Euro, haftalık dip seviyelerinden toparlandı ancak Perşembe günü dolar karşısında ekside kaldı. EUR/USD, 1,1586’yı gördükten sonra 1,1600’in yeniden üzerine çıktı ve üst üste üçüncü günlük düşüşünü sürdürdü. İran’a yönelik yeni ABD saldırılarına dair haberler risk iştahını (yatırımcıların riskli varlıklara yönelme isteği) zayıflattı. Tahran, Körfez’de bir ABD üssünü vurduğunu söylerken, Kuveyt de füze ve insansız hava aracıların (İHA/drone) engellendiğini bildirdi. Artan gerilim Hürmüz Boğazı’nda (küresel petrol sevkiyatında kritik geçiş noktası) aksama riskini gündemde tuttu ve Brent petrolü 94 doların üzerine taşıdı; Brent, Çarşamba günü 92 doların altına inmişti.
Kısa vadeli hareketin ötesinde parite yatay bantta kaldı; piyasa Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) daha sıkı para politikasını (faiz artışı/para koşullarını sıkılaştırma) fiyatlamayı sürdürdü. ECB Watch Tool, 11 Haziran toplantısında Mevduat Faizi’nin (bankaların ECB’de tuttukları fazla rezervlere uygulanan faiz) 25 baz puan (0,25 puan) artarak %2,25’e çıkma olasılığını %91 olarak gösterdi. ABD’de ise odak, Nisan PCE Fiyat Endeksi’ne (Fed’in yakından izlediği enflasyon göstergesi) çevrildi; ayrıca Dayanıklı Mal Siparişleri (uzun ömürlü ürünlere talep) ve haftalık İşsizlik Maaşı Başvuruları izlenecek. Teknik tarafta EUR/USD 1,1610 civarında, 1,1575–1,1660 arasındaki 80 piplik (dövizde standart küçük fiyat adımı; EUR/USD’de 1 pip = 0,0001) bant içinde işlem gördü. RSI (göreli güç endeksi; momentum göstergesi) orta çizginin altında, MACD (hareketli ortalama yakınsama/ıraksama; trend ve momentum göstergesi) ise hafif negatifti. 1,1575 altına kırılım 1,1505–1,1525 bölgesini gündeme getirebilir; 1,1660 üzerine hareket ise 1,1720 ve ardından 1,1790 seviyelerini öne çıkarabilir.
Jeopolitik Gerilim ve Ekonomik Etki
İran’da artan gerilim petrol fiyatlarını yukarı iterken yatırımcıları daha temkinli hale getiriyor; bu da Euro’yu kırılgan hale getiriyor. Bu “riskten kaçış” (güvenli varlıklara yönelim) eğilimi, güvenli liman olarak görülen ABD dolarını desteklerken EUR/USD üzerinde baskı kuruyor. CBOE Volatilite Endeksi’nin (VIX; piyasa oynaklığı/korku göstergesi) ay başındaki 15 seviyesinden 19’un üzerine yükselmesi, artan tedirginliğe işaret ediyor.
Brent petrolün varil başına 94 doların üzerine çıkması Euro için belirgin bir olumsuz faktör. Euro Bölgesi net enerji ithalatçısı olduğu için yüksek petrol fiyatlarına ABD’den daha hassas. Geçmişte enerji maliyetlerinin hızla yükseldiği dönemler (örneğin 2022’deki şok) Avrupa’da büyümenin yavaşlamasıyla birlikte görülmüş ve para birimi üzerinde baskı oluşturmuştu.
Merkez Bankası Politikası ve Piyasa Stratejisi
Buna karşın Euro, 11 Haziran’da ECB’nin faiz artırabileceği beklentisinden destek buluyor. Euro Bölgesi enflasyon verileri, Nisan’da tüketici fiyatlarının yıllık %2,7 arttığını ve ECB’nin hedefinin üzerinde kaldığını gösterdi. Bu görünüm, bankanın adım atması gerektiği beklentisini güçlendirerek Euro’daki düşüşü şimdilik sınırlıyor.
ABD tarafında ise geçen haftaki PCE verisi, çekirdek enflasyonun (enerji ve gıda gibi oynak kalemler hariç) %2,9 ile beklentinin üzerinde geldiğini gösterdi. Bu, Fed’in (ABD Merkez Bankası) sıkı duruşunu (faizleri yüksek tutma) koruması yönündeki baskıyı artırıyor. Merkez bankaları arasındaki bu karşıt baskı, EUR/USD’nin mevcut bant içinde kalmasında etkili.
Bu karşıt etkenler nedeniyle, paritenin yatay kalmasından kazanç hedefleyen opsiyonlarda (belirli fiyattan alma/satma hakkı veren türev ürün) fırsat görülebilir. Oynaklık satışı (fiyat dalgalanmasının düşeceğini varsayarak prim toplama) amacıyla, 1,1575–1,1660 bandının dışına yerleştirilen kullanım fiyatlarıyla “iron condor” (aynı vadede bir alım ve bir satım opsiyonu satıp, daha dış seviyelerden koruma amaçlı opsiyon almak; bantta kalırsa prim geliri hedefler) gibi stratejiler önümüzdeki haftalarda işe yarayabilir. Bu yaklaşım, ne ECB’nin “şahin” duruşunun (faiz artışına daha yatkın tutum) ne de jeopolitik kaygıların güçlü bir kırılma yaratacağı varsayımına dayanır.