Güney Kore hisseleri, yapay zekâ (AI: insan benzeri görevleri yapan yazılım ve bilgisayar sistemleri) ve yarı iletken (çip) şirketlerinin öncülüğünde yükselse de, KOSPI küresel ölçekte güçlü performansını korurken finansal koşullar sıkılaşıyor. BNY’nin iFlow verileri, kurumsal yatırımcıların (fonlar, sigorta şirketleri gibi büyük yatırımcılar) yoğun satış yaptığını ve marttan nisana uzanan dönemde çıkışların sürdüğünü gösteriyor.
BNY’nin iFlow’u, gelişen piyasalar (EM: Emerging Markets; gelişmekte olan ülkeler piyasaları) için “öncü gösterge” olarak tanımlanıyor. Gösterge, günlük sınır ötesi menkul kıymet akımlarını (ülkeye giren-çıkan hisse/tahvil işlemleri) birleştiriyor ve resmi verilerle eşleştiriyor. Rapor, ralli sırasında girişlerin giderek “kur korumasız” (hedge edilmemiş: kur riskine karşı korunma yapılmamış) hale geldiğini; bu nedenle yeniden hızlanan çıkışların Kore wonunu zayıflatabileceğini belirtiyor.
Rapor, fon akışlarındaki tabloyu yüksek kısa vadeli enflasyon beklentilerine bağlıyor. Yükselen enflasyon beklentileri tahvil getirilerini (faizlerini) yukarı itebilir ve pozisyonların yoğun olduğu (çok yatırım yapılmış) hisse piyasalarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca Japonya, Güney Kore, Tayvan ve diğer net enerji ithalatçılarında girdi maliyetlerinin arttığını; bunun zamanla normale dönmesinin beklenebileceğini ve geleneksel dış ticaret/fon fazlalarını azaltabileceğini vurguluyor.
Rapora göre, net alımların azalmasına bağlı zayıf para birimi performansı, ülkelerin iç finansal koşullarını sıkılaştırabilir ve faiz artışlarını tetikleyebilir. Endonezya’nın çarşamba günü ve Filipinler’in bu ayın başında attığı “ön alıcı” adımlara (piyasayı bozmadan önce atılan koruyucu adımlar) dikkat çekiliyor. Koşullar sıkı kalırsa Asya-Pasifik gelişen piyasalarında (APAC EM) yatırımcı pozisyonlamasının yeniden ayarlanması gerekebileceği ifade ediliyor.
Güney Kore piyasalarında ayrışma görülüyor: AI ve çip hisseleri KOSPI’yi yeni zirvelere taşırken, kurumsal yatırımcılardan gelen güçlü satış bunun kalıcı olmayabileceğine işaret ediyor. Bu baskı, döviz piyasasına da yansımaya başladı.
Kore wonunda stres belirtileri var: USD/KRW kuru bu hafta 1.420 seviyesinin üzerine çıkarak 2025 başındaki çalkantıdan bu yana ilk kez bu eşiği aştı. Önceki yükselişin büyük ölçüde kur korumasız olması nedeniyle, bu çıkışlar kur üzerinde normalden daha büyük etki yaratıyor. Yatırımcılar, wonun daha da değer kaybetmesinden fayda sağlamayı hedefleyen opsiyon stratejilerini (opsiyon: belirli fiyattan alma/satma hakkı veren sözleşme) değerlendirebilir; örneğin KRW vadeli işlemleri üzerinde satım (put: fiyat düşüşünden kazanç sağlayan opsiyon) almak.
KOSPI tarafında ise yabancı yatırımcılar bu ay yerel hisselerde net 3,5 milyar dolarlık satış yaptı; satışlar ralliyi taşıyan teknoloji hisselerinde yoğunlaştı. Küresel bellek çipi fiyatları geçen yılki güçlü seyrin ardından yataylaşma sinyali verirken, yarı iletkenlerde yukarı potansiyel sınırlı görünüyor. Bu ortam, uzun (alım yönlü) hisse pozisyonlarını KOSPI 200 endeksinde satım opsiyonlarıyla korumayı veya “zarar ihtimali düşük” uzak fiyatlı call (alım) opsiyonları satmayı (out-of-the-money: kullanım fiyatı mevcut fiyattan uzak, gerçekleşmesi daha zor) gündeme getiriyor.