BNP Paribas, Çin’in GSYH büyümesinin 2026’nın ilk çeyreğinde yıllık bazda %5,0’a yükseldiğini; 2025’in 4. çeyreğindeki %4,5 seviyesinden arttığını ve 2025 genelinde büyümenin %5 olarak gerçekleşmesinin ardından geldiğini belirtti. Banka, 2026 boyunca büyümenin ılımlı şekilde yavaşlamasını bekliyor; ihracatın dinamik kaldığı, buna karşın iç talebin zayıf seyrettiği ve emlak sektöründeki stresin sürdüğü K-şeklinde bir patika tarif ediyor.
Kredi kuruluşu, küresel zeminin daha az destekleyici hale gelmesiyle birlikte adımlar sınırlı kalsa da, maliye ve para politikasının destekleyici tutulacağını öngörüyor. Politika yapıcıların devreye aldığı “anti-involution” önlemleri ile daha yüksek küresel enerji fiyatlarının desteğiyle, deflasyonist baskıların 2026’da hafiflemesi bekleniyor.
Karma Ekonomik Görünümde Türev Stratejileri
Bugün, 2 Haziran 2026 itibarıyla Çin’e ilişkin ekonomik görünümün karma olduğunu görüyoruz; bu da türev yatırımcıları için net fırsatlar sunuyor. İlk çeyrekteki güçlü %5,0’lik büyüme artık geride kaldı ve beklenen ılımlı yavaşlamaya hazırlanıyoruz. Üçüncü çeyreğe kadar olası bir ivme kaybına karşı korunmak için CSI 300 ETF gibi geniş piyasa endekslerinde put opsiyonu alımını makul bir hedge yöntemi olarak görüyoruz.
Önümüzdeki haftalarda stratejimiz açısından en önemli unsur K-şeklinde seyir. Mayıs 2026 ihracat verileri, elektrikli araçlara yönelik küresel talebin etkisiyle şaşırtıcı biçimde %7,1’lik bir sıçramaya işaret etti; bu da belirli imalat sektörlerinde pozitif duruşu destekliyor. Bu nedenle, seçili ihracat odaklı sanayi ve teknoloji hisselerinde call opsiyonu alımına yönelirken, yeni konut satışlarının zayıf kalması nedeniyle gayrimenkul ETF’lerinde eş zamanlı olarak put alımını değerlendiriyoruz.
Sınırlı Politika Desteği ve Kur Fırsatları
Politika desteği “destekleyici ama mütevazı” olarak tanımlandığından, büyük ölçekli bir kamu teşviki beklemiyoruz. Bu da geniş tabanlı bir piyasa rallisinin olası olmadığı görüşümüzü güçlendiriyor ve sektör seçiminin kritik olduğuna işaret ediyor. Merkez bankası aksiyonunun sınırlı kaldığı bu ortam volatiliteyi baskılayabileceğinden, başlıca endekslerde vade dışı (out-of-the-money) call spread satışı gibi stratejiler gelir yaratımı açısından cazip olabilir.
Enerji fiyatlarındaki artışın da etkisiyle deflasyonist baskıların hafiflemesi, şirket kârlılıkları ve yuan için bir miktar destek sunabilir. Bu durum, Çin Halk Bankası’nın agresif faiz indirimlerine gitme olasılığını azaltır. Bu görüşü, yuanın buradan belirgin şekilde zayıflamayacağı beklentisiyle USD/CNH call opsiyonları satmak gibi kur türevleri üzerinden ifade edebiliriz.