Ek Japon devlet tahvili (JGB) ihracı planları ilerledikçe Japonya’nın tahvil piyasasında küresel ölçekte bir “tehlike bölgesine” yaklaştığı söyleniyor. Bu ihraç, ek kamu harcamalarını finanse etmek için kullanılacak.
Hürmüz Boğazı’nın ablukası, net bir bitiş görünmediği için piyasayı etkileyen ana unsur olarak gösteriliyor. Küresel petrol stok tamponlarının (beklenmedik arz kesintilerine karşı elde tutulan yedek stokların) azaldığı, ham petrol fiyatlarının kademeli yükseldiği belirtiliyor; bu da küresel tahvil ve hisse piyasalarını etkiliyor.
Ek Bütçe ve Emtia Fiyat Şoku
Başbakan Sanae Takaichi, maliye bakanlığından ek bütçe hazırlamasını istedi. Amaç, İran savaşıyla bağlantılı yükselen emtia fiyatlarına (petrol, doğalgaz, metal gibi temel girdiler) karşı ekonomiyi desteklemek.
İlave adımların finansmanı için daha fazla JGB ihracı bekleniyor. Bu durum, artan enerji maliyetlerinin finansal piyasaları nasıl etkileyeceğine dair kaygılarla birlikte geliyor.
USD/JPY’nin, kur müdahalesi (resmi makamların piyasaya girerek kuru yönlendirmesi) riski nedeniyle 160,00 altında kalmasının beklendiği ifade ediliyor. Ayrıca yazının bir yapay zekâ aracıyla üretildiği ve bir editör tarafından kontrol edildiği belirtiliyor.
2025’teki kaygılara dönüldüğünde, yenle ilgili tablonun daha da kritik hale geldiği söyleniyor. USD/JPY’nin şu anda 162,50 civarında işlem görmesiyle, “kırmızı çizgi” kabul edilen 160,00 seviyesi aşılmış durumda. Bu nedenle USD/JPY’de “out-of-the-money” alım opsiyonları (mevcut kura göre kâra geçmesi için kurun daha da yükselmesi gereken alım hakkı) satışı değerlendirilebilir; amaç, kurun daha fazla yükselmeden önce yetkililerin devreye girmek zorunda kalacağı ve yükseliş alanının sınırlı olduğu görüşüne göre pozisyon almak.
Politika Tepkisi ve Piyasada Konumlanma
Müdahale tehdidinin teorik olmadığı; 2022’de ve 2024’te Maliye Bakanlığı’nın para birimini desteklemek için 9 trilyon yenin üzerinde harcama yaptığı hatırlatılıyor. Bu geçmiş, özellikle ithalat maliyetleri hâlâ yüksekken yenin hızlı değer kaybına toleransın çok düşük olduğuna işaret ediyor. 165,00’e doğru sert hareketlerin güçlü bir resmi tepkiyi tetikleyebileceği, bu nedenle yen aleyhine pozisyonların (yenin değer kaybına oynayan işlemler) bu seviyelerden çok riskli olduğu belirtiliyor.
Geçen yıl endişe yaratan mali görünümün de bozulduğu; 10 yıllık JGB getirisinin (tahvilin yıllık faiz getirisi) artık %1,4’te olduğu ve 2025 seviyelerinin belirgin üzerinde seyrettiği ifade ediliyor. Emtia fiyat şokunu yönetmek için çıkarılan ek bütçelerin devlet borcu arzını artırdığı belirtiliyor. Bu durumun, JGB vadeli işlemleri üzerinde satım (put) opsiyonları almayı gündeme getirdiği söyleniyor; bu, getiriler yükselmeye devam ederken tahvil fiyatlarının daha da düşeceği beklentisine dayalı bir pozisyon.
Tahvil üzerindeki baskının, Japonya’nın kamu maliyesi gerçekleriyle daha da arttığı ifade ediliyor; borcun millî gelire oranının %260’ın üzerinde kaldığı belirtiliyor. Harcamayı finanse etmek için yeni ihraçların, zaten çok büyük olan borç stokunu daha da büyüttüğü ve yabancı yatırımcıları tedirgin ettiği kaydediliyor. Bu temel zayıflığın, merkez bankası politikası ne olursa olsun Japon tahvil getirilerinin yükseliş alanı olduğu görüşünü desteklediği belirtiliyor.