Bavyera’da tüketici fiyat enflasyonu mayısta geriledi; yıllık TÜFE oranı önceki %2,9 seviyesinden %2,6’ya düştü. Bu hareket, Almanya’nın en büyük bölgesel ekonomilerinden birinde enflasyon görünümünün yumuşadığına işaret ediyor.
Son veri, Bavyera’da yıllık fiyat artışının geçen aya kıyasla hız kestiğini göstererek Almanya içindeki bölgesel enflasyon eğilimlerine dair güncel bir gösterge sunuyor. %2,9’dan %2,6’ya gerileme, mayıs ayı için TÜFE patikasında belirgin bir ılımlamaya işaret ediyor.
Euro Bölgesi Enflasyonu ve ECB Politikası İçin Çıkarımlar
Almanya’nın kilit eyaletlerinden Bavyera’dan gelen soğuyan enflasyon verisi, tüm Euro Bölgesi için önemli bir öncü gösterge niteliğinde. Bugün itibarıyla (29 Mayıs 2026) bu tablo, bölge için daha düşük bir manşet enflasyon verisine işaret ediyor. Bu da Avrupa Merkez Bankası’nın yaklaşan yaz toplantılarında daha güvercin bir duruş benimsemesi yönündeki baskıyı artırdığı görüşümüzü güçlendiriyor.
ECB faiz indirimi olasılığının arttığını fiyatlayacak şekilde kısa vadeli faiz türevlerindeki pozisyonlarımızı güncelliyoruz. Piyasanın ECB’nin temmuz toplantısına ilişkin fiyatlaması, geçen hafta %50 olan 25 baz puanlık indirim olasılığının artık %85’e yükseldiğine işaret ediyor. Eylül 2026 vadeli EURIBOR vadeli işlemlerinde alım yönünde değer görüyoruz; zira bu kontratlar, dezenflasyon eğilimini henüz tam olarak yansıtmıyor.
Merkez Bankası Politikalarındaki Ayrışmaya Karşı Piyasa Stratejileri
Bu politika ayrışmasının, özellikle ABD’de çekirdek enflasyonun %3,2 ile inatçı seyrini koruduğuna işaret eden son veriler ışığında, euro üzerinde baskı yaratması muhtemel. Bu nedenle, daha zayıf eurodan faydalanmak için üç ay vadeli EUR/USD satım (put) opsiyonları alıyoruz. Tarihsel olarak, ECB’nin gevşediği ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) beklemede kaldığı dönemlerde parite, benzer bir zaman aralığında %3-%5 arası değer kaybı eğilimi göstermiştir.
Hisse senedi piyasalarında daha düşük borçlanma maliyetleri, Avrupa hisseleri için destekleyici bir unsur. Önümüzdeki haftalarda Alman DAX’ın ve Euro Stoxx 50’nin ABD benzerlerine kıyasla daha iyi performans göstereceğini öngörüyoruz. Tahvil getirilerindeki düşüşle güçlü pozitif korelasyon sergileyen endeks yapısı nedeniyle, Euro Stoxx 50’de alım yönlü (call) opsiyonlarla uzun pozisyonlarımızı artırıyoruz.
Ayrıca devlet tahvili spread’lerini, özellikle Alman Bund’ları ile İtalyan BTP’leri arasındaki farkı yakından izliyoruz. Daha gevşek bir ECB duruşu, çevre ülkelerin borçlanma araçlarını genellikle destekleyerek bu spread’in daralmasına yol açar. Alman Bund vadeli işlemlerinde kısa pozisyon alırken İtalyan BTP vadeli işlemlerinde uzun pozisyon taşımaya dayalı bir stratejinin kârlı olması beklenir.