ABD Başkanı Donald Trump, Bloomberg’ün pazartesi günkü haberine göre, İran’la çatışmayı bitirecek ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açacak bir anlaşmaya yönelik görüşmelerin “iyi ilerlediğini” söyledi. Trump ayrıca Suudi Arabistan, Katar ve diğer ülkeleri İbrahim Anlaşmaları’na (ABD’nin arabuluculuk ettiği normalleşme anlaşmaları) katılmaya çağırdığını belirterek ABD-İran anlaşmasına doğru ivme olduğunu işaret etti.
ABD ile İsrail arasında hâlâ netleşmesi gereken başlıklar bulunuyor. Bunlar arasında Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilerin engellenmeden geçiş yapıp yapamayacağı ve İran’a ait milyarlarca dolarlık fonların (dondurulmuş para ve varlıkların) ne zaman serbest bırakılacağı yer alıyor. Piyasalarda ise haberin ardından petrol geriledi; ABD tipi ham petrol WTI gün içinde %6,75 düşüşle 89,55 dolara indi.
Petrol Piyasasında Dalgalanma ve İşlem Stratejileri
WTI’daki %6,75’lik düşüş, piyasanın anlaşma ihtimalini daha yüksek gördüğüne işaret ediyor. Bu ani belirsizlik artışı, petrol opsiyonlarında “zımni oynaklığın” (opsiyon fiyatlarına yansıyan beklenen dalgalanma) yükselmesine yol açabilir. Bu durumda opsiyon satın almak pahalılaşır; ancak fiyatlar belirgin bir yönde güçlü hareket ederse elde tutmak kazançlı olabilir.
Küresel arzın (piyasaya çıkan toplam petrol miktarı) artma ihtimali nedeniyle, temmuz ve ağustos vadeli WTI ve Brent ham petrol vadeli işlemleri üzerinde “satım opsiyonu” (put: fiyat düşerse değer kazanan opsiyon) alımı değerlendiriliyor. Yaptırımlar öncesi ihracat verilerine göre bir anlaşma İran’dan günlük yaklaşık 1,3 milyon varil ek arzın piyasaya dönmesine yol açabilir; bu da fiyatları 80 doların düşük seviyelerine itebilir. 20 Mayıs 2026 tarihli EIA (ABD Enerji Enformasyon İdaresi) raporunda stoklarda “beklenmedik düşüş” (piyasa beklentisinin tersine stok azalması) görülmüştü; ancak jeopolitik değişim bu etkiyi geri plana itiyor.
Opsiyon maliyetini sınırlamak için ağırlıkla “ayı put spread” (iki farklı kullanım fiyatlı put alıp satarak maliyeti düşüren ve kazancı belli bir aralıkla sınırlayan strateji) öne çıkıyor. En büyük risk, görüşmelerin aniden çökmesi; bu senaryoda petrol fiyatları sıçrayabilir ve bu pozisyonlar zarar yazabilir. Bu nedenle görüşmelerin bozulduğuna dair her haberde pozisyonların hızla kapatılmasına hazır olmak gerekir.
Bu tablo, 2015’teki JCPOA’ya (İran nükleer anlaşması) giden süreçte görülen fiyat baskısını hatırlatıyor; piyasa İran petrolünün geri dönüşünü beklerken fiyatlar uzun süre düşük seyretmişti. 2026’nın ilk çeyreğinde küresel talep artışının zayıflaması (tüketim artış hızının düşmesi) nedeniyle piyasanın yeni arza geçmişe göre daha hassas olduğu, bu yüzden ham petrolde aşağı yönlü riskin daha belirginleştiği değerlendiriliyor.
Daha Geniş Piyasa Etkileri ve Ek İşlemler
Ham petrol dışında, enerji sektöründe “türev ürünler” (fiyatı başka bir varlığa bağlı sözleşmeler; örn. opsiyon ve vadeli kontrat) üzerinden düşüş yönlü pozisyon fırsatları da gündemde. Energy Select Sector SPDR Fund (XLE) üzerinde put alımı değerlendiriliyor; çünkü petrol üreticisi şirket hisseleri emtia fiyatlarındaki düşüşe doğrudan duyarlı. Enerji hisselerinde bu riskin tam fiyatlanmadığı, bu nedenle giriş için elverişli bir seviye oluştuğu düşünülüyor.