Avrupa Parlamentosu’nun ticaret komitesi, Amerika Birleşik Devletleri menşeli geniş bir ürün yelpazesine uygulanan Avrupa Birliği gümrük vergilerinin kaldırılmasını öngören mevzuata destek verilmesi yönünde oy kullandı. Bu adım, AB-ABD ticaret anlaşmasının AB tarafından hayata geçirilmesini ilerletirken, bloğun ABD Başkanı Donald Trump’ın 4 Temmuz uyum son tarihini karşılaması açısından da süreci rayında tutuyor; böylece Atlantik ötesinde kısa vadede bir gümrük tarifesi gerilimi yaşanması riski azalıyor.
Piyasalarda, komite kararının ardından euroda sınırlı bir geri çekilme görüldü. Buna rağmen EUR/USD yazının kaleme alındığı sırada yaklaşık 1,1647 seviyesinde, %0,1 artıda işlem görüyordu.
Euro ve Para Politikası Açısından Etkiler
Avrupa Parlamentosu komitesinin ABD tarifelerini indirme yönündeki oyu, euroya ilişkin görünümdeki riskleri belirgin biçimde azaltıyor. EUR/USD’nin 1,1647’ye hafif yükselişini, 4 Temmuz son tarihi öncesinde olası bir yukarı hareketin başlangıcı olarak değerlendiriyoruz. Eurostat’ın son verileri Euro Bölgesi enflasyonunun mayısta %2,6 ile güçlü seyrini koruduğuna işaret ederken, Avrupa Merkez Bankası’nın faiz indirimi baskısı azalıyor; bu durum da pariteyi destekleyici bir unsur.
Hisse Senetleri, Volatilite ve Sektörel Fırsatlar
Avrupa hisselerine daha yapıcı bakıyoruz; özellikle de bu ticari gerilim nedeniyle baskı altında kalan Alman ihracatçılarına. Son açıklanan çeyrekte Almanya’nın ABD’ye ihracatı %1,9 geriledi; bu düşüşü büyük ölçüde tarife tehditlerine bağlıyoruz. 2018-2019 dönemine dönüp bakıldığında, benzer yumuşama süreçlerinde Alman DAX endeksinin sert yükseldiği görülmüştü; bu da önümüzdeki haftalar için güçlü bir tarihsel emsal sunuyor.
Bu büyük ticaret ihtilafının çözülmesi, piyasa volatilitesini de aşağı çekebilir. Euro Stoxx 50 Volatilite Endeksi (VSTOXX) hâlihazırda 14 civarında seyrederken, önemli bir kuyruk riskinin ortadan kalktığı düşünüldüğünde bu seviye yüksek görünüyor. Temmuz son tarihi yaklaşırken, geniş Avrupa endekslerinde vade dışı (out-of-the-money) put yazımı gibi stratejilerle volatilite satışı tarafında bir fırsat görüyoruz.
Odağın, artık bertaraf edilen tarifelerin başlıca hedefi olan Avrupa otomotiv sektöründe de olması gerekiyor. Volkswagen ve BMW gibi şirketler gelirlerinin önemli bir kısmını ABD pazarından elde ederken, mayıs ayı otomotiv satış verileri Kuzey Amerika talebinde sınırlı bir toparlanmaya da işaret ediyor. Bu rahatlama rallisine kaldıraçlı biçimde maruz kalmak için, söz konusu hisselerde uzun (long) call spread pozisyonlarını etkin bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz.