Japonya İstatistik Bürosu’na göre Tokyo’da enflasyon Mayıs’ta yavaşladı. Manşet Tokyo TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) yıllık bazda %1,4 arttı; önceki %1,5 seviyesinin altında kaldı. Taze gıda hariç endeks %1,3 ile yıllık bazda arttı; %1,5 beklentisinin altında kalarak Nisan’daki %1,5’ten yavaşladı. Taze gıda ve enerji hariç (çekirdek enflasyonun daha “temiz” göstergesi) ölçüm %1,6’ya geriledi (önceki %1,9). Verinin ardından USD/JPY, gün içinde %0,17 düşüşle 159,25 seviyesine indi.
Veri öncesinde piyasalar Tokyo TÜFE’yi yen için kısa vadede son önemli belirleyici olarak görüyordu. Bunun nedeni, Nisan sonu ve Mayıs başında toplamı 60 milyar doları aşan iki ayrı döviz müdahalesi (yetkililerin kura doğrudan alım-satımla müdahalesi) haberleriydi. USD/JPY, müdahale sonrası hareketin yaklaşık %80’ini geri almış, 159,20 civarında ve 160,00 seviyesine yakın işlem görüyordu. Nisan verisi manşette ve taze gıda hariç ölçümde %1,5 ile gelmişti. Taze gıda ve enerji hariç okuma ise %1,9 ile %2,3 piyasa beklentisinin altında kalmış ve Mart 2022’den bu yana en yavaş artışa işaret etmişti; ayrıca Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) %2 hedefinin üç ay üst üste altında kalmıştı. Piyasa arka planında ABD ve Japonya faiz farkı öne çıkıyordu: Fed’in hedef aralığı %3,50-%3,75, BoJ politika faizi %0,75; aradaki fark yaklaşık 300 baz puan (1 baz puan = %0,01). Teknik görünümde 50 periyot EMA (üstel hareketli ortalama: son fiyatlara daha fazla ağırlık veren ortalama) 158,50 civarında, 200 EMA 155,50’ye yakın izleniyordu. Gün içi fiyat veri öncesinde 159,65’ten 159,20’ye gerilemişti.
Japonya Merkez Bankası Politikası ve Piyasa Dinamikleri
Tokyo enflasyonunun beklentiden düşük %1,4 gelmesi, BoJ’un Haziran’da kayda değer bir faiz artışına gitmesi için zemin bırakmıyor. Bu, döviz piyasalarındaki mevcut tabloyu güçlendiriyor. USD/JPY 159,25 civarında; geçmişte resmi adımları tetiklediği görülen 160,00 seviyesine uzak değil.
Stratejinin merkezinde ABD-Japonya faiz farkı bulunuyor; bu fark şu anda 500 baz puanın üzerinde. Bu büyük fark, yen borçlanıp (düşük faizli para biriminden borçlanma) daha yüksek faiz getiren ABD dolarına yatırım yapmayı kârlı kılıyor. Bu işleme “carry trade” denir (faiz farkından kazanç hedefleyen işlem). Faiz farkı sürdükçe USD/JPY’de yukarı yön baskısı korunur.
Bu nedenle USD/JPY’de geri çekilmeler alım fırsatı olarak görülebilir. Piyasadaki ana görüş, BoJ’un “normalleşme” söyleminin (çok gevşek politikadan çıkış) enflasyonda belirgin ve kalıcı bir yükseliş olmadan somut adıma dönüşmeyeceği yönünde. Bu da yenin önümüzdeki haftalarda zayıf kalmasına neden olabilir.
Stratejik Konumlanma ve Riskler
Bununla birlikte Maliye Bakanlığı kaynaklı döviz müdahalesi riski yakından izlenmeli. 2024 Nisan ve Mayıs’ta dolar/yen kurunun 160 eşiğini aşmasıyla toplamı 9 trilyon yenin üzerindeki müdahaleler görülmüştü. Bu seviye hâlâ net bir eşik ve yaklaştıkça sözlü uyarıların artması beklenir.
Türev ürün (vadeli/opsiyon gibi değeri dayanak varlığa bağlı ürünler) tarafında bu ortam, USD/JPY’de yükselişten yararlanmak için alım opsiyonu (call: belirli fiyattan alma hakkı) alımını öne çıkarıyor. Müdahale kaynaklı ani sert düşüş riskini sınırlamak için “call spread” (bir call alıp daha yukarı fiyattan başka bir call satma; maliyet ve kârı sınırlar) kullanılabilir. Müdahale ile oluşabilecek sert düşüşlerde satım opsiyonu (put: belirli fiyattan satma hakkı) satışı da (prim geliri için) mevcut trendde daha iyi fiyattan yeniden pozisyon alma fırsatı olarak değerlendirilebilir.