WPIC, bu yıl platin arzında 297 bin ons açık (arzın talebi karşılayamaması) öngörüyor. Bu, üst üste dördüncü yıl açık anlamına geliyor. Piyasada dolaşan stokların (yer üstü stoklar: maden dışındaki depolarda, rafinerilerde ve yatırım ürünlerinde tutulan metal) 1,747 milyon onsa gerilemesi bekleniyor; stok/kullanım oranı (yıllık talebe göre stokların payı) %22 seviyesinde.
Bu seviyede stoklar, 2026’da talebin üç aydan daha azını karşılayabilecek. Daha önceki tahmin, bu yılki stokları 2,613 milyon ons olarak göstermişti.
Arz Açığı ile Yakın Vadeli Sürpriz
WPIC verileri, sıkışıklığın (piyasada metal bulmanın zorlaşması) bir miktar azaldığını da gösteriyor; 1. çeyrekte 268 bin ons arz fazlası (arzın talebi aşması) kaydedildi. Bu, geçen yılın aynı dönemindeki 658 bin ons açığa kıyasla belirgin bir değişim ve son altı çeyrekteki ilk fazla oldu.
Platin talebinin bu yıl %9 düşerek 7,674 milyon onsa gerilemesi bekleniyor; bu, son dört yılın en düşük seviyesi. Yatırım talebinin (yatırım amaçlı alım) yarıdan fazla düşeceği öngörülüyor. Bu beklenti, platin ETF’lerinden (borsada işlem gören fon: hisse gibi alınıp satılan fon) net çıkışlara ve borsaya kayıtlı stokların (resmi olarak borsada teslimata uygun görülen stok) azalmasına bağlanıyor.
Commerzbank, platin fiyatının yıl sonuna kadar ons başına 2.300 ABD dolarına yükselmesini bekliyor. Bu tahminin ana dayanağı, altın fiyatında öngörülen yükseliş.
Piyasada üst üste dördüncü yıl net arz açığı görülmesi fiyatları destekleyebilir. Yer üstü stokların üç aydan az talebi karşılayacak düzeye inmesi tarihsel olarak sıkı bir seviye. Buna karşın, yılın ilk çeyreğinde sürpriz bir arz fazlası oluştu ve toplam talebin dört yılın en düşüğüne inmesi bekleniyor.
Fiyat Hareketleri İçin Sonuçlar
Zayıf talep görünümü, özellikle yatırım tarafında, önümüzdeki haftalarda önemli bir baskı unsuru. 2025’e bakıldığında yatırım talebi önemli bir destekti; ancak bu yıl bunun yarıya inmesi bekleniyor. Mayıs 2026 verileri, platin destekli ETF’lerden (dayanak varlığı fiziksel platin olan fon) çıkışların sürdüğüne işaret ediyor. GraniteShares Platinum Trust (PLTM), Nisan’dan bu yana varlıklarında 40 bin onstan fazla düşüş gördü.
Temeldeki arz açığı bir “tampon” oluşturuyor: Güney Afrika’daki büyük bir madende beklenmedik bir kesinti, hızlı bir fiyat sıkışmasına (arzın aniden daralmasıyla fiyatın hızla yükselmesi) yol açabilir. 2000’lerin sonundaki elektrik arzı sorunları, stoklar bu kadar düşükken platin fiyatının ne kadar hızlı tepki verebildiğini gösteriyor. Bu temel sıkılık, mevcut seviyelerden aşağı yönlü riskin sınırlı olabileceğine işaret ediyor.
Sonuç olarak platin, tek başına güçlü bir yükseliş başlatmakta zorlanıyor ve muhtemelen altını takip edecek. Altın, birkaç haftadır ons başına 2.420 dolar civarında dar bir bantta (fiyatın sınırlı aralıkta hareket etmesi) işlem görüyor; küresel faizlerin yönüne dair daha net sinyal bekleniyor. Altının 2.500 doların üzerine çıkması, platin fiyatını da büyük olasılıkla yukarı çeker.
Kısa vadede zayıf talep ile uzun vadede sıkı arz arasındaki bu gerilim nedeniyle, türev piyasada (vadeli işlemler ve opsiyonlar gibi sözleşmeler) işlem yapanların riski sınırlayan stratejiler düşünmesi gerekir. Alım opsiyonu (call: belirli fiyattan alma hakkı) veya alım opsiyonu spread’i (iki farklı kullanım fiyatlı alım opsiyonunun birlikte kullanılması) almak, altın yükselirse yukarı yönlü kazanca katılım sağlar; talep zayıflarsa zarar önceden sınırlıdır. Paranın dışında (out-of-the-money: mevcut fiyattan daha uzak kullanım fiyatlı) satım opsiyonu (put: belirli fiyattan satma hakkı) satmak da prim (opsiyon satıcısının aldığı ücret) toplamanın bir yolu olabilir; aynı zamanda fiyat düşerse metali daha düşük seviyeden alma hedefi belirlemiş olur.