Japonya’da yeni bir ek bütçe beklentisi, Başbakan Sanae Takaichi’nin Maliye Bakanlığı’na (hazine ve kamu maliyesinden sorumlu kurum) hazırlıklara başlaması talimatı vermesiyle arttı. Takaichi daha önce “yedek ödenekler (bütçede ayrılan acil durum payı)” yeterli görüşündeydi. Paketin büyüklüğü yaklaşık 3 trilyon–10 trilyon yen aralığında konuşuluyor; bir kısmı ek devlet tahvili ihracıyla (devletin borçlanmak için yeni tahvil çıkarması) finanse edilebilir.
Planlanan harcamaların akaryakıt ve elektrik desteklerine (fiyatları düşürmek için verilen devlet katkısı) ve hanehalkı ile KOBİ’lere (küçük ve orta ölçekli şirketler) yönelik daha geniş enflasyon rahatlatma adımlarına odaklanması bekleniyor. Daha fazla tahvil arzı beklentisi, Japon devlet tahvili faizlerini (tahvil getirisi/yield = tahvilin yatırımcıya sağladığı faiz oranı) yukarı itti; 10 yıllık getiri %2,5’in, 30 yıllık getiri %4,0’ın üzerine çıktı.
Supplementary Budget And Market Impact
Yen, uzun vadeli tahvil faizleri yükselirken ve daha yüksek bir “mali risk primi” (yatırımcının, kamu borcu ve bütçe riski için ek getiri talep etmesi) oluşurken zayıfladı. USD/JPY, Maliye Bakanlığı’nın nisan sonu ve mayıs başındaki müdahalesinin (kurdaki aşırı hareketi sınırlamak için doğrudan döviz alım-satımı) ardından yeniden 160’a yaklaştı.
Enflasyonun “görece kontrol altında” görülmesi nedeniyle Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) haziran toplantısında faiz artırması daha düşük olasılık olarak değerlendiriliyor. Bir sonraki faiz artışının temmuz toplantısında faizin %1,00’e çıkarılması yönünde olması bekleniyor.
Yeni bir ek bütçenin, “Takaichi işlemleri” olarak bilinen işlemleri yeniden canlandırabileceği konuşuluyor. Bu, yeni harcamaları finanse etmek için Japon devlet tahvili (JGB) ihracının artacağı beklentisini güçlendiriyor. Daha fazla kamu borcu olasılığı, yen üzerinde değer kaybı baskısı yaratıyor.
Bu ek tahvil arzı JGB getirilerini yükseltiyor; 10 yıllık getiri yakın zamanda %1,1’in üzerine çıkarak 10 yılı aşkın sürenin en yüksek seviyelerini gördü. Artan mali risk primi, piyasaların ülkenin borç yükünden endişe etmesi nedeniyle yeni baskılıyor. Bu, normalde daha yüksek getirilerin yatırım çekmesi beklenmesine rağmen yaşanıyor.
Trading Implications And Key Risks
Bu nedenle USD/JPY kuru yeniden 160 seviyesine yaklaşıyor; bu seviye psikolojik eşik (piyasanın dikkat ettiği yuvarlak seviye) olarak izleniyor. Geçen yıl ve 2024’te, resmi müdahalelerin yene sadece geçici destek sağladığı bir tablo görülmüştü. Mevcut fiyatlama, bu müdahalelerin yine ana eğilimi tersine çevirmediğine işaret ediyor.
Türev ürün yatırımcıları için (türev = değeri kur/ faiz gibi bir varlığa bağlı sözleşmeler), istikrarlı yükseliş trendi ile sert ve öngörülemez müdahale riskinin bir arada olması “uzun opsiyon” stratejilerini (opsiyon satın almak; prim ödenir, risk ödenen primle sınırlıdır) cazip kılıyor. USD/JPY alım opsiyonu (call = kur yükselirse kazanç sağlayan opsiyon) almanın, yenin daha da zayıflamasından faydalanmak için riski sınırlı bir yol sunduğu düşünülüyor. Bu strateji 165’e doğru yükseliş potansiyelini yakalarken, Maliye Bakanlığı güçlü müdahale ederse kaybı sınırlar.
BoJ’un haziran toplantısında tabloyu değiştirmesi beklenmiyor. Japonya’da çekirdek enflasyon (gıda ve enerji gibi oynak kalemler hariç enflasyon) yıllık yaklaşık %2,5 civarında seyrederken, merkez bankasının sert faiz artışlarına acil ihtiyacı olmadığı görülüyor. ABD ile faiz farkının (faiz farkı = iki ülkenin politika faizleri arasındaki mesafe) geniş olması, yenin zayıflamasını belirleyen ana unsur olmaya devam ediyor.
Japonya’da “getiri eğrisinin dikleşmesine” (getiri eğrisi = vadeye göre faizlerin dağılımı; dikleşme = uzun vadeli faizlerin kısa vadeye göre daha hızlı yükselmesi) yönelik bir pozisyon da gündemde. Hükümetin bütçeyi finanse etmek için uzun vadeli tahvil ihraç etmesi bekleniyor; bu da 20 ve 30 yıllık getirilerin kısa vadeli faizlerden daha hızlı yükselmesine yol açabilir. Yatırımcılar, bu farkın önümüzdeki haftalarda açılmasına “faiz swapı” (swap = sabit faiz ile değişken faizin takas edildiği sözleşme) veya vadeli işlemler (futures = ileri tarihte alım-satım fiyatını sabitleyen sözleşme) üzerinden pozisyon alabilir.
Bu görüşler için ana risk, BoJ’dan beklenmedik bir ton değişimi (iletişimde daha “şahin” duruş; şahin = daha hızlı faiz artırımı sinyali) gelmesi olur. Piyasanın fiyatladığından daha hızlı faiz artırımı sinyali, yende sert ve ani değerlenmeye neden olabilir. Yatırımcıların ayrıca döviz piyasasında beklenenden büyük doğrudan müdahale olasılığına karşı dikkatli olması gerekir.