı ve risk dağılımını yukarı kaydırdığı (yüksek enflasyon ihtimalini artırdığı) belirtiliyor. FXStreet, içeriğin bir yapay zekâ aracıyla üretildiğini ve bir editör tarafından kontrol edildiğini aktarıyor. Piyasa değerlendirmesinin Nordea Baş Analisti Jan von Gerich’e ait olduğunu ve FXStreet Insights Ekibi tarafından sunulduğunu belirtiyor.Enerji Fiyatları ve Politika Riskleri
Geçen yılın ortalarına doğru bu yukarı yönlü riskler gerçekleşti. Brent petrol fiyatlarının Mayıs-Eylül 2025 arasında %15’in üzerinde yükseldiğini gördük; bu artış enflasyon beklentilerine (piyasanın gelecek enflasyon tahmini) doğrudan yansıdı. Bu tablo, merkez bankalarının enflasyonu dizginlemek (fiyat artışını düşürmek) için hareket etmeyi, yeniden “eğrinin gerisinde kalma” (enflasyona geç tepki verme) riskine tercih edeceği görüşümüzü teyit etti. Aynı dönemde, ECB’nin umduğu gibi iç kaynaklı baskılar da zayıflamadı. Eurostat verilerine göre 2025’in ikinci yarısında işsizlik oranı %6,5 civarında seyretti. Bu durum, hizmet enflasyonunun inatçı kalmasına katkı verdi; hizmet enflasyonu geçen yıl boyunca sürekli %4’ün üzerinde geldi. Bu ortam, nihayetinde ECB’yi adım atmaya yöneltti ve banka Kasım 2025’te ana faiz oranını 25 baz puan artırdı. (Baz puan, faizde yüzde 0,01’lik değişimi ifade eder; 25 baz puan = 0,25 puan.) Bu adım, yılın ikinci yarısında hamle bekleyen tahminimizle uyumlu olurken, baştan gördüğümüz artan riskleri de doğruladı. Merkez bankası, jeopolitik şokların kalıcı enflasyon etkisi olan olumsuz arz yönlü olaylar olarak ele alındığını açıkça ortaya koydu. Şimdi Mart 2026’ya girerken ECB, veriye bağlı (kararı gelen verilere göre güncelleyen) ve temkinli kalmayı sürdürüyor. Yatırımcıların, bankanın sıkılaştırma döngüsünü (faiz artırma süreci) bitirmemiş olabileceği ihtimalini dikkate alması gerekiyor. Özellikle yaklaşan enflasyon verileri öncesinde, faiz oynaklığının (faiz beklentilerindeki dalgalanma) artmasına dayalı opsiyon stratejileri (belirli bir fiyattan alma/satma hakkı veren sözleşmelerle kurulan plan) uygun görünüyor. Özellikle türev ürün yatırımcıları (değeri başka bir finansal ürüne bağlı sözleşmelerle işlem yapanlar), piyasada tam fiyatlanmamış olabilecek ek faiz artışlarına karşı pozisyon almak için EURIBOR vadeli işlemlerinde alım opsiyonu (call; belirli fiyattan alma hakkı) almayı değerlendirebilir. Bu, tanımlı risk (en fazla ödenen prim kadar kayıp) ile, ECB’nin önümüzdeki aylarda daha sert adım atması durumunda kazanç sağlama imkânı sunar. Daha şahin (faiz artışına daha yatkın) bir ECB riskine karşı korunma (hedge; olumsuz senaryoya karşı pozisyon alma) temkinli bir yaklaşım olacaktır.
Hemen işlem yapmaya başlayın – Gerçek VT Markets hesabınızı oluşturmak için buraya tıklayın