Japonya Merkez Bankası (BoJ), eğitim ve enerjiyle ilgili sübvansiyonlar (devlet destekleri) gibi tek seferlik ve kurumsal etkileri dışlayan yeni “altta yatan enflasyon” göstergesinin Nisan’da %2,8’e yükseldiğini açıkladı. Bu oran Mart’taki %2,5’in üzerinde ve bankanın %2’lik hedefini aşıyor. Buna karşılık, özel etkileri hariç tutan “çekirdek-çekirdek” TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) göstergesi Nisan’da %2,2 arttı; Mart’ta artış %2,6 idi. Hükümetin referans aldığı çekirdek TÜFE ise yıllık bazda %1,4 seviyesinde kaldı ve BoJ’un tercih ettiği ölçümün belirgin şekilde altında seyretti.
Piyasalarda USD/JPY (dolar/yen) yazının hazırlandığı sırada %0,05 artışla 159,01’e yükseldi. Yaklaşık %2 enflasyonla fiyat istikrarını hedefleyen BoJ, 2013’ten bu yana aşırı gevşek para politikası izledi. Bu çerçevede “Niceliksel ve Niteliksel Gevşeme” (merkez bankasının piyasadan büyük ölçekli varlık alımlarıyla para arzını artırması) uygulandı; 2016’da negatif faiz (mevduata/rezervlere eksi getiri) ve 10 yıllık devlet tahvili faizini belirli bir seviyede tutmaya yönelik “getiri eğrisi kontrolü” (uzun vadeli faizleri hedefleyerek yönlendirme) eklendi. BoJ, Mart 2024’te faizleri artırarak bu çizgiden kısmen çıktı. Yen, 2022 ve 2023’te diğer merkez bankalarıyla politika farkı büyüdükçe zayıfladı; 2024’te ise aşırı gevşek politikadan uzaklaşma adımıyla bu hareketin bir bölümü geri alındı.
Japonya Merkez Bankası ve Yaklaşan Politika Kararları Açısından Sonuçlar
Yeni veride çekirdek oranın %2,8’e çıkması, resmi göstergelerin işaret ettiğinden daha güçlü bir fiyat artışı baskısına işaret ediyor. Bu durum, BoJ üzerinde hem enflasyonu kontrol etmek hem de yeni desteklemek için bir faiz artırımı daha düşünmesi yönünde baskı yaratıyor. Bu yüzden 14 Haziran’daki politika toplantısında söylemde ya da adımda bir değişim olup olmayacağını yakından izliyoruz.
Politika Ayrışması Ortamında Piyasa Tepkileri ve İşlem Stratejileri
Yen dolar karşısında 159 civarında işlem görürken, BoJ’dan daha “şahin” (enflasyonla mücadele için daha sıkı politika sinyali veren) bir sürpriz ya da Maliye Bakanlığı’ndan doğrudan müdahale (kurda alım-satım yaparak yön verme) riski artıyor. Önümüzdeki haftalarda USD/JPY opsiyonlarında “zımni oynaklığın” (opsiyon fiyatlarının ima ettiği beklenen kur dalgalanması) yükselmesini bekliyoruz; çünkü yatırımcılar daha geniş bir senaryo aralığını fiyatlıyor. Yen “alım opsiyonu” (fiyat yükselişinden kazanç sağlayan opsiyon) veya USD/JPY “satım opsiyonu” (kur düşüşünden kazanç sağlayan opsiyon) almak, yendeki ani güçlenmeye karşı korunma ya da bu harekete yönelik pozisyon alma açısından daha temkinli bir seçenek olabilir.
ABD ile politika farkı belirgin kalmaya devam ediyor; ABD Merkez Bankası’nın (Fed) politika faizi şu anda %3,75 seviyesinde. Bu geniş faiz farkı, “carry trade” işlemlerini (düşük faizli para biriminden borçlanıp yüksek faizli varlıklara yatırım yapma) destekliyor: Yatırımcılar yen borçlanıp daha yüksek getiri sunan dolar varlıklarına yöneliyor. BoJ daha sert adımların sinyalini verene kadar bu eğilimin sürmesi ve yen üzerinde baskının devam etmesi olası.