Japonya’da iş başvurusu başına açık iş sayısını gösteren oran (jobs-to-applicants ratio) Nisan’da 1,18 ile piyasa beklentisine paralel gerçekleşti. Bu veri, her 100 başvuruya karşı 118 açık pozisyon bulunduğunu ve mevcut işgücü havuzuna kıyasla işgücü talebinin (şirketlerin eleman ihtiyacı) istikrarlı kaldığını gösteriyor.
Oran, işgücü piyasasının ne kadar sıkı olduğunu izlemek için yakından takip ediliyor ve ücret artışları ile genel ekonomik ivmeye yönelik beklentileri etkileyebiliyor. Nisan verisinin tahminlerle aynı gelmesi, işe alım koşullarında beklenmedik bir değişime işaret etmedi.
İşgücü Piyasası İstikrarı ve Enflasyon Görünümü
Nisan’da oran 1,18 ile tam olarak beklendiği gibi geldi. Bu nedenle sadece bu veriye bakarak piyasada ani bir hareket beklenmemeli. Veri, işgücü piyasasının istikrarlı ve “sıkı” (eleman bulmanın zor, iş ilanlarının görece fazla olduğu) kaldığını teyit ediyor.
Bu görünüm enflasyon tarafını da destekliyor. Japonya’da ülke geneli çekirdek TÜFE (core CPI: oynak kalemler olan taze gıda gibi unsurların dışarıda bırakıldığı enflasyon göstergesi) Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) %2 hedefinin üzerinde iki yılı aşkın süredir seyrediyor ve Nisan 2026’da %2,2 oldu. Sıkı işgücü piyasası, enflasyonun kalıcı olması için gerekli ücret artışlarını destekleyerek merkez bankası üzerindeki baskıyı artırabilir.
BoJ Politikası, Yen ve Piyasa Stratejisine Etkiler
Bu nedenle, BoJ’un üçüncü çeyrekte faiz artırma olasılığının yükseldiğini düşünüyoruz. Önümüzdeki haftalarda yatırımcılar daha güçlü bir yen ihtimalini fiyatlayabilir; çünkü ABD ile faiz farkı (iki ülke faizleri arasındaki makas) daralmaya başlayabilir. USD/JPY kurunun (dolar/yen) politika mesajlarına ne kadar duyarlı olduğu daha önce de görüldü; BoJ’un para politikasını “normalleştirme” (çok gevşek politikalardan kademeli çıkış) sinyali vermesinin ardından 2025 başında yen hızlı değer kazanmıştı.
Nikkei 225 için tablo karışık. Güçlü ekonomi şirket kârları için olumlu olsa da, borçlanma maliyetlerinin (faizlerin) yükselme ihtimali önemli bir olumsuz unsur. Bu nedenle hisse endekslerinde oynaklığın (volatilite: fiyatların dalgalanma şiddeti) artmasını bekliyor ve iki yöndeki fiyat hareketlerinden faydalanabilecek stratejiler öne çıkıyor.
Bu rapor yeni bir yön değişimi değil, mevcut eğilimin teyidi niteliğinde olduğundan, JGB vadeli işlemlerinde (Japon devlet tahvili kontratları) ve yen opsiyonlarında ima edilen oynaklık (implied volatility: opsiyon fiyatlarının işaret ettiği beklenen dalgalanma) görece düşük kalıyor. Bunu, yaz ilerledikçe BoJ’un daha “şahin” (enflasyonla mücadelede daha sıkı politika yanlısı) bir çizgiye kaymasından faydalanabilecek pozisyonlar için fırsat penceresi olarak görüyoruz. Piyasa, gelecekteki faiz artışlarının hızına dair fazla rahat görünüyor.