Gümüş çarşamba günü yükseldi ve bir önceki günkü düşüşün ardından günü %3,11 artışla 76,00 dolar civarında işlem gördü. Bu hareket, ABD Hazine tahvil getirilerindeki (faiz) geri çekilme ve genel tahvil satışlarının duraksamasının ardından geldi.
ABD 10 yıllık tahvil getirisi (piyasanın uzun vadeli faiz göstergesi), son aylardaki en yüksek seviyesini gördükten sonra geriledi. Bu durum, faiz getirisi olmayan varlıklar (faiz ya da kupon ödemeyen varlıklar) arasında yer alan gümüş üzerindeki baskıyı azalttı. Getirilerin düşmesi, değerli metal tutmanın “fırsat maliyetini” (parayı faizde değerlendirmeyip metalde tutmanın maliyeti) düşürür.
Toparlanmanın Arkasındaki Etkenler
ABD-İran gerilimine bağlı yükselen enerji fiyatları, enflasyon endişelerini artırdı ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasını daha uzun süre sıkı tutabileceği beklentisini destekledi. Piyasalar, politika yapıcıların enerji fiyatları ve enflasyona nasıl baktığını anlamak için gün içinde açıklanacak Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantı tutanaklarını (Fed’in faiz kararına temel oluşturan tartışmaların kaydı) izledi.
Washington ile Tahran arasındaki dolaylı görüşmelerde ilerleme sağlanamazken, iki taraftan gelen açıklamalar risk algısını yüksek tuttu. Bu da “güvenli liman” (belirsizlikte talep gören varlıklar) talebini destekledi; gümüş de bundan pay aldı.
Gümüş fiyatları; ABD doları, faiz oranları, madencilik arzı, geri dönüşümden gelen arz ve yatırım giriş-çıkışlarından etkilenir. Bunlara borsa yatırım fonları (ETF: borsada hisse gibi alınıp satılan fon) üzerinden gelen akımlar da dahildir. Elektronik ve güneş enerjisi gibi alanlardaki sanayi talebi, ayrıca ABD, Çin ve Hindistan’daki talep koşulları fiyat dalgalanmalarını etkileyebilir. Gümüş çoğu zaman altındaki hareketleri izler.
Bir Sonraki Harekete Nasıl Konumlanmalı
Şu anki önemli fark, fiziksel talepteki belirgin güç; bu durum fiyatlar için daha sağlam bir taban oluşturuyor. Sanayi kullanımı (endüstriyel tüketim) 2026’da yeni bir rekor kırmaya hazırlanıyor: Genişleyen güneş paneli üretimi ve 5G altyapı kurulumlarının etkisiyle 690 milyon onsun üzerine çıkacağı tahmin ediliyor. Bu güçlü sanayi tüketimi, 2025’te görülen değişken yatırımcı iştahına kıyasla daha kalıcı bir destek unsuru.
Ayrıca altın-gümüş oranı (bir ons altın almak için kaç ons gümüş gerektiğini gösteren oran) takip edilmeli. Oran şu anda 51:1 civarında ve tarihsel ortalamalara göre (çoğu dönem 65:1’e yakın) belirgin şekilde düşük. Bu, gümüşün altına kıyasla pahalı göründüğüne işaret eder. Bu düşük oran, sert yükselişleri sınırlayabilir ve bu aşamada altının daha iyi “değer” sunabileceğine işaret edebilir.
Güçlü sanayi talebi ile tarihsel olarak düşük altın-gümüş oranının bir arada olduğu bu tabloda, olası yükselişi değerlendirirken riski sınırlayan stratejiler öne çıkıyor. Gümüş vadeli kontratlarında “zararda” alım opsiyonu (out-of-the-money call: mevcut fiyattan daha yüksek kullanım fiyatına sahip alım hakkı) almak, düşük primle (opsiyon için ödenen bedel) 2025 zirvelerine doğru bir toparlanmaya pozisyon alma imkânı verebilir; fiyat yatay seyrederse büyük sermaye kaybı riskini azaltır. Böylece hem düşen getiriler hem de sanayi alımlarının destekleyebileceği bir harekete katılım sağlanır.
Diğer yandan, altın-gümüş oranındaki sıkışmanın daha güçlü sinyal olduğunu düşünenler için “çift yönlü işlem” (pairs trade: iki enstrümanda zıt pozisyon alarak göreli performansa oynama) değerlendirilebilir. Bu strateji, altın türevlerinde (türetilmiş ürün: değeri başka bir varlığa bağlı sözleşmeler) uzun pozisyon (fiyat yükselirse kazanç), aynı zamanda gümüş türevlerinde eşdeğer büyüklükte kısa pozisyon (fiyat düşerse kazanç) almayı içerir. Amaç, oranların tarihsel seviyelerine dönmesinden (ortalamasına yaklaşmasından) yararlanmak ve değerli metal fiyatlarının genel yönünden bağımsız olarak getiri aramaktır.