ABD doları, piyasaların ABD Merkez Bankası’nın (Fed) görünümünü yeniden fiyatlamasıyla karışık bir seyir izledi. Enflasyonda (fiyat artışlarında) daha güçlü sinyaller ve Hazine tahvili getirilerindeki yükseliş etkili oldu. Orta Doğu’da olası bir barış anlaşmasına dair iyimserlik, dolara talebi sınırladı. Ancak bu havanın tersine dönmesi oynaklığı (fiyatların hızlı ve sert dalgalanması) artırabilir ve kısa vadede dolara destek verebilir. Gözler yaklaşan PCE verisine ve Fed yetkililerinin konuşmalarına çevrildi; dolar, politika yapıcıların piyasanın daha “şahin” (faiz artırımı eğilimli) beklentilerini doğrulayıp doğrulamayacağına duyarlı.
Faiz fiyatlamasındaki değişim, son açıklanan TÜFE (tüketici fiyat endeksi), ÜFE (üretici fiyat endeksi) ve ithalat fiyatları verilerinde nisan ayına işaret eden enflasyon artışıyla hızlandı. Bu tablo, beklentileri birden fazla Fed faiz artırımına doğru itti. 2 yıllık ABD tahvil getirisi yeni zirveler gördü; yatırımcılar ABD faizlerinde yükseliş için hâlâ alan olduğunu düşünürken kısa vadeli faizlerdeki yukarı yönlü baskı arttı. Türev ürünlerde (değeri başka bir varlığa bağlı finansal araçlar) OIS piyasası (gecelik faiz üzerinden yapılan takas işlemleri piyasası) aralık ayına kadar bir faiz artışını tamamen fiyatlıyor. Buna karşın Fed’in karar organı olan FOMC’den (Federal Açık Piyasa Komitesi) gelen mesajlar, agresif sıkılaşma (faiz artırımı ve para politikasını sıkı tutma) beklentilerini henüz tam olarak desteklemedi.
Yüksek Getiriler ve İnatçı Enflasyon Ortamında Dolar Desteği
Piyasalar bu yıl Fed’in faiz indirimine gitmeyeceğine daha fazla ağırlık verdikçe ABD dolarının destek bulduğu görülüyor. Çekirdek PCE Fiyat Endeksi (enerji ve gıda gibi oynak kalemler hariç enflasyonu izleyen gösterge) geçen hafta %3,1 ile enflasyonun Fed’in hedefinin üzerinde kaldığını teyit etti. Bu ortam, para politikası daha “güvercin” (faiz indirimi eğilimli) olan merkez bankalarının para birimlerine karşı doları destekler.
Kısa vadeli getirilerdeki yükseliş ve 2 yıllık tahvil faizinin %4,85’e çıkması, faiz artışından fayda sağlayan stratejileri öne çıkarıyor. Örneğin, devlet tahvili ETF’lerinde (borsada işlem gören fon) satım opsiyonu (belirli fiyattan satma hakkı) almak; çünkü getiriler yükselmeye devam ederse tahvil fiyatları genellikle düşer. Fed fon vadeli işlemleri (Fed politika faizine dair piyasa beklentisini yansıtan kontratlar) eylül toplantısına kadar yeni bir faiz artışı olasılığını %60’ın üzerine taşıyor; bu da bu bakışı güçlendiriyor.
Oynaklık Fırsatları ve Jeopolitik Riskler
Veriler daha fazla sıkılaştırmaya işaret etse de Fed’in resmi iletişimi temkinli kaldı; bu da belirsizlik yaratıyor. Bu durum, özellikle yaklaşan istihdam raporu ve Fed yetkililerinin konuşmaları öncesinde oynaklık işlemleri için fırsat sunabilir. Büyük döviz paritelerinde straddle gibi opsiyon stratejileri (aynı vadede hem alım opsiyonu hem satım opsiyonu alarak iki yöne sert hareketten yararlanma) her iki yönde de ani hareketleri yakalamada kullanılabilir.
Barış görüşmelerine dair jeopolitik haberler dolardaki güçlenmeyi geçici olarak sınırladı; ancak bu iyimserlik kırılgan görünüyor. Görüşmelerin bozulması, “güvenli liman” arayışını (riskli varlıklardan daha güvenli görülen varlıklara geçiş) tetikleyebilir ve faiz beklentilerinden bağımsız şekilde doları yukarı taşıyabilir. Oynaklığın artma ihtimali, korunma amacıyla (hedge) uzun dolar pozisyonlarını veya ilgili alım opsiyonlarını (fiyattan alma hakkı) elde tutmayı destekler.