Standard Chartered ekonomistleri, Hindistan Merkez Bankası’nın (RBI) politika faizi olan repo faizini FY27’de (Mart 2027’de biten mali yıl) 50 baz puan artırarak %5,75’e çıkaracağını öngörüyor. Daha önce beklenti, faizin %5,25’te kalması yönündeydi. Banka bu değişikliği; daha yüksek enflasyon beklentileri, rupide değer kaybı ve küresel tahvil faizlerindeki (getiri) yükseliş baskısıyla ilişkilendiriyor.
Bankanın FY27 TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi/enflasyon) tahmini %4,7’den %4,9’a çıkarıldı. Önümüzdeki dört çeyreğe (yaklaşık 12 ay) ilişkin TÜFE tahmini de %4,7’den %5,1’e yükseltildi. Geçen yıl TÜFE %2,1’di. RBI’nin hedef bandı %2–%6, orta vadeli hedefi ise %4.
Rupide Zayıflık Ve Politika Etkileri
Rupinin 96,80 seviyesinde olduğu, haziran sonu için 93 olan tahmine kıyasla daha zayıf seyrettiği belirtiliyor. Bu durumun, kur geçişkenliği (kur artışının fiyatlara yansıması) yoluyla TÜFE riskini artırdığı değerlendiriliyor. Banka, Para Politikası Kurulu’nun (MPC) haziran toplantısından itibaren faiz artırımlarına başlamasını bekliyor.
50 baz puanlık artışın haziran ve ağustos arasında paylaştırılması ya da haziran geçilirse ağustosta yapılması öngörülüyor. Ayrıca emtia fiyatları (petrol, метал vb.) daha da yükselir ve rupi zayıf kalırsa, FY27’de ilave 25–50 baz puan daha artış olasılığına kapı aralanıyor.
Nisan 2026 TÜFE verisinin %5,2 gelmesi, fiyat baskılarının arttığına işaret ediyor ve merkez bankasının kısa sürede adım atması gerektiği görüşünü destekliyor.
Rupinin dolara karşı hızlı değer kaybı (96,80), bu beklentinin ana unsuru olarak görülüyor. Kur zayıflığı ithalatı pahalılaştırarak enflasyonu besliyor; bu da “koruyucu” bir faiz artışı gerekçesini güçlendiriyor. Bu kur baskısı, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yüksek ABD enflasyonu nedeniyle faizleri yüksek seviyede tutmasıyla da artıyor. Fed’in bu duruşu, gelişen piyasalardan sermaye çıkışını hızlandırabiliyor.
Beklenen 50 baz puanlık artıştan yararlanmak için faiz swapları (tarafların faiz ödemelerini/tahsilatını takas ettiği türev sözleşme) değerlendirilebilir. Bir yıllık gecelik endekse bağlı swap (OIS: gecelik faiz oranına endeksli swap) faizi mayısta %6,05’e yükseldi; bu da piyasanın gelecekteki artışları fiyatlamaya başladığını gösteriyor. Haziran toplantısında 25 baz puan, ardından ağustosta bir 25 baz puan daha artış beklentisi öne çıkıyor.
Daha Yüksek Faizlere Göre Konumlanma
Belirsizliğin artmasıyla birlikte, önümüzdeki haftalarda hem döviz hem de tahvil piyasasında oynaklığın (fiyat dalgalanması) yükselmesi beklenebilir. Bundan yararlanmak için opsiyonlar (belirli bir fiyattan alma/satma hakkı veren türev araç) kullanılabilir; örneğin devlet tahvillerinde put opsiyonu (satma hakkı) ya da USD/INR paritesinde call opsiyonu (alma hakkı) almak gibi. Rupideki sert düşüş, kur riskinden korunma (hedge) veya spekülatif uzun dolar pozisyonlarının kârlı olabileceğine işaret ediyor.
2022 ve 2023’te RBI’nin enflasyonu kontrol etmek için hızlı ve sert faiz artırdığı dönem hatırlanıyor. Bugünkü görünüm; içeride artan fiyat riskleri ve küresel baskılar nedeniyle o döneme benzetiliyor. Bu nedenle RBI’nin, tek toplantıda 50 baz puan gibi güçlü bir adımı da atabileceği ihtimali göz ardı edilmemeli.
Koşullar kötüleşirse 50 baz puanın üzerinde artış riski de var. Emtia fiyatlarının güçlü kalması izlenmesi gereken temel başlık. Brent petrolün varil fiyatının 105 doların üzerinde kalması, enflasyonda yukarı yönlü riski artırıyor ve merkez bankasını yılın ilerleyen döneminde daha sert bir hamleye zorlayabilir.