ABD Çalışma Bakanlığı’na göre, 16 Mayıs ile biten haftada ABD’de ilk kez işsizlik maaşı başvuruları 209 bine yükseldi. Bu seviye beklentilerin altında kaldı ve bir önceki haftadaki 212 binden geriledi (önceki veri 211 binden 212 bine revize edildi).
Dört haftalık hareketli ortalama 1,5 bin düşerek 202,5 bine indi. Bir önceki haftanın ortalaması 204 bine revize edildi.
Devam Eden Başvurular Ve Piyasa Tepkisi
Devam eden işsizlik maaşı başvuruları (düzenli ödeme almaya devam eden kişi sayısı) 9 Mayıs ile biten haftada 6 bin artarak 1,782 milyona çıktı.
Veri sonrası ABD Dolar Endeksi (DXY: doların başlıca para birimleri karşısındaki gücünü gösteren endeks) 99,30 civarında işlem gördü. Dolar güçlenirken risk iştahı (yatırımcıların riskli varlıklara yönelme isteği) zayıfladı.
İstihdam verileri, ekonomik büyüme, tüketim, enflasyon ve faiz politikası beklentilerini etkilediği için para birimlerinde oynaklık yaratabilir. Ücret artışı önemlidir; çünkü maaşlar yükselince talep ve fiyatlar artabilir, ayrıca ücret kaynaklı enflasyon (fiyat artışlarının maaşlardan beslenmesi) enerji fiyatlarına bağlı enflasyona göre daha yavaş geri döner.
Merkez bankaları politika belirlerken işgücü piyasası verilerini kullanır. ABD Merkez Bankası (Fed) “çift hedef” ile çalışır: azami istihdam ve fiyat istikrarı. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ise daha çok enflasyona odaklanır.
Fed Politikası Ve İşlem Stratejilerine Etkisi
Yeni işsizlik başvuruları 209 bin ile beklentinin altında gelirken dört haftalık ortalamanın da düşmesi, işgücü piyasasının güçlü kaldığını gösteriyor. Bu görünüm, ekonominin mevcut baskılara rağmen dayanıklı olduğuna işaret ediyor ve Fed’in yakın vadeli politika adımlarına dair beklentileri doğrudan etkiliyor.
Böylesine sıkı bir işgücü piyasası (işçi bulmanın zor, talebin güçlü olduğu ortam) Fed’in faiz indirimini gündeme almasını zorlaştırır. Son enflasyon verilerinde çekirdek TÜFE (enerji ve gıda gibi oynak kalemler hariç tüketici enflasyonu) yaklaşık %3,6 seviyesinde ve %2 hedefinin üzerinde. Bu nedenle Fed’in faizleri uzun süre yüksek tutma söylemini sürdürmesi beklenir.
Bu tablo doları destekler. ABD’de faizlerin diğer büyük ekonomilere kıyasla daha yüksek kalması, sermaye girişini artırabilir. Türev ürün (değeri döviz, faiz, endeks gibi bir varlığa bağlı sözleşmeler) kullanan yatırımcılar, önümüzdeki haftalarda euro ve yen gibi para birimlerine karşı doların güçlenmesine odaklanabilir.
Ayrıca bu ortam, piyasaların umduğundan daha erken bir faiz indirimi olmayabileceğine işaret ediyor. 2025’te haftalık başvuruların sık sık 215 binin üzerinde seyrettiği dönemler görülmüştü; mevcut seviye geçen yıla göre daha sıkı bir piyasaya işaret ediyor. Bu görünüm, Fed’in politika faizine bağlı vadeli işlemlerde (future: gelecekte belirli fiyattan alım-satım sözleşmesi) faizlerin yüksek kalacağı beklentisiyle pozisyon almayı destekleyebilir.