Goldman Sachs, ons altın fiyatı 4.500 dolar civarında seyrederken yılı 5.400 dolar seviyesinde tamamlama hedefini korudu. Ons altın, ocak ayı sonlarında yaklaşık 5.600 dolarla rekor görmüştü. Marttaki sert satışın (hızlı düşüş) ardından fiyatlar dar bir aralıkta yatay seyretti (konsolide oldu).
Banka, merkez bankalarının 2026’da altın alımlarını artırmasını ve bunun yılın ilerleyen dönemlerinde fiyatları desteklemesini bekliyor. Bu yıl alımların aylık ortalama 60 ton olacağını öngörüyor. Bu seviye, mart ayında görülen 12 aylık hareketli ortalama olan 50 tonun üzerinde. (Hareketli ortalama: Fiyat ya da miktardaki dalgalanmayı yumuşatmak için geçmiş verilerin ortalaması.)
Near Term Headwinds For Gold
Altının kısa vadeli görünümü, küresel tahvil faizlerinin yükselmesi ve enflasyon beklentilerinin artması nedeniyle zayıf görülüyor. Raporda, piyasa koşulları sıkılaşırsa altının nakde çevirmek için kullanılabileceği de belirtiliyor. (Piyasa koşullarının sıkılaşması: Likiditenin azalması, fonlamanın zorlaşması. Likidite: Piyasada varlıkların hızlı ve ciddi fiyat kaybı olmadan paraya çevrilebilmesi.)
Dünya Altın Konseyi verilerine göre Çin Merkez Bankası (PBoC) nisan ayında 8 ton altın aldı; bu, Aralık 2024’ten bu yana en yüksek seviye. Altın, Çin’in döviz rezervlerinin yaklaşık %9’unu oluşturuyor. (Döviz rezervi: Ülkenin elinde tuttuğu yabancı para ve benzeri varlıklar.)
İlk çeyrekte küresel merkez bankaları 244 ton altın aldı; bu, yıllık bazda %3 artış. Aynı veriler, çeyrek içinde bazı ülkelerde satışların da arttığını gösteriyor.
Altının kısa vadede zayıf görünmesinin nedeni, marttaki sert satıştan sonra fiyatın 4.500 dolar çevresinde yatay kalması. ABD 10 yıllık tahvil faizinin yakın zamanda %4,8’e çıkması gibi yükselen küresel tahvil faizleri, altın gibi faiz getirisi olmayan varlıkları daha az cazip hale getiriyor. (Faiz getirisi olmayan: Tahvil gibi düzenli faiz ödemesi sağlamayan varlık.) Bu tablo, kısa vadeli pozisyon taşıyan yatırımcılar için temkinli olunmasına işaret ediyor. (Pozisyon: Yatırımcının piyasada aldığı alım-satım yönü ve büyüklüğü.)
Positioning For The Next Move
Yatırımcıların, hisse piyasalarında dalgalanma artarsa altının nakit ihtiyacı için satılabileceğini de dikkate alması gerekiyor. S&P 500 endeksinin son haftalarda dalgalı seyri sürerken, belirgin bir düşüş altın tarafında likidite kaynaklı satışları tetikleyebilir. Bu durum kısa vadede aşağı yönlü risk yaratıyor. (Likidite kaynaklı satış: Zararına da olsa hızlı nakde dönmek için yapılan satış.)
Buna karşın, kurumsal talep (büyük fonlar ve merkez bankaları gibi büyük ölçekli alıcılar) nedeniyle altına yönelik temel destek güçlü kalıyor. Küresel merkez bankaları yılın ilk çeyreğinde 244 ton alım yaptı; bu, 2025’in aynı dönemine göre %3 artış. Bu güçlü alımların fiyat için bir “taban” oluşturması bekleniyor. (Fiyat tabanı: Düşüşlerin sınırlanabildiği destek bölgesi.)
Çin Merkez Bankası önemli bir alıcı olmaya devam ediyor. Nisan ayında 8 ton daha ekleyerek toplam altın varlığını döviz rezervlerinin yaklaşık %9’una çıkardı. Bu alımlar, 2025 boyunca hızlanan “dolar dışılaşma” eğilimiyle de uyumlu. (Dolar dışılaşma: Ülkelerin rezerv ve ticarette dolara bağımlılığı azaltıp altın ve diğer para birimlerine yönelmesi.) Bu kalıcı talep, uzun vadede yükseliş yönlü güçlü bir sinyal olarak görülüyor.
Kısa vadeli zayıflık ile uzun vadeli güçlü görünüm arasındaki fark, opsiyon işlemi yapanlar için bir yaklaşım sunuyor. Yıl sonu yükselişinden yararlanmak amacıyla, dördüncü çeyreğin sonuna vadeli alım opsiyonları (call) değerlendirilebilir. (Opsiyon: Belirli tarihe kadar belirli fiyattan alma ya da satma hakkı. Alım opsiyonu/call: Fiyat yükselirse kazanç sağlayabilen tür.) Bununla birlikte, önümüzdeki haftalarda olası geri çekilmelerde daha iyi maliyetle giriş fırsatları oluşabileceği unutulmamalı.
Yıl sonu için 5.400 dolar hedefi piyasada öne çıkan seviye olmaya devam ediyor. Bu görünüm, 2025 sonlarındaki yatay seyirden sonra ocakta 5.600 dolar civarına uzanan ralliye (hızlı yükseliş) benzetiliyor. Mevcut dinamikler, benzer bir sürecin yeniden oluşabileceğini; bir sonraki yükseliş hareketinde ana itici gücün merkez bankası alımları olabileceğini gösteriyor.