ABD Hazine’sinin son dört haftalık hazine bonosu (T-bill, kısa vadeli devlet borçlanma senedi) ihalesi %3,63 seviyesinde sonuçlandı. Bu oran, önceki ihaledeki %3,61’in üzerinde. Bu hareket, hükümetin düzenli bono ihraçlarıyla kısa vadeli borcunu yenilemeye devam etmesiyle, kısa vadeli fonlama maliyetlerini %3’ün orta bandında tutuyor.
En yüksek faizdeki 2 baz puanlık (0,02 yüzde puan) artış, bir önceki ihaleye kıyasla faiz eğrisinin (farklı vadelerde faiz oranlarının dağılımı) en kısa tarafında talep koşullarında sınırlı bir güçlenmeye işaret ediyor. Dört haftalık bonolar, nakit yönetimi fiyatlaması ve piyasa likiditesi (alım-satımın kolay yapılabilmesi) açısından yakından izlenen bir gösterge olmaya devam ediyor; son sonuç yeni ihraç dilimi için referans getiri (benchmark yield) seviyesini belirledi.
Faiz İndirimi Beklentilerindeki Değişim Ve Piyasa Pozisyonlanması
Dört haftalık hazine bonosu getirisinin %3,63’e sınırlı yükselmesi, piyasanın gelecekteki ABD Merkez Bankası (Fed) faiz indirimlerinin hızına dair daha fazla şüphe duymaya başladığını gösteriyor. Küçük olsa da bu artış, kısa vadeli borçlanma maliyetlerinin bir miktar yukarı yönlü katılaştığına işaret ediyor. Bu görünümün, son dönemde güçlü kalan ekonomik veriler nedeniyle algıda hafif bir değişimi yansıttığını düşünüyoruz.
Bu değişim, enflasyonun inatçı kaldığını gösteren verilerle bağlantılı. Nisan 2026 Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE, tüketici enflasyonunu ölçen gösterge) %3,1 ile beklentinin biraz üzerinde geldi. Buna ek olarak, Nisan ayı istihdam raporunda 210 bin yeni iş yaratılması ve işsizliğin %3,8’de kalması, Fed’in faizleri hızlı biçimde indirmesi için daha az neden bırakıyor. Bu nedenle, Fed’in faiz karar organı olan Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) yaklaşan Haziran toplantısında “bekle-gör” mesajı verebileceği ihtimalini dikkate alıyoruz.
Bu çerçevede, kısa vadeli faiz vadeli işlemlerindeki (futures, belirli bir tarihte belirli fiyattan alım-satım için yapılan sözleşme) pozisyonlarımızı ayarlıyoruz; örneğin SOFR’a (güvenceli gecelik finansman faizi, ABD’de kısa vadeli referans faiz) endeksli sözleşmeler. Piyasa, 2026 sonuna kadar neredeyse iki tam faiz indirimi fiyatlıyor; biz bunu fazla iyimser buluyoruz. Yıl sonunda politika faizinin piyasada ima edilenden daha yüksek kalacağı beklentisiyle, vadeli işlem sözleşmelerinde satış yönlü stratejiyi (daha yüksek faiz beklentisine oynayan pozisyon) fırsat olarak görüyoruz.
Oynaklık Koruması, Hisse Stratejisi Ve Dolar Görünümü
Fed’in izleyeceği yola dair bu belirsizlik, piyasa oynaklığını (fiyat dalgalanması) mevcut düşük seviyelerden yukarı çekebilir. VIX endeksi (S&P 500 için beklenen oynaklığı ölçen “korku göstergesi”) son dönemde 17 civarında; tarihsel olarak ılımlı bir seviye. Bu nedenle endeks üzerinde alım opsiyonlarını (call option, belirli fiyattan alma hakkı) olası bir dalgalanma sıçramasına karşı uygun maliyetli koruma (hedge) aracı olarak görüyoruz. Bu tür bir sıçrama, Fed yetkililerinden önümüzdeki haftalarda daha “şahin” (enflasyonla mücadele için sıkı para politikasına yakın) mesajlar gelmesiyle tetiklenebilir.
Hisse senedi türevleri (derivatives, değeri başka bir varlığa bağlı sözleşmeler) tarafında bu ortam, özellikle teknoloji gibi faize duyarlı sektörlerde ve henüz kâr üretmeyen büyüme şirketlerinde daha savunmacı duruş gerektiriyor. Nasdaq 100 endeksi üzerine koruyucu satım opsiyonu (protective put, belirli fiyattan satma hakkı alarak düşüşe karşı sigorta) alımını değerlendiriyoruz. Bu strateji, piyasanın “faizler daha uzun süre yüksek kalacak” senaryosunu yeniden fiyatlaması durumunda portföyleri olası düşüşe karşı daha dayanıklı kılar.
Fed’in daha az faiz indirimi yapması ihtimali, 2025 sonundan bu yana Euro karşısında istikrarlı şekilde güçlenen ABD dolarını da destekleyebilir. Avrupa Merkez Bankası (ECB) gibi diğer merkez bankaları gevşemeye (faiz indirimi ve daha destekleyici para politikası) daha yakın görünürken, doların güçlü seyrinin süreceğini düşünüyoruz. Bu nedenle, ABD Dolar Endeksi’nin (DXY, doların başlıca para birimleri karşısındaki değerini ölçen endeks) yükselişinden faydalanan stratejilere, örneğin alım opsiyonu alımına bakıyoruz.