Sterlin, Pazartesi günü Avrupa işlemlerinin son bölümünde ABD Doları karşısında 1,3500 civarındaki erken kazançlarını korudu. Piyasalar, kısa vadede bir ABD–İran anlaşması beklentisiyle **risk iştahı yüksek** (yatırımcıların güvenli liman yerine daha riskli varlıklara yöneldiği ortam) kaldı. ABD hisse senetleri yukarı işaret etti; S&P 500 vadeli işlemleri 7.550 civarında yaklaşık %1 yükselirken, ABD Dolar Endeksi (DXY) %0,33 düşüşle 99,00 civarına indi. Hava, ABD Başkanı Donald Trump’ın hafta sonu yaptığı ve anlaşmanın “büyük ölçüde müzakere edildiğini” söylediği açıklamaları izledi. Ancak İran Dışişleri, birçok başlığın ele alındığını belirtse de anlaşmanın imzaya çok yakın olduğunu söylemedi.
Teknik açıdan, GBP/USD 1,3500 civarında kaldı ve 20 günlük **Üssel Hareketli Ortalama**nın (EMA: son günlere daha fazla ağırlık veren hareketli ortalama) 1,3474 seviyesinin yeniden üzerine çıktı. **Göreli Güç Endeksi** (RSI: fiyatın hızını ölçen momentum göstergesi) 52 civarında seyretti. 1,3612 civarı direnç görülüyor; bu seviyenin aşılması 1,3700’e doğru hareketi gündeme getirebilir. Aşağıda, paritenin 20 günlük EMA üzerinde tutunamaması 1,3400’e çekilme riski doğurur; bunun altına inilmesi 18 Mayıs dip seviyesi 1,3302’yi öne çıkarır.
Risk İştahı İngiliz Sterlini’ni Destekliyor
Bu hafta İngiliz Sterlini’nin ABD Doları karşısında 1,2850 civarında güçlü kaldığını görüyoruz; bu, piyasadaki genel **risk iştahını** yansıtıyor. Bu iyimserlik, ABD-Çin teknoloji ticaret görüşmelerinde ilerleme olabileceğine dair haberlerden kaynaklanıyor. Bu olumlu hava, yatırımcıların daha yüksek getiri aradığı varlıklara yönelmesiyle ABD Doları’nda hafif geri çekilmeye neden oluyor.
Şu anda S&P 500 vadeli işlemleri 6.250 civarında %0,8 yükseliyor; bu, hisse senetlerine talebin güçlü olduğuna işaret ediyor. Buna paralel olarak, haftalardır 103 civarında seyreden ABD Dolar Endeksi (DXY) yaklaşık %0,4 düşüşle 102,50 civarında. Bu, şimdilik paranın doların “güvenli” görülen tarafına değil, daha riskli alanlara kaydığını gösteriyor.
ABD Ticaret Bakanı anlaşmanın “yakın” olduğunu ima ederken, Pekin’den gelen resmi mesajlar daha temkinli. Ticaret Bakanlığı sözcüsü ilerleme olduğunu, ancak “kilit fikri mülkiyet başlıklarında önemli farklar sürdüğünü” söyledi. Bu, haber akışının mevcut havayı hızlıca tersine çevirebileceğini gösteriyor.
Bu temkinli iyimser görünümle, **türev ürün** (dayanak varlığın fiyatına bağlı sözleşmeler) işlemi yapanların GBP/USD’de kısa vadeli **alım opsiyonu** (call: belirli fiyattan alma hakkı) almayı değerlendirebileceğini düşünüyoruz. Bu strateji, yukarı yönlü hareketten faydalanmayı sağlarken, görüşmeler bozulursa zararı sınırlar. 1,3000’e doğru harekete oynayan bir **boğa alım spreadi** (bull call spread: iki farklı kullanım fiyatlı call alıp-satarak maliyeti düşüren strateji) başlangıç maliyetini azaltmak için kullanılabilir.
Teknik Seviyeler ve Korunma (Hedge) Fırsatları
Risk iştahını, geçen haftaki İngiltere enflasyon verileri de destekledi: manşet TÜFE (CPI) %1,9’a gerileyerek İngiltere Merkez Bankası’nın hedefinin altına indi. Bu, ileride faiz indirimi sinyali olabilir; ancak piyasa şimdilik bunu İngiltere ekonomisinin **yumuşak iniş** (sert daralma olmadan enflasyonun düşmesi) ihtimali olarak okuyor. Tarihsel olarak, küresel büyüme beklentileri de iyiyse, para birimi faiz indirimi döneminin ilk safhasında güçlenebiliyor.
GBP/USD, 20 günlük Üssel Hareketli Ortalama’yı yeniden kazandı; bu seviye şu anda 1,2810. Bu, kısa vadeli ivmenin toparlandığına işaret ediyor. Bir sonraki direnç 1,2920 civarında izleniyor; bu seviye, bu çeyreğin başlarında önemli bir dönüm noktasıydı. 20 günlük EMA üzerinde kalıcılık sağlanamazsa 1,2750 civarındaki destek gündeme gelir.
Piyasa **volatilitesi** (fiyat oynaklığı) düşerken, **güvenli liman para birimleri**nde opsiyon kullanarak düşük maliyetli bir **korunma** (hedge: ters hareket riskine karşı sigorta) fırsatı da görüyoruz. Japon Yeni’nde **zımni volatilite** (implied volatility: opsiyon fiyatının işaret ettiği beklenen oynaklık) bir yıldan uzun sürenin en düşük seviyesine indi. Bu durum, USD/JPY’de **satım opsiyonları**nı (put: belirli fiyattan satma hakkı) risk iştahının aniden bozulmasına karşı koruma amaçlı daha cazip kılıyor. Bu, jeopolitik hayal kırıklıklarına karşı portföye daha düşük maliyetli bir tampon sağlayabilir.